Kamulaştırmasız el atma sebebiyle imar planında ilköğretim okulu alanı olarak belirlenen taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsili istemine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: İmar planında ilköğretim okulu alanı olarak belirlenen ve geçerli bir kamulaştırma uygulaması yapılmaksızın fiilen el atıldığı iddia edilen taşınmazının bedelinin davalı idarelerden tahsili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının ardından, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hem davacı hem de davalı idarelerden birinin kararı temyiz etmesiyle yüksek mahkeme incelemesine sunulan bir uyuşmazlık ele alınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Antalya ili, ..., ...Mahallesi 276 07... parsel sayılı taşınmazda hissesi bulunduğunu, taşınmazın imar planında ilköğretim okulu alanı olarak planlandığını, imar planı yapıldıktan sonra
iş bu taşınmaza geçerli bir kamulaştırma uygulaması yapılmaksızın fiilen el atılmış olduğunu ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın belediye tarafından fiilen yol olarak kullanıldığını müvekkilinin el atmasının bulunmadığını, imar planı belediye tarafından yapıldığından sorumluluğun ilgili belediyeye ait olduğunu, taşınmazın değerinin düşük olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usul ve esastan, husumetten reddi gerektiğini, davalı ... tarafından dava konusu parsele okul yapılmak suretiyle herhangi bir fiili el atmanın söz konusu olmadığını, parselin kullanım hakkının imar planlarında okul alanında kalması sebebiyle Maliye Hazinesi adına ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı idarelerden tahsili ile taşınmazdaki davacı payının tapusunun iptaline, el atılan bölümler gözetilerek ... ve Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkiline ait bina bulunmadığını, imar planının belediye tarafından yapıldığını, fiili el atmanın yol yapılmak suretiyle ilgili belediye tarafından gerçekleştirildiğini, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alana ilişkin imar uygulaması hakkında müvekkili idarenin görüşünün alınmadığını, müvekkiline bu konuda bilgi de verilmediğini, 10.07.2019 tarihli ve 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7181 sayılı Tapu Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3194 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler yapılmış olup Kanun'un 18 inci maddesinin değiştirildiğini, parselasyon planı tescil edilmeyen, yani imar uygulaması yapılmayan alanlarda tevhid ve ifraz işlemi yapılamayacağını, onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan, Belediyelerin (mücavir alan içerisinde) ve Valiliklerin (İl Özel İdaresi-mücavir alan dışında) sorumlu olduğunu, taşınmazın tespit edilen birim değeri ve hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, toplam bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece hükmedilen yargılama gideri ile vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını, taşınmazın ... Belediye Meclisinin 02.09.2015 tarihli ve 257 sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında; İlköğretim Alanı olarak planlı olduğunu, sorumlu kurumun ... olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili belediyenin dava konusu taşınmaz üzerine herhangi bir yol çalışması yapmadığını, fiilen el atma bulunmadığını, bilirkişilerin taşınmazın üzerindeki fiili el atma olarak niteledikleri yolların, imar uygulamasından önce zeminde var olan ancak imar uygulaması ile yol vasfını yitirerek Milli Eğitim Bakanlığının tasarrufundaki bir okul alanına dönüşen kısımlar olduklarını, doğal yolların Milli Eğitim Bakanlığınca okul yapılmasının önünde bir engel olmadığını, müvekkilinin sahiplenme kastı ile yol yapım işlemi bulunmadığını, fotoğraflarda da görüleceği üzere nitelikli bir yol bulunmadığını, parselde asfalt, yol çizgisi, yaya geçit şeridi, kaldırım niteliğinde hiçbir çalışma olmadığını, çevre sakinlerinin araçlarıyla arsa üzerinden sürekli geçmeleri sonucu kuraklaşan zeminde yol meydana geldiğini, yolun üzerinde direkler ve ağaçlar bulunduğunu, emsal kıyaslamasının usulüne uygun yapılmadığını, dava konusu taşınmazın imar yönünden kısıtlı olmasının getirdiği değer kaybının puanlanmadığını, tapu kaydındaki irtifak şerhleri nedeni ile değer düşüklüğünün de eksik hesaplandığını, puanlamanın hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde İlköğretim Okulu olarak planlı olduğu, taşınmazın bir kısmında yol bulunduğu, yol yapılmak suretiyle davalı ... tarafından fiilen el atıldığı, fiilen el atılan kısım için sorumluluğun davalı ... Başkanlığına ait olduğu, fiilen el atılan kısım dışındaki yer için ... tarafından taşınmazın imar planında ayrılış amacına uygun olarak makul süre içerisinde kamulaştırma yapılmadığı, bu kısım için sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı; ancak hukuken el atılan taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4/3 maddesi ve konu hakkındaki Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı) uyarınca maktu harca ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği taşınmazın imar planında ilköğretim okulu alanı olarak ayrılması nedeni ile hukuken el atılan kısım yönünden de davalı ... aleyhine açılan davada maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak ve karar düzeltilerek, el atılan bölümler gözetilerek taşınmazın ... ve ... adına tesciline karar verilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 üncü maddesinde sadece harçların maktu olacağı düzenlendiğinden vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca taşınmazın Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan ve bedeline hükmedilen taşınmaz yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.
5. Bedeline hükmedilen taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescili gerekirken Milli Eğitim Bakanlığı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ve davalı ... vekillerinin diğer sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendinin (c) harfli alt bendinde yer alan ''...'' ibaresinin hükümden çıkartılarak ''Maliye Hazinesi'' ibaresinin yazılması, 2 numaralı bendin (j) harfli alt bendinde yer alan "30.000,00" sayısının çıkarılması, yerine "120.748,68" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!