İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde, eser sözleşmesinden kaynaklanan alt yüklenici hakediş alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalının nakit teminat kesintisi ve iş kabulü eksikliği gerekçeli itirazının iptali davası.
Özet: Davacı, alt yüklenici olarak yaptığı betonarme kaba inşaat işlerinden kaynaklanan eser sözleşmesi kapsamında düzenlediği faturalardan doğan ve davalı tarafından nakit teminat kesintileri sonrası bakiye kalan 239.846,69 TL alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı, henüz geçici veya kesin kabul işlemleri yapılmadığı için söz konusu kesintilerin hukuka uygun olduğunu ve alacağın henüz muaccel olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2025Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket müvekkili şirketle, davalı şirketin yaptığı inşaatların, betonarme kaba inşaat işlerinin yapımı karşılığında anlaştığını ve bu hizmetin onaylı hakediş ücretlerine karşılık olarak ''31.03.2024 tarihli ERS ... seri numaralı fatura, 08.05.2024 tarihli ERS ... seri numaralı fatura , 13.06.2024 tarhli ... seri numaralı fatura, 31.10.2024 tarihli ... seri numaralı faturalar düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, gönderildikten sonra davalı tarafça faturaya ve içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı, bu fatura bedellerine ilişkin olarak çoğu miktarını ödediğini ancak bakiye kalan 239.846,69 TL 'sini ödemediğini, ödenmeye bakiye alacak için davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağıda olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkiline ait Muğla/Bodrum’da yer alan şantiyede alt yüklenici olarak betonarme, kaba inşaat işlerinin bir kısmının yapımı konusunda anlaştığını, bu itibarla bir kısım işlerin yapıldığını, davacı tarafından icra takibine konu edilen faturalar müvekkiline gönderildiğini, ancak davacının fatura tutarlarının bir kısmının ödendiği ve bir kısmının ödenmediği ve böylece müvekkilimizin davacıya borçlu olduğuna dair yaratmaya çalıştığı mizansen hakikate aykırı olduğunu, taraflar arasındaki gibi hakediş esasına dayalı olarak yapılan inşaat işlerinde nakit teminat kesintisi yapılmakta ve teminat kesintileri de kesin kabulü takiben yükleniciye ödendiğini, somut olayda henüz geçici veya kesin kabul işlemlerinin yapılmadığını ve davacının da kabul işlemleri için müvekkiline başvurmadığını, huzurdaki dava ile de işin kabulünün yapılmış sayılmasına dair bir talep sunulmadığını, bu aşamadan sonra sunulacak taleplere iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında muvafakatlerinin olmadığını, yapılan işlere dair toplam nakit teminat kesintisi tutarı 324.297,37-TL olduğunu, davacının iş sağlığı güvenliği kurallarına uymaması nedeni ile toplamda 30.000,00-TL tutarlı üç adet fatura düzenlendiğini, bu tutarlar davacının da kabulünde olup ihtilaflı olmadığını, davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacak iddiasının açıklanan nakit teminat kesintilerinden kaynaklandığını, alacağın nakit ve muayyen olmadığını, hukuki dayanaktan ve ispattan yoksun davanın reddini, müvekkili lehine dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı davacı tarafından tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili istemiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; taraflar arasında davalıya ait ... İli, ... İlçesinde 104 Ada 10 Parselde kain taşınmaz üzerinde yer alan şantiyede davacının alt yüklenici olarak betonarme, kaba inşaat işlerinin bir kısmının yapımı konusunda sözlü olarak eser sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, söz konusu işler sebebiyle davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinden davalının yapmış olduğu nakit teminat kesintileri sebebiyle oluşan bakiye alacağın tahsili istemiyle davalı aleyhine 239.846,69 TL alacak üzerinden ....İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra takip dosyasından başlatılmış olan takibin davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.Eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan-31.03.2024 tarihli ... No’lu fatura 1 No’lu 2.087.348,85 TL bedelli hakediş faturasından %5 oranında olan 104.367,44 TL nakit teminat kesintisi yapıldığı,-08.05.2024 tarihli ... No’lu fatura 2 No’lu 2.279.041,20 TL bedelli hakediş faturasından %5 oranında olan 113.952,06 TL nakit teminat kesintisi yapıldığı,-13.06.2024 tarihli ... No’lu fatura 3 No’lu 2.001.038,63 TL bedelli hakediş faturasından %5 oranında olan 100.051,93 TL nakit teminat kesintisi yapıldığı,-13.06.2024 tarihli .... No’lu fatura 4 No’lu 118.518,75 TL bedelli hakediş faturasından %5 oranında olan 5.925,94TL nakit teminat kesintisi yapıldığı,Bu hali ile toplam kesinti miktarının 324.297,37 TL olduğu hususunun davalının kabulünde olduğu, ancak davalı tarafça davacının işi gereği gibi ifa etmediği, ayıplı ifanın söz konusu olduğu, nakit teminat kesintisinden kaynaklı iade koşullarının oluşmadığı, işin başkasına tamamlattırılmış olması sebebiyle davacının yansıtma faturalardan sorumlu olduğunun iddia edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Yargılama esnasında tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinden bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme kapsamında hazırlanan raporda özetle;Davacı şirketin, 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği tespit edilmiştir.Davacı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 239.846,69.-TL kesintilerden dolayı alacağı olduğu, tespit edişmiştir.Davalı şirketin, 2024 ve 2025 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 ümleri doğrultusunda e-defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirkete ait; 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği tespit edilmiştir.Davalı şirketin ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde davalı şirketin davacı şirkete (davacı şirket tarafından kabul edilmeyen 21.840,00.-TL fatura dahil) 218.006,69.-TL avans kesintisi borcu olduğu, ödeme emri tarihinden sonra 01.04.2025 tarihinde davalı şirketin davacıya 48.286,00.-TL daha fatura düzenlediği, taraflar arasında gerçekleşen tüm ticari iş ve işlemler neticesinde 01.04.2025 tarihinden itibaren davalı şirketin davacı şirkete (218.006,69-48.286,00) 169.720,69.-TL avans kesintisinden dolayı borcunun olduğu, tespit edilmiştir.Toplam Hakkediş tutarının 6.485.947,43.-TL 1.297.189,49.-TL %20 KDV ile birlikte toplam 7.783.136,92.-TL olduğu, %40 KDV tevkifat (1.297.189,49 X%40) 518.875,80.-TL düşüldükten sonra davacı şirketin davalı şirkete düzenlemesi gereken KDV dahil tutarın (7.783.136,92- 518.875,80-) 7.264.261,12.-TL olması gerektiği tespit edilmiştir.Cari hesaba konu edilen ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların Hakkediş içerikli e- ticari fatura olduğu, cari hesaba konu edilen bu faturaların 2024 yılında 4 adet KDV dahil 7.264.261,12.-TL olduğu, e-ticari faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği ve davacı şirket ticari defterleri ile uyumlu olduğu,Davalı iş sahibi, davacı yükleniciye 30.12.2024 tarih ... nolu 21.840,00.-TL bedelli ... Turizm Tesisi Temizlik Bedeli Yansıtması konulu faturayı kesip göndermiştir.Davacı taraf ... 1. Noterliği 03.01.2025 tarih ve ... y. nolu ihtarname ile davacının kestiği 30.12.2024 tarih ... nolu 21.840,00.-TL bedelli ... Turizm Tesisi Temizlik Bedeli Yansıtması konulu faturayı kabul etmediğini belirterek iade etmiş ve iptalini talep etmiştir. İhtarname aynı gün muhatap şirkete e tebliğ olunmuştur. Davacının faturaya itirazı TTK.m.21/2i gereğince 8 günlük itiraz süresi içindedir.