Sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde maluliyet oranının kaza tarihindeki mevzuata göre tespiti temyiz incelemesi.
Özet: Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik iddiasıyla sigorta şirketinden tazminat talep eden davacının davası, uyuşmazlık hakem heyeti tarafından sonradan alınan bir raporda maluliyet bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; davacının, kendi sunduğu ve kaza tarihindeki mevzuata uygun hazırlandığını belirttiği maluliyet raporunun dikkate alınması gerektiği yönündeki itirazının da reddedilmesi üzerine temyiz başvurusu yapılmış ve yüksek mahkeme, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı iddialarında zararın kapsamının tespiti için maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenmesinin zorunlu olduğunu belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İş ████████ KararSAYISI
: 2024/İHK-27298SAYISI
: K-██████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı 29.07.2022 tarihli trafik kazasında, yaya olan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 834.786,18 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusura yönelik tespit yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 olarak uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında alınan 06.04.2024 tarihli heyet raporu ile davacıda maluliuyet bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunmuş oldukları 25.09.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik dikkate alınarak düzenlendiğini, usule uygun olduğunu, dosyanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 29.07.2022 tarihinde meydana gelmiştir.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak 25.09.2023 tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun biri ortopedi ve travmotoloji uzmanı, diğer üçü adli tıp uzmanı hekim tarafından hazırlandığı ve “nöbeti olmayan, epilepsi nöbet riski olan” olarak nitelendirilen rahatsızlığı nedeniyle %5 oranında, yüz bölgesinde çeşitli büyüklükte skar izi bulunduğu gerekçesiyle %3 oranında, toplam %8 oranında malul kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; yargılama sırasında alınan 06.04.2024 tarihli maluliyet raporunda davacıda bulunan skar izinin vücut yüzeyinin %1'lik alanı kaplamadığı ve “nöbeti olmayan, epilepsi nöbet riski olan" rahatsızlığı nedeniyle rapor tarihine kadar tedavi gördüğüne ilişkin bir belge bulunmadığı ve bu nedenle davacıda maluliyet bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da davacının itirazının reddine karar verilmiştir.Hükme esas alınan maluliyet raporu her ne kadar kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınmışsa da yaralanma nedeniyle maluliyet oranı belirlenmesi için uzman doktor heyette bulunmamaktadır.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıya ait tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “nöbeti olmayan, epilepsi nöbet riski olan” olarak nitelendirilen rahatsızlığı nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek, yine skar izi nedeniyle maluliyet oranı belirlenmesi için ileri derecede skar dokusu bozulması veya vücudun en az %1'ini kapsaması gerektiğine, rapordaki değerlendirmenin yönetmelikteki arazın tanımı ve ağırlığına uygun olmayabileceği şüphesi bulunduğuna göre davacının yaralanması sonucu oluşan yara izinin ömür boyu maluliyete sebep olup olmayacağı hususundaki tespitlerin yeterli olmaması sebebiyle yakın bir üniversite hastanesinden davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun içerisinde plastik cerrahın ve nöroloji uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan davacının maluliyeti hususunda gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.