9. Hukuk Dairesi, sendika üyesi işçinin toplu iş sözleşmesi ve yönetmelik gereği fazla çalışma ile kısa çalışma primi alacağı davasında istinaf kararının onanmasına karar vermiştir.
Özet: Sendika üyesi davacı, önceki bir mahkeme kararı ile günde 7,5 saat çalışması gerektiği tespiti yapılmasına rağmen daha uzun süre çalıştırıldığını belirterek, arabuluculuk sonrası oluşan döneme ait kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı bakanlık ise taleplerin zamanaşımına uğradığını ve mevzuata uygun işlem yapıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının sendika üyeliği, önceki mahkeme kararı ve toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca alacaklı olduğuna hükmederek davayı kabul etmiş; davalının istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Davalının temyiz başvurusu üzerine yüksek mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, davalı vekilinin ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirir nitelikte olmadığını belirterek kararı oy birliğiyle onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 29. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sendika üyesi olup yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, Günde Azami Yedibuçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 4. maddesinde günde azami 7,5 saat veya daha az çalıştırılması gereken işlerin sayıldığını, müvekkilinin Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak 8,5 saat çalıştığını, müvekkili adına ... 38. İş Mahkemesinde günde 7,5 saat çalışması gerektiğinin tespiti ve buna bağlı işçilik alacaklarının tahsiline dair dava açıldığını ve kararın kesinleştiğini, ... 38. İş Mahkemesinde açılan davanın arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren hak kazandığı fazla çalışma alacağı ve kısa çalışma priminin müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Bakanlık tarafından ilgili mevzuata ve toplu iş sözleşmesine uygun işlem tesis edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sendika üyesi olduğu, ... 38. İş Mahkemesinde daha önce açılan davanın arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren ve ilgili toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılan hesaplamalar sonucunda davacının fazla çalışma ücreti ve kısa çalışma primi alacağının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davaya karşı itiraz ve savunmaların dikkate alınmadığını,
2. Müvekkili Bakanlık tarafından ilgili mevzuata ve toplu iş sözleşmesine uygun işlem tesis edildiğini,
3. Talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kısa çalışma primi ve fazla çalışma alacağının ispatı ile faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı Millî Savunma Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!