Öncelikle dava konusu işin Kamu İhale Kanunu'na, Yapım İşleri Genel Şartnamesine ve Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliği'ne tabi veya özel ihale ile verilen bir inşaat işi olmadığını, dolayısıyla bu mevzuattaki hakediş, geçici ve kesin kabul, teminat kesintisi ve iadesi koşullarının somut olayda doğrudan uygulanma kabiliyeti olmadığını belirtelim. İki tarafın kabulünde olduğu üzere taraf şirketler arasında kaba inşaat yapımına yönelik yazılı olmayan bir eser sözleşmesi bulunduğu, yazılı sözleşme bulunmadığı için yapılacak işin kapsamının genel olarak ve sözlü şekilde belirlendiği, işin başlama ve bitiş tarihleri ile yükleniciye verilen inşaat süresinin belli olmadığı görülmektedir. Yine işin bitimi ve eserin teslimi aşamasında iş sahibi davalı tarafın eksik ve ayıplı iş iddialarının davacı tarafça kabul edilmediği görülmektedir.Davalı tarafın eksik ve ayıplı iş iddiaları bulunmakla birlikte bunlara yönelik usulünce yapılmış bir ayıplı ve eksik işler tespiti yoktur. Son hakediş tarihi 31.10.2024 olup, davalı tarafın ayıplı ve eksik işlere yönelik olduğunu iddia ettiği ilk yansıtma fatura tarihi 30.12.2024 olup bundan 2 ay sonra, bir kısım eksik işleri noterden davacıya bildirme tarihi ise 2,5 ay sonra 17.01.2025 tarihidir. Söz konusu 2-2,5 aylık sürenin, iş sahibinin eseri muayene ve ayıp ihbar süreleri yönünden TBK.m.474/1'de ifade edilen şekilde, iş sahibinin “işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz” eserin muayenesi ve “uygun bir süre içinde” yükleniciye bildirim koşulunu sağlamadığı değerlendirilmektedir. Diğer yandan, iki taraf ticaret şirketi ve tacir olup, TTK.m.18/2 gereğince her tacirin ticaretine ait bütün işlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranması gerekir. Hal böyleyken, tarafların parasal olarak 7.264.261,12.-TL hacmindeki bir inşaat işi için yazılı sözleşme yapmaması, buna bağlı olarak işin başlama, bitiş ve teslim tarih ve süreleri ile yüklenicinin hakedişlerinden yapılacak nakit teminat kesintisi ve işin kabulüne yönelik açık sözleşme hükümlerinin yazılmamış olması basiretli iş adamı davranışıyla izah edilemez. Bu durumda, ispat yükü ayıplı eksik işler yönünden muayene ve bildirim yükümlülüğü altında olan bunların başkasına yaptırıldığını iddia eden davalı şirkette olacaktır. Yukarıda inceleme ve tespitlere göre ispat yükünün yerine getirilip getirilmediğini takdiri Mahkemeye aittir.Davalı şirket tarafından dosyada her ne kadar 4 tane hakkediş raporu bulunsa da; geçici ya da kesin kabul olmadan, davalı adına yapılan kesintilerin yapılamayacağının iddia edildiği, dosya içerisinde taraflar arasında yapılmış geçici ya da kesin kabul anlamında bir belge bulunmadığı, Bu nedenle mali yönden 3 terditli sonuç ortaya çıkmaktadır:- Geçici ya da kesin kabul olmadan davacının ödeme emri tarihinde davalıdan herhangi bir alacağının olamayacağı,- Hakkedişler neticesinde davacı tarafından yapılan nakit kesintilerden dolayı .... İcra Dairesi'nin 2025/... E. dosyasında takip tarihi 09.01.2025 itibariyle davalıdan 239.846,69.-TL likit alacağının olduğu,- Geçici ve kesin kabul olmadan iş bitiminde davalının temizlik edimlerini yerine getirmemesinden dolayı davalı tarafından davacıya düzenlenen ancak davacı tarafından kabul edilmeyen 21.840,00.-TL temizlik bedeli yansıtma faturasından davacının sorumlu tutulması durumunda ödeme emri tarihinde davacının davalıdan 218.006,69.-TL likit alacağının olacağı mali sonucuna ulaşılmıştır.Nitelikli Hesaplamalar Yönünden
: Netice olarak, mali inceleme sonucuna göre iki tarafın birbirini doğrulayan ticari defter kayıtlarına ve davalı tarafça da kendi ticari defterlerine kaydedilen ve itiraza uğramayan faturalara göre davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 239.846,69.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki kaba inşaat işine dair bir ticari ilişki bulunmakla birlikte, işin kapsamına yönelik bir yazılı sözleşme ve davalı yanın eksik/ayıplı iş iddialarına yönelik süresinde ve usulünce yapılmış bir tespit ve ihtara dosya kapsamında rastlanmadığından, davalı yanın hakediş faturalarından kesinti yapmasının sözleşmesel bir temelinin bulunmadığı ve tarafların birbirini doğrulayan cari defter kayıtları gereğince takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 239.846,69.