Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, orman sınırları dışına çıkarma yönetmeliğinde harita teknikerlerinin yetkisine Mühendis Odası tarafından yapılan itirazı değerlendiriyor.
Özet: Mühendisler Odası tarafından açılan davada, 6831 sayılı Orman Kanununun ek 16. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine ilişkin yönetmeliğin 9. maddesindeki, yersel ölçümler ve haritalama işlemlerini "harita teknikerince" de yapabilme yetkisini düzenleyen ibarenin iptali talep edilmiş; davacı, bu işlemlerin mühendislik disiplini ve hukuki yeterlilik açısından yalnızca harita mühendislerince veya onların sorumluluğunda yapılması gerektiğini savunurken, Danıştay Sekizinci Dairesi, inceleme heyetinde harita mühendisi bulunması ve işin mevcut haritalar üzerinde işaretleme niteliğinde olması sebebiyle harita teknikerlerinin bu görevleri yapmasında hukuka aykırılık görmeyerek davayı reddetmiş olup, bu karar temyiz edilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: .. Mühendisleri OdasıVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ...2- ... BakanlığıVEKİLLERİ
: Huk. Müş. ...3-... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2021 tarih ve 31357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmelik'in 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ya da harita teknikerince" ibaresinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ kararıyla;Davalı idarenin usule yönelik itirazlarının yerinde görülmediği,Anayasa'nın 169. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16. maddesine atıf yapılarak,6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında, orman sınırları dışına çıkartılacak alanla ilgili düzenlenen inceleme raporuna eklenecek olan; yersel ölçüler neticesi belirlenen sınır koordinat değerleri, ham datası ve haritası, amenajman, memleket ve orman kadastro haritaları, uydu görüntüsü ile bu haritaların sayısal olarak aktarıldığı CD/DVD ve benzeri belgelerin harita mühendisi ya da harita teknikerince yapılabilmesinin öngörüldüğü,Dava konusu Yönetmelik uyarınca, orman sınırları dışına çıkartılacak alanlara ilişkin inceleme heyeti tarafından değerlendirme yapılarak bir rapor düzenlendiği, bu heyette harita mühendisinin de yer aldığı, orman sınırı dışına çıkartılacak alana ilişkin düzenlenen raporun ekinde yer alan bilgi, belge ve haritaların, inceleme heyetinin sahada yaptığı tespitlerin aktarılmasından ibaret olduğu, bu haliyle heyette harita mühendisi de bulunduğundan tespitlerin tekniker tarafından aktarılmasının söz konusu bilgi, belge ve haritaların sıhhatine olumsuz bir etkisi olmayacağı gibi, aynı işin yeniden harita mühendisince yapılmasını da zorunlu kılmadığı sonucuna varıldığı,Öte yandan, sözü edilen işlerin yeni harita yapımından ziyade, amenajman, memleket ve orman kadastro haritaları ve uydu görüntüsü gibi mevcut haritalar üzerinde işaretleme işi olduğu anlaşıldığından, bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerin harita teknikeri tarafından da yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyleDava konusu ibare yönünden davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, 3795 sayılı Kanun gereğince "tekniker"in kim olduğunun açık bir şekilde tanımlanmasına rağmen dava konusu düzenleme ile harita mühendisi ile teknikerin aynı mesleki yeterliliğe sahip olduğunun kabul edildiği, yersel ölçülerin alınması işi harita ve kadastro mühendislerince veya harita ve kadastro mühendislerinin yetki ve sorumluluğunda harita teknikerlerince yapılması gerekirken dava konusu düzenleme ile bu sorumluluğun doğrudan harita teknikerlerine de verildiği, bu durumun Orman Kanunu'nun 10. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olduğu, herhangi bir yöntem veya ölçekteki çizgisel veya sayısal harita yapımı, tescile konu olan harita ve planların yapımı, konum belirlemeleri gibi yersel ölçüm işleri serbest harita ve kadastro mühendislerinin görevi olduğu, bir harita mühendisi tarafından sorumluluğu üstlenilmeden harita teknikerince yapılan yersel ölçüm işinin hukuki anlamda ve mühendislik disiplini anlamında bir karşılığı bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
:Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, inceleme heyetinde yer alan harita mühendisinin sorumluluğunun vasıf tespiti değil saha sınırlarının ölçülmesi ve haritada gösterilmesi olduğu, dava konusu düzenlemede de bu işlerin harita mühendisi yanında harita teknikerlerince de yapılabileceğinin ifade edildiği, orman sınırları dışına çıkarılacak alanın belirlenmesinin inceleme raporu ekindeki haritalar esas alınarak yapılmadığı, inceleme heyetince alan tespit edildikten sonra sınır koordinatları ölçülerek teknik sıhhati haiz haritalara işlendiği, söz konusu işin harita yapım işi olmayıp haritalar üzerinde işaretleme işi olduğu ve bu işin harita teknikerince yapılmasının hiçbir şekilde orman varlığını azaltmadığı, orman sınırları dışına çıkartmaya dair Cumhurbaşkanı Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra görevlendirilen Orman Kadastro Komisyonu tarafından mahallinde yapılan ive ilan edilen çalışmanın haritalarında ve teknik belgelerinde harita mühendisi ile kontrol mühendisinin kontrol ve onayı bulunduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.