İş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahiplerine ödenen kurum zararının rücuan tahsili davasında, görevsiz mahkemede yapılan ıslahın hukuki geçerliliği ve kısmi feragat sonuçlarının değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumunun, bir işçinin iş kazası sonucu vefat etmesi üzerine hak sahiplerine bağladığı gelirin işverenden rücuen tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi SGKnın alacak talebini kısmen kabul ederek, dava değerindeki sonraki azaltmayı kısmi feragat olarak değerlendirmiştir. SGK ise, görevsiz mahkemede yapılan ıslah işlemlerinin ve dayanak bilirkişi raporunun geçersiz olduğunu belirterek, bu durumun kısmi feragat olarak yorumlanmasının hatalı olduğunu ve daha yüksek bir miktarın tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ....... A.Ş işyerinin çalışanı ...'in .../███████ tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonrası █████/2010 tarihinde vefat etmesi sonucunda,...'in hak sahiplerine 118.248,39 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, davalı şirkete ait .... adresinde kurulu atık su arıtma tesisleri işletmesine ait yemekhane binasının çatısındaki çatı kaplama atermitlerinin bağlı olduğu demirleri spiralle keserken, ...'in üzerine basmakta olduğu atermitin kırılması sonucunda çatıdan bina içine düşmesi sonucunda ölümlü kaza olayının meydana geldiği, söz konusu iş kazasının önlenmesi için işyerinde gerekli iş sağlığı ve işçi güvenliği tedbirlerine yönelik bir önlem alınmadığını, işçilere gerekli eğitimi vermek, her türlü teçhizatı kanuna dayalı sorumluluklarını yerğine getirmediği ve de iş kazasında kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 12.000,00 TL kurum zararının onay ve tediye tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talep artırım dilekçesi sunarak talebini 82.773,87-TL'ye artırmış, ıslah harcını yatırmış ve talep artırım dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Buna karşın davacı vekili █████/2022 tarihli dilekçesi ile , dava değerini █████/2016 tarihinde 82.773,87-TL'ye artırmasına karşın, dava değerini ıslah ile 68.568,83-TL'ye artırdığını bildirmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin meydana gelen kazada hiç bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, zira davalı şirkette iş sağlığı ve işçi güvenliği ile ilgili tüm tedbirlerin alındığını, işçilere gerekil eğitimlerin verildiğini, iş güvenliğine ilişkin tüm ekipmanların işçilere dağıtıldığını, meydana gelen olayda müteveffanın tam kusurlu olduğunu, olayın müteveffanın dikkatsizliği, tedbirsizliği ve ağır kusuru sonucu meydana geldiğini, ...'in tecrübeli ve kalifiye bir işçi olduğunu, çalışırken uyması gereken kurallara ve almasa gereken tedbirleri çok iyi bildiğini, ...'in tamamen kendi isteği ve iradesi ile çalışırken dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana gelen kaza neticesinde hayatını kaybettiğini, meydana gelen kazada davalı şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dosyada mevcut ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 08.06.2012 tarihli cevap yazılarına ekli tahsis belgelerine göre 24.08.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden ...'in hak sahiplerine ... tahsis numarası ile iş kazası geliri bağlandığı, müteveffaya ait hastane gideri dökümü ile geçici işgöremezlik ödemesine ilişkin bilgilerin sunulduğu tespit edildiği, tavan tahsis karşılaştırmasında hak sahiplerinin destekten yoksun kalma sebebiyle niha ve gerçek maddi zararının tavanı aşmadığı, 68.568,83 TL.'nin 29.12.2014 Onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan rücuan tahsili gerektiği, davalı ...... AŞ.'ın iflas tarihinin █████/2012 olmakla SGK tarafından hak sahiplerine gelir bağlama onay tarihi olan 29.12.2014 tarihinden önce davalının iflas etmiş olması sebebiyle kayıt kabule esas alınacak miktarın 68.568,83 TL olduğu, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, davacının dava değerini daha önce █████/2016 tarihinde görevsiz mahkemede ıslah ile 82.773,87-TL'ye artırmasına karşın , mahkemeye sunduğu █████/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 68.568,83-TL'ye artırdığını bildirdiği, oysa bu talebin daraltılması hükmünde olduğu, talebin daraltılmasının (azaltılmasının) ise kısmi feragat hükmünde olduğunun (bknz:Yargıtay 21.H.D ██████████E-█████████K) değerlendirildiği gerekçesi ile davanın 68.568,83-TL üzerinden kabulüne aşan istemin ise kısmi feragat dolayısıyla reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflarınca görevsiz mahkemede yapılan ıslahın, görevsiz mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporuna göre yapıldığını, kural olarak görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin geçersiz olduğunu, bu sebeple geçersiz hale gelen bilirkişi raporuna dayanılarak yapılan işlemlerin de geçersiz sayılması gerektiğini, dolayısıyla taraflarınca sunulan ıslah dilekçesinin de geçersiz sayılması gerektiğini, görevli mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporuna dayanılarak sununlan ıslah dilekçesi ile taleplerinin daraltılması durumunun söz konusu olmadığını, bu sebeple de davanın kısmen reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını, görevsiz mahkemede yapılan ıslahın geçersiz sayılarak, görevli mahkemede yapılan ıslahın geçerli sayılması gerektiğini, görevli mahkemede yapılan ıslaha dayanarak davanın kabul edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından verilen gerekçeli kararın bozularak hukuka uygun hale getirilmesi gerektiğini, aynı zamanda hukuka aykırı olarak aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi tarafından aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ve kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, rücuen tazminat davası olarak açılış, davalı şirket dava tarihinden önce iflas etmiş olmakla kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
Davanın ilk olarak açıldığı Mersin 1. İş Mahkemesinin ████████ E.-███████K sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne kararı verildiği, ilgili kararın SGK vekilince istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Antalya BAM 10. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih, █████████ esas, █████████ sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiği, bu kararın davacı SGK vekili tarafından temyiz edilerek dosyanın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamı ile somut davada görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile kararın bozularak dosyanın Mersin 1. İş Mahkemesi'ne iade edildiği, bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. - ████████ Karar sayılı ilamı ile iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesinin yetkisinin kesin yetki olduğu, kesin yetkinin dava şartı olduğu ve Mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, davacı şirketin iflasına Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verildiği ve dosyanın Istanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredildiği gerekçesiyle HMK 114/ç ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle yetki yönünden davanın usulden reddine karar verildiği ve dosyanın İstanbul Anadolu 2.Ticaret Mahkemesinin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının dava değerini daha önce █████/2016 tarihinde görevsiz Mahkemede ıslah ile 82.773,87 TL'ye artırmasına karşın, Mahkemeye sunduğu █████/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 68.568,83 TL'ye artırdığını bildirdiği, oysa bu talebin daraltılması hükmünde olduğu gerekçesiyle 68.568,83 TL üzerinden kabulüne aşan istemin ise kısmi feragat dolayısıyla reddine karar verilmiştir. Davacı kurum hükmü istinaf etmiştir.