-TL likit alacağının bulunduğu hesaplanmıştır.Şeklinde kanaate varıldığı mahkememize bildirilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme, dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmeleri niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup, sözleşme gereğince yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt eder. Bu haliyle uyuşmazlığın, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan, 6098 sayılı TBK'nın 470 v.d. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.Ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserdeki sözleşmeye ve fenne aykırılıklardır. Başka bir anlatımla ayıp, sözleşmede kararlaştırılan ve beklenen amaca göre bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da bulunmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğü kural olarak iş sahibine aittir. Ayıp ihbarı niteliği itibariyle def’idir.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı, █████/2020 Tarihli İlamı).Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde somut olay bakımından taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin sözlü şekilde yapılmış olması, yazılı herhangi bir evrakın bulunmaması, taraflarca kimin hangi oranda hangi edimlerin yapımını yüklendiği, edimlerin ne kadarının ne şekilde yapıldığı, ne kadarının ayıplı yapıldığı hususunda somut hiçbir delilin , evrakın dosyaya ibraz edilmemiş olması karşısında mahkememizce inşaat mühendisi bilirkişisinden rapor alınmasına gerek görülmemiş olup zira dosyada evrak hazırlamaya elverişli bir done bulunmamaktadır. Bu sebeple dosya kapsamında bulunan evraklar bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından 31.03.2024, 08.05.2024 ve 13.06.2024 tarihlerinde toplam 4 ayrı hakedişin düzenlendiği ve bu hakedişlerin davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça yalnızca nakit teminat kesintilerinin yapılarak bedellerin ödenmiş olduğu, davalı tarafından davacıya düzenlenen 30.12.2024 tarih, ... numaralı temizlik bedeli yansıtması içerikli 21.840,00.-TL bedelli faturanın ... 1. Noterliği, 03.01.2025 tarih, ... Yevmiye numaralı” ihtarname ile davacı tarafından kabul edilmeyerek davalıya iade edildiği, davalı tarafından ayıp iddiasının hakediş düzenlemelerinin üzerinden çok uzun bir süre / makul sayılabilecek bir süre geçtikten sonra ortaya atıldığı, ayıp ihbarının makul süre içerisinde usulüne uygun şekilde yapıldığının ispatlanamadığı, neticeten davalının süresinde ayıp ihbarında bulunmamak suretiyle eseri mevcut haliyle zımnen kabul etmiş sayılacağı ve süresinden sonra yaptığı ayıp ihbarı hukuki sonuç doğurmayacağı kanaatine varılmış olup taraflar arasında nakti teminat kesintisi yapılmasına yönelik herhangi bir sözleşme bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda tarafların ticari defterleri kapsamında icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 239.846,69 TL alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle bu davaya konu edilen ve mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 239.846,69 TL 'nin %20'si oranında olan 47.969,34 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ....İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına,2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 239.846,69 TL 'nin %20'si oranında olan 47.969,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli olan 16.383,93-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 2.896,76-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 13.487,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 3.687,16-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 137,50-TL, bilirkişi ücreti: 10.000,00-TL olmak üzere toplam: 13.824,66-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır