Çocuğun nitelikli cinsel istismarı davasında, adli tıp raporu ve çevirmen hatası savunması ışığında organ sokma eyleminin şüpheden uzak kesin delillerle ispatlanamaması nedeniyle suç vasfının yanlış tayini üzerine Yargıtay bozma kararı.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi kararı, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay tarafından bozulmuştur; zira mağdurenin beyanları, sanığın savunması ve adli tıp raporu dikkate alındığında, sanığın eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu nedenle suç vasfının tayininde yanılgıya düşüldüğü tespit edilmiş olup, dosya ilk derece mahkemesine yeniden değerlendirilmek üzere gönderilirken sanığın tahliye talebi reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Çocuğun nitelikli cinsel istismarıHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, iddia edilen suçun Türkiye’de işlenmemesi nedeniyle Türk mahkemelerinin yetkili olmadığına, suçun gerçekleştiğine dair dosyada maddi delil olmadığına, katılan mağdurenin idrar kaçırma gibi bir probleminin olduğunun anne tarafından beyan edildiğine, genital siğillerin hijyen eksikliğinden de oluşabileceğine, bu konudaki ek rapor taleplerinin kabul edilmediğine, iddianamede eylemin küvette gerçekleştirildiği belirtilmesine rağmen sanığın Türkiye’deki evinde küvet olup olmadığının tespitine yönelik keşif taleplerinin Mahkemece gerekçesiz şekilde reddedildiğine, katılan mağdurenin gerek Çocuk İzlem Merkezi gerekse Almanya'da ifade verirken yönlendirilmeli sorular sorulduğuna, Türk mahkemeleri yetkili olmadığı için kararın bozularak sanığın beraati ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEİlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;Katılan mağdurenin ifadeleri, sanığın katılan mağdurenin cinsel organına organ soktuğuna ilişkin sorgudaki beyanının tercüman hatasından kaynaklandığına ilişkin savunması ve bu ifadesini destekleyen katılan mağdurenin himeninde yırtık tespit edilmediği ve fiili livataya ilişkin bulgu olmadığına ilişkin 06.07.2021 tarihli adli tıp uzmanı raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın katılan mağdureye yönelik istismar eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.11.2025 tarihinde karar verildi.