İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, finansal kiralama sözleşmesiyle taahhüt edilen makinenin teslim edilmemesi üzerine icra takibine konulan senetler nedeniyle ödenen paranın istirdadı davasının özeti.
Özet: Bu dava, davacının hissedarı olduğu şirketin, davalı banka ile yaptığı finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan makinenin teslim edilmemesine rağmen, davalı bankanın teminat senetlerini icraya koyması ve davacının bu nedenle baskı altında ödediği bedelin iadesini talep ettiği bir istirdat davasıdır; davacı, makinenin hiç teslim edilmediğini, davalı ise satıcıya ödeme yaptığını ve sözleşmedeki özel bir madde gereği malın teslim edilmemesinin dahi alacak tahsiline engel olmayacağını savunmakta olup, mahkeme, icra takibi sonrası yapılan ödemenin geri istenip istenemeyeceğini yasal süre içinde açılan dava kapsamında değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İstirdat
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin hissedarı olduğu şirket ile davalı banka arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı sözleşmede 12 istasyon rollform makinasının tesliminin kararlaştırıldığı proforma faturada ve sözleşmede bu durumun açıkça belirtildiği davalı tarafın kararlaştırılan bedelin ödenmesinin temini amacıyla ... 27. Noterliğinin ... yevmiye numaralı araç rehin sözleşmesi imzalandığı ayrıca yine davalı tarafça finansal kiralama sözleşmesine ilişkin olarak üçer ay aralıklı vade tarihi olacak şekilde on adet senet imzalandığı ancak makinenin teslim edilmediği bu husus kiralayan sıfatına haiz olan davalının sorumluluğunda olduğu davalı tarafça kiralanan malın teslim edilmediği gibi bir finansal kiralama sözleşmesindeki alacağın teminine ilişkin senetlerde ... 14. icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası icra takibine konulduğu müvekkilinin yoğun baskı altında olduğundan borçu ödemek zorunda kaldığını ve tüm bu nedenler doğrultusunda davanın kabulü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava konusu sözleşmeyi imzaladığı müvekkili şirket tarafından finansal kiralama sözleşmesine konu malı satıcısına ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin finansal kiracıdan tahsili için hukuki işlemler başlatıldığı finansal kiracı şirket yetkilisi tarafından ödeme yapıldığı ancak sonrasında ödemelerin iadesi için huzurdaki haksız davanın açıldığı finansal kiralama sözleşmesinine ek taahhütname de açıkça kabul edildiği üzere malın hiç teslim edilmemesi durumunda dahi bu durumun finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsile engel olmayacağını davacı tarafın talebinin hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte hali hazırda müvekkili şirkete borç durumunda olduğu bu sebeplerle davacı tarafın tamamen kötü niyetli olarak açtığı davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Davacının yetkilisi ve hissedarı olduğu şirketle davalı şirket arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi gereği dava dışı ....tarafından kiralamaya konu malın davacının yetkili olduğu ....Ltd. Şti ünvanlı kiracıya teslim edilmemesi sonrası davacı tarafından sözleşme gereği davalıya verilen bonoların davalı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle istirdat isteminden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava İİK 72. Maddesine dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; Müvekkilinin hissedarı olduğu şirket ile davalı banka arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede 12 istasyon rollform makinası tesliminin kararlaştırıldığını, bu hususun proforma fatura ve sözleşmede açıkça belirtildiğini, ayrıca bedelin temini için araç rehin sözleşmesi (... 27. Noterliği, ... yevmiye numarası) ve on adet senedin imzalandığını; ancak makinenin hiç teslim edilmediğini, buna rağmen senetlerin ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin baskı altında kalarak borcu ödemek zorunda kaldığını belirterek, istirdat talebinde bulunmuştur.
... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, takip alacaklısı ... A.Ş(... A.Ş. yeni unvanı ) tarafından, .... Ltd. Şti., ... ve... aleyhine █████/2018 tarihinde 9.120,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2017 Vade Tarihli, 9.120,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli, █████/2017 Vade Tarihli, 9.120,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2017 Vade Tarihli 3 adet senetten kaynaklı toplam faizlerle birlikte 21.878,04 TL üzerinden takibe geçildiği, takip konusu borcun ferileri ile birlikte 37.598,45 TL olarak 29.03.2021 tarihinde davacı tarafından ödendiği, iş bu istirdat davasının 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
... tarihli ve ... sıra numaralı finansal kiralama sözleşmesinin kiraya veren sıfatıyla ...A.Ş. ile kiracı sıfatıyla ... Ltd. Şti. arasında akdedildiği, sözleşmeye... ve ...'ın müteselsil kefil olarak imza koyduğu, sözleşmenin konusunun , davacı şirketin belirleyip seçtiği ... isimli satıcıdan temin edilmesi planlanan bir adet ... makinesi olduğu , proforma faturada bedelinin 89.385 TL olduğu, bedelin %30’una tekabül eden 26.550 TL tutarındaki bedelin, kiralayan şirket tarafından satıcıya sözleşme hükümleri gereği ödenmiştir. Taraflar arasında, sözleşmenin ifasına bağlı olarak ... 27. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı rehin sözleşmesi düzenlenmiş; ayrıca finansal kiralama alacağının teminatı olarak 9.120 TL bedelli 10 adet senet düzenlenmiştir. Senetler üçer ay vadeli olacak şekilde taksitlendirilmiştir. Sözleşmenin 11. maddesinin son fıkrasında, kiralanan malın kiracı tarafından seçilip beğenildiği, satıcının da yine kiracı tarafından bulunduğu, malın hiç teslim edilmemesi dâhil olmak üzere her türlü ayıp, gecikme ve teslim eksikliğinden kiralayanın sorumlu tutulamayacağı, bu gibi durumların kiracının ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı , sözleşmeye ekli taahhütname ile de, kiralanan malın hiç teslim edilmemesi hâlinde dahi kiralayan şirkete hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceği ve bu durumun ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiştir.
