İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde restaurant hizmetleri karşılığı ödenmeyen senetlerden doğan alacak davası: Ciranta şirketin organik bağ iddiasıyla sorumluluğu ve itirazın iptali talebi.
Özet: Davacı, restoranında hizmet verdiği dava dışı şirketin keşideci, davalı şirketin ise ciranta olduğu, ödenmeyen senetlerden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, davalı ile keşideci şirket arasında organik bağ bulunduğunu iddia ederek itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise yetkisizlik, arabuluculuk şartının eksikliği ve zamanaşımı savunmalarıyla birlikte borcun bulunmadığını belirtmiş olup, bilirkişi raporunda davalı tarafından faturaların kayda alındığı, senetlerin "ifa uğruna" verildiği ve ödeme ispat yükünün davalıda olduğu, ayrıca organik bağ iddialarını destekler şekilde iki şirketin adreslerinin aynı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025....Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2023 tarih ... karar sayılı görevsizlik kararı kesinleşmiş olmakla mahkememizin ████████ esasına kaydı yapılmış ve yapılan yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. ile dava dışı ... Organizasyon İnşaat San. AŞ personellerinin müvekkilinin İstanbul Kağıthane'deki Restaurantı'nda yemek hizmeti aldıkları, yedikleri yemeklerin ücretine karşılık, dava dışı ... Şirketi'nin Keşideci, davalı ...Şirketi'nin ciranta olduğu her biri 8.000 -TL bedelli 15.08.2018 tanzim 25.08.2018, 27.11.2018, 25.12.2018 vade tarihli üç adet senet verdikleri, Davalının cirantası olduğusenetlerin vadelerinde ödenmemesi üzerine aleyhlerine .... İcra Müdürlüğü'nün2019/... Esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, Davalı Şirketin, aleyhine vakibu takibatı; kendisi yönünden ve ciranta olarak kendilerine ödememe protestosugönderilmediğinden bahis ile .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Karar sayılı dosyasından iptal ettirdiği, Diğer ve dava dışı ... Şirketinin de borcuödemediği gibi bu gün için iflas durumunda olduğu, davacı ve borçlu şirketlerin ortakları aynı,faaliyetleri aynı, adresleri, faaliyet gösterdikleri yer aynı olan tam organik bağ içinde olanşirketler oldukları, Borçlu Ciranta Şirketin Kambiyo talebine dayanan icrai takibatı kendisi yönünden iptal ettirmesi üzerine; bu kerre aleyhine ve senetler arkasında imzasını havi cirosuolması nedeniyle .... İcra Dairesinin █████████ E sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde itiraz ettiğinden takibin durduğunu belirterek, İtirazın iptaline takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 icra inkartazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve davacının adresinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere "... Mah. .... Sok. No:9G/1 .../ İstanbul" olduğunu, ... ilçesinin yargı çevresi bakımından Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerine bağlı olduğunu, bu nedenle davada yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini ve bu nedenle de davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının bir alacağı olmadığından davanın esastan reddi gerektiğini belirterek, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, arabuluculuk dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, davalı ile dava dışı ... Organizasyon ... A.Ş. Aralarında organik bağ olduğu iddiasıyla bu şirketlerin personellerin davacıya ait restorantta yedikleri yemeklerin ücretine ilişkin dava dışı ... Organizasyon .. A.Ş. Nin keşideci, davalının ciranta olduğu dava takibe konu 3 adet senetlerden kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli raporunda özetle; Davacının dava konusu senetler nedeniyle davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı,defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, davacı tarafın İşletme Defteri tuttuğunu, İşletme defterini süresi içerisinde noter açılıştasdikini yaptırdığını, İşletme Defteri kayıtlarında sadece mal alış ve satış ile masraflara aitbelgeler işlenildiğinden, İşletme Defterinde mal alımı veya satımı ile ilgili karşılık olarakverilen nakit, çek, senet, banka havalesi gibi ödeme ve tahsilat hareketlerinin izlenmesinin mümkün olmadığı, İşletme Defterinde davacının, dava konusu ettiği faturaların kayıtlı