Vakıf üniversitesi tarafından diplomayı geç teslim etme eyleminden kaynaklanan öğrenci zararlarının, hizmet kusuru nedeniyle idari yargının görevine girdiği karar.
Özet: Kapalı bir yükseköğretim kurumundan vakıf üniversitesine nakledilen öğrencinin diplomasının geç verilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile fahiş öğretim ücretinin iadesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, davalı vakıf üniversitesinin kamu tüzel kişisi ve kamu hizmeti sunan bir kurum olması sebebiyle, diploma teslimindeki gecikmenin "hizmet kusuru" olarak değerlendirilmesi ve kamu tüzel kişilerinin hizmet kusurundan doğan zararların idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, yargı yolu caiz olmadığı için davanın usulden reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 667 sayılı KHK ile kapatılan vakıf yüksek öğretim kurumlarından birinde öğrenci iken 2016 yılında ÖSYM tarafından davalı Vakıf Üniversitesi'nin temel eğitim bölümü okul öncesi öğretmenliği bölümüne yerleştirildiğini, müvekkilinin ikinci sınıftan itibaren davalı üniversitenin öğrencisi olduğunu, ancak derslerine ... Eğitim Fakültesi'nde girdiğini, müvekkilinin davalı üniversitenin öğrencisi olduğu üç yıl boyunca davalı üniversitenin hiçbir imkan ya da ayrıcalığını kullanmadığını, ancak bu süre zarfında eğitim ücretini günü gününe ve eksiksiz bir şekilde ödemiş olduğunu, 2018-2019 yılı öğretim dönemi sonunda tüm derslerini başarı ile tamamlayan müvekkilinin, davalı üniversite tarafından mezuniyet belgesi tanzim edilmesini beklemeye başladığını, ancak davalı üniversite tarafından 25.01.2021 tarihine kadar müvekkilinin mezuniyet belgesi düzenlenmediğini, diplomasının kendisine verilmediğini, geçen süre zarfında defalarca kez davalı üniversiteye hem yazılı hem de sözlü başvuruda bulunan müvekkiline gerekçe olarak ...'nin müvekkilinin mezuniyet tarihini bildirmediğinin gösterildiğini ve başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin yaklaşık bir buçuk yıl süresince diplomasını alamadığını, kendisine mezuniyet belgesinin verildiği 25.01.2021 tarihine kadar mesleğine de başlayamadığını, bu süre zarfında müvekkilinin herhangi bir işte çalışamadığını, 25.01.2021 tarihine kadar mezuniyet belgesi alamayan müvekkilinin birçok iş imkanını kaçırmış olduğunu, müvekkilinin mezuniyet belgesinin verildiği 25.01.2021 tarihine kadar işsiz kaldığını, bu dönemde işsiz kalmasının müvekkilini psikolojik olarak etkilemiş olduğunu belirterek ileride artırılmak kaydıyla davalının müvekkilinin mezuniyet belgesini geç vermesinden kaynaklanan maddi zarar kapsamında şimdilik 100,00 TL maddi tazminat, 10.000,00 TL manevi tazminat ve fahiş öğretim ücretinin haksız kısmının iadesi kapsamında şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı vakıf üniversitesinin kamu tüzel kişisi olması sebebiyle idari yargının görevli olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut dosyada davalı tarafın kamu tüzel kişisi olup, idari teşkilat yapısı içinde kamu kurumu olduğunun görüldüğü, davacı tarafın diplomasının geç verilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davacı taraf ile davalı taraf arasında sözleşme olmayıp, davacının KHK işlemi ile davalı üniversitede öğrenim gördüğü, davacının davalıdan yapmış olduğu özel hukuk sözleşmesine istinaden herhangi bir ücret iadesi talebinde bulunmadığı, mevcut dosyada idari kurum olarak nitelendirilen davalı üniversitenin geç diploma verilmesi husunda hizmet kusurunun bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-566 E. █████████ K. sayılı ilamında da işaret edildiği üzere, kamu tüzel kişisi olarak kanunla kuruldukları ve kamu hizmeti sundukları tartışmasız olan vakıf üniversitelerinin, Devlet üniversitelerinden farklı tutulmasının hukuken olanaksız olduğu, kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idarelerin, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmayacakları, kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararların niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklandığının kabul edildiği, bu zararların tazmini amacıyla açılan davaların ise, hizmet kusurlarına dayalı olarak idari yargı yerinde görülmesi gerektiği, somut dosyada geç işlem tesisi nedeniyle bir hizmet kusuru olduğundan, taleplerin idari yargı yerince hizmet kusuru ilkesi kapsamında ele alınması gerektiği, idarenin, hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 114 üncü maddesinde de yargı yolunun dava şartları arasında sayıldığı, dava şartlarının mevcudiyetinin mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması ve idari yargının görevli olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargı yolunun caiz olmaması ve idari yargının görevli olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, 667 sayılı KHK ile kapatılan vakıf yüksek öğretim kurumlarından birinde öğrenci iken, 2016 yılında ÖSYM'nin verdiği tercih hakkı ile davalı vakıf üniversitesinin temel eğitim bölümü okul öncesi öğretmenliği bölümüne yerleştiğini, söz konusu yerleşmenin tamamen davacının tercihi olduğunu, tercih sonucunda da davalı vakıf üniversitesi ile sözleşme imzalandığını, davacının, ikinci sınıftan itibaren davalı üniversitenin öğrencisi olduğunu, ancak derslerine ... Eğitim Fakültesinde girdiğini, davacının, davalı üniversitenin öğrencisi olduğu üç yıl boyunca da davalı üniversitenin hiçbir imkan ya da ayrıcalığını kullanmadığını, ancak bu süre zarfında eğitim ücretinin tamamını günü gününe ve eksiksiz bir şekilde ödediğini, 2018-2019 yılı öğretim dönemi sonunda tüm derslerini başarı ile tamamlayan davacının, davalı üniversite tarafından mezuniyet belgesi tanzim edilmesini beklemeye başladığını, ancak 25.01.2021 tarihine kadar davacının mezuniyet belgesinin düzenlenmediğini, davacının diplomasının kendisine verilmediğini, davacının bu süre zarfında mesleğine başlayamadığını, herhangi bir işte çalışamadığını, pek çok iş imkanını da kaçırdığını, eldeki davada İlk Derece Mahkemesince idari yargının görevli olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, ancak verilen görevsizlik kararının hatalı olduğunu, mevcut dava konusu olay ile birebir örtüşen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2017 tarihli ve ███████-518 Esas, ████████ Karar sayılı ilamına göre, özel hukuk ilişkisinin varlığı halinde taraflardan birisinin idare olmasının, sözleşme hukuku ilkelerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle benzer nitelikli bir davada adli yargının görevli olduğuna karar verildiğini, hal böyle iken, salt taraflardan birinin kamu tüzel kişisi olması sebebiyle idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı vakıf üniversitesinin davacının mezuniyet belgesini geç vermesi nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat ile eğitim bedeli iadesi istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, eldeki dosyada davacı ile davalı vakıf üniversitesi arasında eğitim sözleşmesinin imzalanmadığı, davacı tarafça da dosyaya eğitim sözleşmesinin sunulmadığı, taraflar arasında özel hukuktan kaynaklanan bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanmaları sırasında oluşan zararların niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklandığı, bu zararların tazmini amacıyla açılan davaların ise, hizmet kusurlarına dayalı olarak idari yargı yerinde görülmesi gerektiği, idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.