Kasko sigortası ödenmeyen davacının, trafik kazası tespit tutanağının iptali için açtığı davada idari ve adli yargı arasında yaşanan görev uyuşmazlığının Uyuşmazlık Mahkemesi kararıyla adli yargının görevli olduğuna hükmedilmesi.
Özet: Bir trafik kazası sonrası davacının kasko tazminat talebini engellediği iddia edilen tespit tutanağının iptali istemiyle açılan dava, idari ve adli yargı arasındaki görev uyuşmazlığı nedeniyle uzun bir yargılama süreci yaşamış; ilk derece, istinaf ve idare mahkemelerinin farklı görev kararları sonrası, Uyuşmazlık Mahkemesi, bu tür tutanakların idari işlem niteliğinde olmadığını ve iptali davalarının adli yargıda görülmesi gerektiğini kesin olarak belirleyerek, dosyanın esastan incelenmek üzere adli yargıya gönderilmesine hükmetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.12.2016 tarihinde davacı sürücünün maliki olduğu aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aynı istikamette seyir halindeki dava dışı ...'ın idaresindeki araca çarptığını, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini, olay yerine gelen kolluk görevlileri ile davacı arasında sözlü münakaşa yaşandığını, kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında davacının aracının sürücüsünün kimliğinin tespit edilemediğinin yazıldığını, kaza esnasında davacı ile aynı araçta bulunan dava dışı ... 'nın tüm yaşananlara şahit olduğunu, davacının aracının kaza nedeniyle ağır hasar gördüğünü, davacının aracının dava dışı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortası bulunduğunu, kaza tespit tutanağında davacının aracının sürücüsünün tespit edilmediği belirtildiği için dava dışı sigorta şirketinin kasko poliçesi kapsamında davacıya tazminat ödemediğini, Sulh Ceza Hakimliği nezdinde kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini ancak itirazlarının reddine karar verildiğini, ayrıca delil tespiti amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesinde talepte bulunduklarını, anılan mahkemenin de taleplerini reddettiğini, bu nedenle eldeki davayı açtıklarını belirterek 17.12.2016 tarihinde davacının kontrol ve hakimiyetindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacının Sulh Ceza Mahkemesinde dava açtığını, ancak sonuç alamadığını, olaya müdahale eden polis memurlarınca davacının davaya konu aracın sürücüsü olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararı ile; mahkemece maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının iptali davasına bakılamayacağı, bu belgenin adli veya idari yargı yerlerinde çözümlenecek uyuşmazlıkların görülmesi sırasında, o mahkemelerce değerlendirilmesi gereken bir tutanak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve ████████ E., ███████ K. sayılı ilk kararı ile; idari yargının görevli olduğu, İlk Derece Mahkemesince, açılan davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile; davada idari yargı görevli olduğundan yargı yolu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş, bunun üzerine davacının idari yargıda açtığı dava sonucu İstanbul 14. İdare Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı ilamı ile, davanın çözümünde adli yargı mercileri görevli bulunduğundan, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, Uyuşmazlık Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı ilamı ile, trafik kazası tespit tutanağının, kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir belge olup, idari işlem niteliği de bulunmayan bu belgenin iptali davasının adli yargıda çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiş, bunun üzerine dosya, Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek ████████ Esasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir.
VI. İLK DERECE MAHKEMESİNİN ÜÇÜNCÜ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan tüm delillere göre, olay tarihinde davacıya ait olan ve davacı yönetimindeki 34... plakalı aracın 03 Avrupa Otoyolu ... istikametinde seyir halinde iken dava dışı ... yönetimindeki 06... plakalı araca arkadan çarptığı ve daha sonra bariyerlere çarparak yolun ortasında durduğu, trafik kaza tespit tutanağında, aracın sürücüsünün tespit edilemediği belirtilmişse de, aracı kullanan kişinin davacı ... olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, olay günü 34... plakalı aracın sürücünün davacı ... olduğu anlaşıldığından dava konusu 17.12.2016 tarihli trafik kazası tespit tutanağında kazaya karışan " 34... plakalı araç sürücüsünün tespit edilemediği" şeklindeki tespitin iptaline, olayda 34... plakalı otomobili kullanan kişinin davacı ... olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VII. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmesinin kolluğun adli görevleri arasında yer aldığı, eldeki davanın kaza tespit tutanağının iptali ve kusursuzluğun tespiti isteğine ilişkin olduğuna göre davaya bakma görevinin adli yargı merciilerine ait olduğu, ancak, davacı vekili tarafından talep edilen kusursuzluğun tespiti isteminin maddi vakıaya ilişkin olduğu, şu halde tespit davasının konusunun maddi vakıalar olamayacağından hukuki yarar şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, somut olayda kaza tespit tutanağının iptali ile belirlenen kusurun kaldırılmasının talep edildiği, talebin maddi vakıaya ilişkin olduğu, maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusu olamayacağı, kaza tespit tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğinde olduğundan açılacak bir ceza ya da tazminat davasında bu tutanakta belirlenen kusurun aksinin ispat edilebileceği, ilk derece mahkemesince, davanın hukuki yarar şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan inceleme yapılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının aracının hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağında davacının idaresindeki aracın sürücüsünün tespit edilemediğinin belirtildiğini, söz konusu kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı düzenlendiğini, eldeki davada söz konusu kaza tespit tutanağının sürücünün tespit edilemediğine ilişkin kısmının iptalinin talep edildiğini, kusura itirazları bulunmadığını, eldeki davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, davacının aracının dava dışı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sürücünün tespit edilemediği gerekçesiyle sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında davacıya ödeme yapmadığını, trafik sigortasının davacının kaza yerinde olmadığı gerekçesiyle kazaya karışan diğer araç için yaptığı ödeme nedeniyle davacı aleyhine İstanbul 23 İcra Dairesi Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının kaza yerinde olmasına rağmen kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, davacı tanığı ... 'nın olaya şahit olduğunu, tanık beyanında bulunduğunu, davacı sürücü ile karşı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın kendi aralarında tutanak düzenlediklerini, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanağın gerçeği yansıtmadığını, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davaya konu trafik kazası sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağının iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IX. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!