Mahkememizin ████████ esas, ████████ karar sayılı █████/2022 tarihli kararı ile "Davalı finansal kiralama şirketi malın satıcısı olmayıp davacının teslim edilmemesi nedeniyle bedel iadesine yönelik satım sözleşmesine dayalı talep makine bedelini ödeyen ve makinenin mülkiyetini de elinde bulunduran davalı finansal kiralama şirketine karşı yukarıda yer alan sözleşme maddesi de dikkate alınarak davalıya karşı yöneltilemez." gerekçesi ile iş bu itirazın iptali davasında davalı sıfatının bulunmadığı ve bu nedenle de iş bu davanın sıfat (pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile;
"Mahkeme kararının gerekçesinin HMK 297.maddesine uygun düzenlenmediği, birden fazla sözleşme numarası belirtildiği, davanın dayanağı olan icra dosya numarasının hatalı yazıldığı, hukuki nitelendirmenin gerekçenin farklı kısımlarında itirazın iptali ve istirdat davası olarak farklı şekilde belirtildiği, gerekçenin tümüyle kendi içinde çelişkili olduğu , ayrıca gerekçeye dayanak yapılan içtihat ve kararların ayıplı mal teslimine ilişkin açılan davalara ilişkin olduğu, eldeki davaya emsal niteliklerinin bulunmadığı, diğer yandan davacı; hakkındaki icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kaldığından bahisle İİK 72 /7 maddesine dayalı istirdat davası açmış olup, istirdat talebinin ödenen parayı tahsil eden takip alacaklısına karşı açılması gerektiği dolayısıyla eksik inceleme, hatalı değerlendirme sonucu yasal olmayan gerekçeyle bir yandan davalının tarafı olduğu sözleşme hükümlerine dayalı değerlendirme yapılıp diğer yandan pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddi kararının hukuka ve dosya kapsamına uygun olmadığı, davanın toplanan deliller çerçevesinde, takibin bonoya dayalı olduğu, davacının dava ve takip konusu senetlerde aval veren olduğu da göz önünde tutularak esastan değerlendirme yapılması ve bunlara bağlı olarak davacının ödediği bedeli davalıdan istirdadını istemekte haklı olup olmadığı belirlenerek esastan karara bağlanması gerektiği anlaşıldığından istinaf talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-4, 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine "karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası dosyanın mahkememizin ████████ esas sırasına kaydının yapıldığı, yargılamaya bu esas üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır.
Davacının istirdat talebine konu senetlerin 9.120,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2017 Vade Tarihli, 9.120,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli, █████/2017 Vade Tarihli, 9.120,00 TL Miktarlı █████/2017 Tanzim Tarihli,█████/2017 Vade Tarihli 3 adet bono olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 702. maddesine göre, aval şerhi, çek veya alonj üzerine yazılır. Aval, “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibare ile ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. ... şerhinin bononun ön yüzüne yazılması zorunlu değildir. 701. Maddenin üçüncü fıkrası gereğince; düzenleyenin imzası hariç olmak üzere ön yüze atılan her imza aval şerhi sayılır. Davacının dava konusu senetlerdeki imzası da bu sebeple aval niteliğindedir. Nitekim istinaf kaldırma ilamında da davacının aval veren olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesi; " (1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. (3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder." hükmünü düzenlemiştir. Buradan hareketle aval verenin borcu bağımsız bir borçtur. Başka bir ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa dahi aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir. Aval veren, hamile karşı senet metninden anlaşılan mutlak defileri ileri sürebilir, asıl borçlu ile hamil arasındaki şahsi defileri ileri süremez.
Davacı aval veren, dava konusu bonoların davalıya verilmesine dayanak finansal kiralama konusu malların teslim edilmediğini bono lehtarına karşı ileri sürmüş ise de bu iddiası ancak bonoyu düzenleyen asıl borçlunun ileri sürebileceği şahsi defi mahiyetinde bulunduğundan aval veren davacının, asıl borçlunun ileri sürebileceği defilere dayanması mümkün olmadığı gibi, bonolarda şekil noksanı da bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 642,12 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 26,72 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 37.538,45 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!