İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu vefat eden maktulün eş ve ailesinin destekten yoksun kalma ile bakıcı gideri tazminat taleplerinin incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu uzun süre bitkisel hayatta kalan ve akabinde vefat eden bir kişinin eşi, annesi ve babası tarafından, kazaya karışan aracın sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı ve bakıcı gideri talepli bir dava hakkındadır; davacılar vefat edenin yaşam destek masrafları ile ölüm sonrası destekten mahrumiyetleri için tazminat isterken, davalı sigorta şirketi tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, daha önce ödenen maluliyet tazminatının mahsup edilmesini ve davanın reddini savunmakta olup, bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda her iki sürücünün %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:█████████DAVA
:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
:█████/2015KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Maktul ...’ nın içerisinde bulunduğu at arabası ile seyir halindeyken, aynı istikamete doğru seyir halinde bulunan sürücü ... ...’ın sevk ve idaresinde ... plakalı aracı ile çarpışması sonucu çift taralı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili ... ...’nın kaza neticesinde, vefat eden ...'nın eşi, diğer müvekkillerinin anne ve babası olduğunu, ...'nın vefatından önce yaklaşık 5 yıl bitkisel hayatta kaldığını, bu süreç içerisinde müvekkillerinin büyük acılar çektiğini ve birçok tedavi ve bakım masraflarına dair harcamalar yaptığını, her ne kadar davalı sigorta şirketinin daimi maluliyete ilişkin ödeme yapmış olsalar dahi bu ücretin bakıcı masraflarını karşılamadığını, daha sonra kazaya bağlı olarak vefat ile müvekkillerinin müteveffanın desteğinden ömür boyu mahrum kaldıklarını, davalının müvekkillerinin mahrum kaldığı destekten yoksun kalma tazminatı ve daha önce müteveffaya kaza tarihinden vefat tarihine kadar olan süredeki bakıcı giderini ödemekle yükümlü olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...'ın asli kusurlu, diğer araç sürücüsü ... ...’ın ise tali kusurlu bulunduğunu, müvekkilleri tarafından kazanın vuku bulunmasından sonra cenazenin taşınması saklanması, mezar yeri satın alınması, dini törenler ile bütün masrafların karşılanması gerektiğini, maktul ...'nın vefatı ile geride kalan ve bakmakla yükümlü oldukları müvekkillerinin büyük bir mağduriyet yaşadıklarını beyanla ölüm ve cismani zararlara ilişkin tazminat davasının kabulü ile vefat eden ...'nın eşi, anne ve babası olan müvekkilleri için kazaya karışan araç sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş'den destekten yoksun kalma tazminatı ve bakıcı gideri olan aktüer hesabı yaptırılması ve kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydı ile 5.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın davalılardan tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacılar vekilinin dava dilekçesinde █████/2009 tarihinde yaralamalı trafik kazasına karıştığını belirttiği ... plakalı aracın, █████/2008-2009 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, ...-... numaralı ZMMZS sigorta poliçesi ile ... ...’ın adına ölüm halinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına 150.000,00 TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirildiğini, teminat miktarının kişiye ödenecek miktarın değil, davalı müvekkili sigorta şirketinin şahıs başına azami teminat miktarı olduğunu, 6111 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce bakıcı gideri de tedavi giderleri gibi tedavi teminatından karşılanmakta olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin ise, trafik poliçesinde yer alan tedavi teminatı sebebiyle hiçbir kişi yada kuruma karşı hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, 6111 Sayılı Yasanın 59.maddesi ile değişik 2918 Sayılı Kanunun 98.maddesi ve 6111 Sayılı Yasanın Geçici Birinci Maddesi gereğince işbu davada tedavi ve bakım gideri olarak talep edilen maddi tazminatın, SGK’nın sorumluluğunda olduğunu, tedavi teminatının SGK'ya devredilmiş olması sebebiyle, müvekkili sigorta şirketinin bu teminat kaleminden doğan bir sorumluluğunun bulunmadığını, ölüm teminatında ise, yaşam tablosunun sonuna kadar maktulün yaşayacağı kabulü ile sigortalı araç sürücüsünün kusur oranından hesaplama yapılarak █████/2011 tarihinde 54.546,58 TL tazminat ödemesi yapıldığını, oysa müteveffanın bu kadar yaşamadığını, müvekkili tarafından ödenen ve güncellenen maluliyet tazminatın mahsup edilmesini, bu şekilde kalan farkın da davacılar için hesaplanan destek tazminatın takas mahsup yapılarak düşürülmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin █████/2016 tarihli celsesinde Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile, kazanın oluşumunda kazaya karışan tarafların kusur oranları ile, davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup █████/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya sunulu belge ve bilgilerle sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, takdirin Sayın Mahkeme'nizin görev alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle;Sürücü ... ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu,Sürücü ...'nın %50 oranında kusurlu olduğu,Eş ... ...'nın toplam destekten yoksun kalma tazminatının 191.223 TL, mahkemenin takdiri olur ise kusur indiriminin 95.611 TL olarak hesap edildiği,Anne ...'nın toplam destekten yoksun kalma tazminatının 18.111 TL, mahkemenin takdiri olur ise kusur indiriminin 9.055 TL olarak hesap edildiği,Baba ... ...'nın toplam destekten yoksun kalma tazminatının 13.739 TL, mahkemenin takdiri olur ise kusur indiriminin 6.870 TL olarak hesap edildiği,Bakıcı giderleri tazminatının taplam 52.649 TL, mahkemenin takdiri olur ise kusur indiriminin 26.324 TL olarak hesap edildiği,Davalı Sigorta Şirketi ... tarafından 10.01.2011 tarihinde yapılan 54.546,58 TL tutarındaki daimi maluliyet tazminatının hesaplama tarihi oları 15.05.2017 tarihi itibariyle yasal faiz uygulanmış halinin 94.264,66 Türk Lirasına denk geldiği ve bu tutarın toplam hüküm altına alınan tutar ile mahsuplaşılması gerektiği," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2019 tarihli celsesinde Dosyanın ATK'ya gönderilerek, davacıların desteği ...'nın ölüm nedeninin davaya konu trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılmasına karar verilmiş olup █████/2021 tarihli ATK raporunda özetle: "█████/2009 tarihinde araç dışı trafik kazası sonucu yaralanan, █████/2014 tarihinde öldüğü bildirilen, ... oğlu, █████/1977 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde;1. Her ne kadar zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, mikroskobik ve toksikolojik incelemeler yapılmamış olmakla birlikte, adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin █████/2009 tarihinde araç dışı trafik kazası sonucu yaralanma ifadesi ile Hayrabolu Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü, genel durum kötü, kafa travması olduğu, bilinci kapalı, oryantasyon ve kooperasyonu olmadığı, ambulans ile Tekirdağ Devlet Hastanesi’ne sevk edildiği, tetkiklerinde femur ve kafatası kırıkları ile birlikte, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti tespit edildiği, ameliyat edildiği, bilinci açılmadığı, evde bakım hastası olduğu, █████/2014 tarihinde öldüğü dikkate alındığında;Kişinin ölümünün trafik kazası sonucu genel beden travmasına bağlı femur ve kafatası kırıkları ile birlikte, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, buna bağlı yatalak kalma ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği,2. Kişinin █████/2009 tarihinde maruz kaldığı dışı trafik kazasına bağlı femur ve kafatası kırıkları ile birlikte, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti meydana geldiği, bu nedenle evde bakım hastası olarak yatalak kaldığı, iyileşemeden █████/2014 tarihinde öldüğü dikkate alındığında;█████/2009 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulü gerektiği oybirliğiyle mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2021 tarihli celsesinde Kusur ve tazminat miktarının hesaplanması için, dosyanın bir trafikçi ve bir aktüerya uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile uyuşmazlık noktasında rapor alınmasına karar verilmiş olup █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "12.1. Dosyada mevcut, 15.05.2017 tarihli Bilirkişi Raporunda, At arabasının sürücüsü ...’nın, meydana gelen trafik kazasında %50 ve ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ...’ın, %50 kusurlu olduğu, belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulmuştur.12.2. At arabasının sürücüsü ...’nın, meydana gelen trafik kazasında eşit olarak %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU olduğu,12.3. ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ...’ın, meydana gelen trafik kazasında eşit olarak %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU olduğu,12.4. Davalının %50 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre ...'nın bu olaya bağlı olarak 08.05.2014 tarihinde vefatı nedeniyle geride kalan hak sahiplerinin destek zararlarının aşağıdaki gibi olduğu;a)Davacı Eş ... ...'nın destek zararı = 144.552,96 TLb)Davacı Anne ... ...'nın destek zararı = 58.676,17 TLc)Davacı Baba ... ...'nın destek zararı = 28.156,45 TL12.5. Davacıların destek zararlarının davalının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumlu olduğu 150.000,00 TL.lık ölüm teminat limitini aşması nedeniyle teminat limiti ile sınırlı olarak her bir davacının talep edilebilir destek zararının aşağıdaki gibi olduğu;¸12.6. Davacılar desteği ...'nın 22.03.2009 kaza tarihinden 08.05.2014 vefat tarihine kadar geçen sürede talep edilebilir bakıcı gideri zararından davalı tarafından dava açılmadan önce bakıcı gideri olarak yapılan ödemenin güncel tutarının tenzili sonucu;Davacıların bakıcı gideri nedeniyle bakiye maddi zararının = 7.051,99 TL olduğu,12.7. Dosya münderecatına göre destek zararı bakımından en erken temerrüt tarihinin 11.08.2015 dava tarihi, bakıcı gideri zararı bakımından daha önce ödemenin yapıldığı 10.01.2011 tarihi olarak belirlenmiş olup,Dava dilekçesinde faiz cinsinin belirtilmemiş olması ve sigortalı aracını kullanım şeklinin ticari olduğuna dair bir belge bulunmaması nedeniyle faiz cinsine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davacı vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 152.051,99 TL arttırarak toplam 157.051,99 TL 'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.Mahkememizin █████/2021 tarihli celsesinde Dosyanın ...'den seçilecek 3 kişilik trafikçi bilirkişiye tevdii ile dosyada alınan kusur raporu ile ceza dosyasında bulunan Atk trafik ihtisas dairesi'nin █████/2019 tarihli raporları arasındaki çelişkinin giderilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sonuç:Yukarıda açıklanan hususlardan dolayı,1. Davalı şirkete sigortalı ... plakalı kamyonetin sürücüsü ... ...’ ın, meydana gelen zincirleme kazada %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.2. Davacı tarafa ait at arabasının sürücü ...’ nın, meydana gelen zincirleme kazada %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.3. Diğer at arabası sürücü ...’ ın ise, meydana gelen zincirleme kazada herhangi bir kusuru görülmemiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde Huzurdaki davanın davacı ... ... yönünden tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş olup tefrik edilen dosya mahkememizin ████████ Esas nolu sırasına kaydedilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde önceki celse 1 nolu ara karar gereği mazeretin son kez kabul edilmesine karar verildiğinden ve bekletme dilekçesinde sunulan süre de beklenilmesine rağmen duruşmaya bağlanılmadığından davacı-mirasçılar vekilinin mazeretinin reddine karar verilerek dosyanın HMK'nın 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Yargılama devam ederken davacılar vekilinin davadan feragat ettiğine dair feragat dilekçesi, davalı vekilinin de dosya kapsamında yargılama gideri talebi olmadığına dair beyan dilekçesi sunmuş olduğu görülmüş, mahkememizce davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ... mirasçılarına ait vekaletname sureti içeriğinde davadan feragat yetkisine dair özel yetkinin bulunmadığı görüldüğünden; davacı vekiline bu husustaki eksikliği gidermek ayrıca dosyadaki tüm davacılar yönünden feragat edilip edilmediği hususundaki beyanlarını sunmak üzere süre verilmesine karar verilmiş, bu hususta davacılar vekilinin süre talep etmesi ve mahkememizce de birden fazla kez feragat yetkisini içerir vekaletnamenin dosyaya sunulması için süre verilmesine rağmen eksiklik giderilememiş ancak davacılardan ... ... tarafından davacı vekiline verilen vekaletnamede feragat yetkisi bulunduğundan bu davacı yönünden dava tefrik edilerek mahkememiz ████████ esas sayılı dosyasına kaydedilmiş ve bu esas üzerinden değerlendirme yapılmış, ... ... dışındaki davacılar yönünden ise bu dosyadan yargılamaya devam olunmuş, açıklanan nedenlerle davacı ... ... iş bu dosyada karar başlığında gösterilmemiştir.... ve ... ... mirasçıları -davacılar yönünden yapılan değerlendirmede; somut olayda mahkememizce yapılan kontrolde işbu davanın mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde işlemden kaldırılmış olduğu, davacılar tarafından süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmadığı görülmüştür.6100 Sayılı HMK'nın 150. Maddesinin "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.......(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."6100 Sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 3. Fıkrasına göre "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." şeklindeki düzenleme yapıldığı görülmüştür.Mahkememizce yapılan █████/2025 tarihli duruşmasında takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırıldığı tarihten bu yana kadar 3 aydan fazla süre geçtiği anlaşıldığından, HMK' nın 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, davalı vekilince yargılama aşamasında dosyaya sunulan █████/2023 Tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı bildirildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 547,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 80,70 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına.3- Davalı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. █████/2025Katip ...Hakim ...