Davacı vekili görevsiz Mahkemede alınan bilirkişi raporuna göre ilk ıslahın yapıldığını, görevsiz Mahkemede yapılan ıslah dilekçesinin geçersiz sayılması, görevli Mahkemede yapılan ıslahın geçerli sayılması gerektiğini, görevli Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporuna dayanılarak sundukları ıslah dilekçesi ile talebin daraltılmasının söz konusu olmadığını, bu sebeple davanın kısmen reddedilmesi ve müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
İstinafa konu uyuşmazlık, davacının görevsiz Mahkemede yaptığı ıslahın geçerli olup olmayacağı, görevli Mahkemede yaptığı ikinci ıslahın kısmi feragat olarak değerlendirilmesi yönündeki ilk derece Mahkeme kararının uygun olup olmadığına ilişkindir.
Somut davada, dava dilekçesinde, dava dışı işçinin iş kazası nedeni ile vefat etmesi sonucunda hak sahiplerine 118.248,39 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığından bahisle kurum zararının şimdilik 12.000,00 TL sinin tahsili talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili 24.10.2016 tarihli dilekçesi ile toplam 118.248,39 TL kurum zararının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL sini talep ettiği, bilirkişi raporunda davalının % 70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dava değerini 70.773,87 TL artırdığını belirterek toplam dava değerini 82.773,87 TL'ye artırmıştır.
Davacı vekili görevsizlik kararı sonrasında görevli Mahkemede alınan bilirkişi raporuna karşı sunduğu █████/2022 tarih beyan dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla raporda belirtilen 68.568,83 TL üzerinden davayı ıslah ettiklerini belirtmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, 118.248,39 TL kurum zararının şimdilik 12.000,00 TL sini talep ettiğinden, HMK 109/1 maddesi gereğince davanın kısmi dava niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Kısmi dava açılması halinde davaya konu edilmeyen kısmın ayrı bir davayla talep edilmesi veya aynı davada ıslah yoluyla dava konusuna dahil edilmesi mümkündür. Davacı vekilinin görevsiz Mahkemeye sunduğu 24.10.2016 tarihli dilekçesi ile davaya konu edilmeyen kısmi, ıslah dilekçesi ile talep etmiştir.
Görevli mahkemede bakılan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan, görevsiz mahkemede yapılan taraf işlemleri geçerli olmaya devam eder. Islah da bir taraf işlemidir. Görevsiz mahkemede ıslah dilekçesi veren davacının verdiği ıslah dilekçesi görevli mahkeme için de kanunen geçerlidir.
Yukarıda yer verilen HMK'nun 309. Maddesinin 3. bendindeki yasal düzenlemeden de görüleceği üzere, feragat açıkça dilekçede veya tutanakta gösterilmesi gerekmekle, davacının talebini daralttığı kısım yönünden açık bir feragat beyanı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin █████/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini artırdıktan sonra sunduğu █████/2022 tarihli dilekçesi ile talebini daraltması ancak davayı geri alma olarak nitelendirilebilir ki bu da ancak davalının açık muvafakati ile yapılabilir. HMK'nun 307.maddesi: "Feragat davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."Dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarının ıslah talebinde azaltılması davayı kısmen geri alma mahiyetinde olup ancak davalının açık rızası ile yapılabilir. (Yargıtay 9. HD. ██████████ E. █████████ K.)
Somut olayda, davalının bu yönde açık muvafakati olmadığından, davacı vekilinin talebini daraltığı miktar yönünden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin bu talebinin kısmi feragat olarak nitelendirilerek fazlaya ilişkin talebin kısmi feragat nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ancak istinaf edenin sıfatına göre bu yanlışlığa değinilmekle yetirilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürmüşse de, somut davada, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği dikkate alındığında, HMK 326/2 maddesi gereğince, reddedilen miktar yönünden davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı, istinaf nedenleri ve hükmü istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!