Yargıtay, iş güvencesi tazminatının 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesi uyarınca işçinin kıdemi göz önüne alınarak 4-8 ay arasında belirlenmesi gerektiği ve toplu iş sözleşmesinin kanuna aykırı hükmü geçersiz sayılırken, ihbar tazminatına yasal faiz uygulanması gerektiğine hükmederek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin davacıya haksız fesih nedeniyle ihbar ve iş güvencesi tazminatı ödenmesi yönündeki kararını bozmuştur; zira davacının kısa çalışma süresinin (4 ay 19 gün) 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasına engel olduğu, toplu iş sözleşmesinde belirtilen sekiz aylık iş güvencesi tazminatının davacının kıdemi gözetildiğinde makul olmadığı ve en az dört, en çok sekiz aylık ücrete sınırlı kalması gerektiği, ayrıca ihbar tazminatına işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz yerine yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçeleriyle yerel mahkeme hükmünü hukuka aykırı bulmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı, ihbar tazminatı ile iş güvencesi tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı, iş akdinin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek, TİS hükümlerine göre ihbar tazminatı ile iş güvencesi tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını, herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, davalı tarafından iş akdinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle TİS hükümlerine göre davanın kabulüne karar vermiştir.D) Temyiz
:Kararı davalı temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:1-Davacı 08.12.2003 tarihinden 28.04.2004 tarihine kadar davalı belediyede çalışmıştır.Yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin İşçi Çıkarma Sonuçları ve İş Güvencesi başlıklı 35. maddesinde "işverence iş akdinin haksız feshedildiği durumda "8 aylık maaş" tutarında iş güvencesi ödeneği verilmesi gerektiği" hükmü bulunmaktadır. Davacının kıdemi dikkate alındığında davacının fesih tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı yasa hükümleri gereğince iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı açıktır.Toplu İş Sözleşmesinin 35. maddesinde düzenlenen iş güvencesi tazminatının değerlendirilmesine gelince; 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinde “ İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine, işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.” aynı yasanın 21/son maddesinde “ Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu nedenle 4857 sayılı İş Kanununun 21/1-son maddesinin tazminata yönelik hükümleri gözönünde bulundurulmalıdır. Mahkemece hüküm altına alınacak iş güvencesi tazminatının davacının işyerindeki kıdemi de dikkate alınarak en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminatla sınırlı kalınacak şekilde belirlenmelidir.Davacının iş yerindeki kıdemi 4 ay 19 gündür. Daha makul oranda tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde 8 aylık tazminata hükmedilmesi isabetsizdir.2-İhbar tazminatına uygulanacak faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesine göre ödenmesi gereken ihbar tazminatında faize hak kazanabilmek için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. Bununla birlikte bireysel ya da toplu iş sözleşmesiyle, iş sözleşmesinin feshi halinde kıdem tazminatının ödeme zamanıyla ilgili olarak açık bir hükme yer verilmişse, belirlenen ödeme tarihi faiz başlangıcı olarak esas alınır (Yargıtay 9.HD. 24.10.20 08... /30158 E, ██████████ K.).İşe iade davası sonrasında, işçinin süresi içinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olmakla, ihbar tazminatı bakımından faiz başlangıcı da, işçinin işe alınmayacağının açıklandığı tarih ya da bir aylık işe başlatma süresinin sonudur.İhbar tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz oranı değişen oranlara göre yasal faiz olmalıdır. Bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde farklı bir faiz türü öngörülmüşse, yasal faizin altında olmamak kaydıyla kararlaştırılan faiz uygulanır.Somut olayda; mahkemece ihbar tazminatına yasal faiz uygulanması gerekirken, "işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz" uygulanması hatalıdır.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.