olduğu, davaya konu bonoların kayıt yeri olmadığı, davacının dava konusu senetler nedeniyle davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, yapılan incelemede davalının, davacıya mutabakat mektubu göndererek faturalarkonusunda mutabakat yaptıkları ve Mutabakat mektubuna göre davalı, davacınınkendisine kesmiş olduğu faturaları kayıtlarına işlediği anlamı çıktığı, davalının davacıya bono verdiği, borçlu tarafından alacaklıya verilen bono gibi kıymetlievrakın kendisine “ifa uğruna” verildiğinin kabul edildiği, dolayısıyla bu gibi kıymetli evrakınverilmesi ile birlikte borcun sona ermediği, borcun sona erdiğinin kabul edilebilmesi için,bedelin tahsil edilmesi zorunlu olduğundan, davalının bono bedelini davacıya ödediğineilişkin ispat yükü altında olacağı, Davalı ile dava dışı ... Organizasyon ... AŞ arasında organik bağ bulunup bulunmadığı,celp edilen ticaret sicili kayıtlarından her iki şirket adresinin ... Mah. ... Sk. NO:9...-İstanbul olduğunun belirlendiği,davacı tarafın dava dilekçesinde .... İcra md. 2019/... e sayılı dosyası ile davalıaleyhine icra takibi başlattığını beyan etmiş olsa da, anılan dosyanın taraflara ait olmadığının tespit edildiğini, yine dosyada .... İcra Müdürlüğü 2020/... E Sayılı Dosyası bulunmakta, davalışirketi bu dosyaya itiraz dilekçesi sunmuş olduğu, ancak gerek dava dosyası üzerinde,gerekse de uyap üzerinden celp edilen belgelerde ödeme emri/ takip talebi olmadığındandavaya konu miktarlar la ilgili hesaplama yapılamadığı, davalı şirket adresinin “... mah. ... sk. E1 APT. NO:9 g/1 ...” dava dışıüçüncü şirket adresinin de “... Mah. ... Sk. NO:9 ...” olduğu, bu kapsamdasomut ihtilafa ilişkin olarak dosyaya sunulan belgelerden, gerek borçluların faaliyet adreslerinin gerekse de şirketlerin faaliyet konularının aynı olduğu sonucuna ulaşıldığı, tüm bu açıklamalar çerçevesinde Mahkemece davalı şirket ile dava dışı şirketin aynızamanda dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına da aykırılık teşkiledecek eylemlerde bulunduğu kanaatinde olunması durumunda davalı ile dava dışı şirketarasında organik bağın mevcut olduğunun ifade edilebileceği, Mahkemece bukanaatte olunması durumunda davalının, davacıya bonolar nedeniyle borçlu olduğununifade edilebileceği, bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli raporunda özetle; Organik bağa ilişkin itirazlar yönünden kök raporda ifade edildiği üzere Mahkemece davalı şirket ile dava dışı şirketin aynı zamanda dürüstlük kuralına vehakkın kötüye kullanılması yasağına da aykırılık teşkil edecek eylemlerde bulunduğu kanaatinde olunması durumunda davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağınmevcut olduğunun ifade edilebileceği, Mahkemece bu kanaatte olunmasıdurumunda davalının, davacıya bonolar nedeniyle borçlu olduğunun ifadeedilebileceğine dair kanaatimizin muhafaza edildiği,.... İcra Müdürlüğü 2020/... E Sayılı dosyası yönünden:alacaklı ... borçlu olduğunu savladığı ... şirketinden 24.000,00 TL asıl alacak + 248,55 TL işlemiş faiz olmak üzere 24.285,55 TL alacak talep edebileceğinin hesaplandığı ve davacının alacağınatakip tarihinden itibaren yıllık %9 orandan başlayacak yasal faiz uygulanmasıgerekeceği, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;Yapılan incelemede, Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında takip dosyalarına değinilerek özellikle ek raporda dava itirazın iptali davası gibi değerlendirme yapmışsa da dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafından daha evvel kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip ve ayrıca ilamsız takibe konu edilen 3 adet bono için alacak davası açılmış, ve dava dilekçesine göre davacının talebinin her biri 8.000,00-TL bedelli bonolar nedeniyle alacağın bonoların vade tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline ilişkin olduğu görülmüştür.Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan dilekçe ile açılan dava .