Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyetin temyiz incelemesinde, müdafiinin delil yetersizliği ve etkin pişmanlık iddialarını reddederek bölge adliye mahkemesi kararını oy çokluğuyla onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince mahkum edilen sanığın, bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine temyiz talepleri değerlendirilmiş olup; sanığın üzerinden ve ikametinden ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurduğu, suçun sabit olduğu, yeterli delil bulunmadığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki savunmalarının yerinde görülmediği, ayrıca iki ayrı eylemin zincirleme suç olarak değerlendirilmesinin eksik ceza tayini olduğu ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmadığı belirtilerek, bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemlerinin oy çokluğuyla esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıSamsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 43/1, 52, 53, 54, 55, 62, 63. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.04.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık müdafiinin temyiz istemleri;Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava konusu olayda, sanığın 15.06.2023 tarihli olayda üzerinden ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile 19.06.2023 tarihinde ikametinde yapılan arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu madde etkisi doğuran sentetik ecza haplarını kullanım amacı dışında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak;1. İlk derece mahkemesi kararının müsadere ile ilgili 12. maddesinde adli emanetin █████████ sırasında kayıtlı uyuşturucu maddelerin 5237 sayılı Kanun 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinde 54/1-4 şeklinde belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.2. Sanık hakkında 15.06.2023 tarihli eyleminden sonra uyuşturucu madde ticareti suçundan soruşturma başlatıldığı, aynı gün yakalama ve ifade alma şeklindeki adli işlemlerin yapıldığı, bu şekilde hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra sanığın yeni bir suç işleme kararı çerçevesinde 19.06.2023 tarihinde ikinci kez aynı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya göre, olayın intikal şekli, sanık savunmaları, 25.06.2023 tarihli tutanak, 19.06.2023 tarihli ikamet arama tutanağı, tıbbi laboratuvar tetkik sonuç raporu, uzmanlık raporu ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, evleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın 15.06.2023 tarihinde üzerinden ele geçirilen MDMA etken maddesi içeren haplar ve 19.06.2023 tarihinde ikametinde yapılan aramada pregabalin etken maddesi içeren ve uyuşturucu madde etkisi doğuran sentetik ecza haplarının miktarı ve niteliği nazara alındığında sanığın söz konusu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurmak sureti ile üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.04.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in karşı oyu nedeniyle oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2025 tarihinde karar verildi.KARŞI OY GEREKÇESİZincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.Sanığın 15.06.20 23... .06.2023 tarihli eylemlerde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri, ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın 15.06.2023 tarihinde ifadesi alınıp serbest bırakılmasından sonra da ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 10.11.2025