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiş, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce gönderme kararı vermiş, devamında dosyanın tevzi edildiği .... Asliye Hukuk Mahkemesince önce görevsizlik sonra da tashih ile karşı görevsizlik kararı vermiş, ama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. HD █████/2023 tarih ████████ esas █████████ karar sayılı ilamında, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının görevsizlik kararı olmadığı, gönderme kararı olduğu gerekçesiyle geri çevirmiş ve .... Asliye Hukuk MAhkemesince bu sefer görevsizlik kararı verilmiş ve dosya MAhkememize tevzi edilmiştir. Bu süreç neticesinde MAhkememize tevzi edilen davanın açılma tarihi █████/2022 olup, dava konusu bonoların vade tarihleri █████/2018, █████/2018, █████/2018 olup, davalı taraf cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğundan zamanışımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; Dava dilekçesi içeriği ve netice i talep kısmına bakıldığında davacının talebinin, davacının davalı ve dava dışı şirket çalışanlarına verilen yemek hizmeti karşılığında dava dışı şirketin keşideci, davalının ciranta ve davacının da hamili olduğu her biri 8.000,00-TL bedelli üç adet bono nedeniyle toplam 24.000,00-TL alacağının genel hükümler kapsamında senetlerin vade tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir. Gerek dava dilekçesi içeriği gerekse delil olarak dayanılan takip dosyaları ve .... İHM'nin kararı içeriğine göre dava konusu alacağa dayanak olarak da gösterilen üç adet bonoya ilişkin olarak davacı hamilin ödememe protestosu çekmediği hususu çekişmesizdir. Ancak davacının talebi, verdiği yemek hizmeti neticesinde alınan bonoların da tahsil edilemediğinden bahisle alacağının genel hükümlere göre tahsili talebine ilişkin olduğundan ödememe protestosu çekilmeyen bir bonoya dayalı olarak talepte bulunmadığından bono nedeniyle zamanaşımı sürelerinin somut olayda uygulanmasına imkan yoktur, davacı tarafça anılan bonolara delil olarak dayanıldığı, imzası bulunan cirosuna değinilerek belirtilmiştir ve davacının talebi alacak istemine ilişkin olduğundan zamanaşımı süresinin TBK 147/2.kaddesine göre 5 yıl olduğu ve alınan raporda tarafların kayıtlarına, davacı tarafından düzenlenen faturalara ve mutabakat mektubuna göre davacının davalıya █████/2017-█████/2018 tarihleri arasında yemek hizmeti verdiği ve davanın da █████/2022 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu hali ile davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve davalının zamanışımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede ise ödememe protestosu çekilmeyen bonolar nedeniyle davacı hamilin davalı cirantaya karşı bonodan dolayı müracaat hakkı bulunmamakla birlikte, davacının talebi gelen hükümlere göre alacak talebi olduğundan ve yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bonoların ile tarafların kayıtları, davalının davacıya gönderdiği mutabakat mektubuna göre davalının davacı tarafından düzenlenen faturalara kayıtlarına işlediği ve bu faturalar nedeniyle ödeme yapıldığına dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı gibi anılan üç bononun yine raporda belirtildiği üzere ifa uğruna verildiği ve ciranta olan davalı tarafından ödendiğine dair de somut delil bulunmadığından, fatura bedelleri toplamının talep edilenden daha fazla olması ve davacının ifa uğruna alınan bono bedelleri toplamı olan 24.000,00-TL tutarında alacak isteminde bulunması nedeniyle taleple bağlı kalınarak davacının 24.000,00-TL alacak isteğinin yerinde olduğu değerlendirilmiş, davacının bu tutara senet vade tarihlerinden itibaren faiz işletilmesini talep etmişse de alacak talebi bonoya dayandırılmadığından, genel hükümlere göre talep edildiğinden ve alacağa ilişkin dava açılmadan evvel davalının temerrüte düşürüldüğüne dair somut delil bulunmadığından alacağa dava tarihinden itibaren davacının işletme defteri tutması nedeniyle yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Zamanışımı itirazının reddine,2-Davanın kabulüne,24.000,00-TL'nin dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.639,44 -TL harçtan 409,86-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.229,58-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 1.303,00-TL posta gideri, 19.000,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL başvurma harcı, 409,86-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 20.805,86-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... Hakim ..¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır