İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş fatura alacağına dair icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıya kestiği hizmet faturasından kaynaklanan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali davasına ilişkindir; davacı, 92.650,00 TLlik faturanın ödenmeyen 39.650,00 TLlik kısmı için takip başlatmış, davalı ise borca dayanak gösterilen protokoldeki kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını, borcunun bulunmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi, geçerli kabul ettiği protokol uyarınca davalının davacıya 10.000 TL borçlu olduğuna ve %20 icra inkar tazminatı ödemesine hükmetmiş, davalı da bu kararı protokolün geçersizliği ve borcun bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalıya kesmiş olduğu █████/2018 tarihli, 92.650,00 TL bedelli faturanın 39.650,00 TL'lik kısmının ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazı neticesinde dosyanın İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası olarak yenilendiğini, davalının takip dosyasına 29.650,00 TL kısmi ödeme yaparak kalan kısma itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamadıklarını, müvekkil şirket tarafından davalı tarafa teşhis ve hizmet bedeli verildiğini, e- faturaya itiraz edilmediğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesin karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borca dayanak gösterdiği protokoldeki kaşe ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere protokolün geçerli olduğunun kabulü halinde dahi müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının davada alacaklı olduğunu talep ettiği 10.000,00 TL borca ilişkin bir fatura düzenlemediğini, dosyaya bu bu yönde bir fatura sunulmadığını, müvekkilinin cari hesabında gözüken tüm borcu davacıya ödediğini belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davacı tarafın, iddiaların ispatı için davalının imzasını taşıyan ve imza inkarına konu olmayan (her ne kadar davalı vekilince cevap dilekçesinde söz konusu protokolde müvekkili şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığı bildirilmiş ise de protokol incelendiğinde imza ve kaşenin mevcut olduğu, imza yahut kaşenin sahteliğine dair açık bir itirazının bulunmadığı görülmüştür.) protokol sunduğu, protokol uyarınca davalının kaşe imzasını içeren 04.09.2018 tarihli “fiyatlandırma detayı ve ödeme protokolü” muhteviyatlı belge dikkate alındığında davaya konu hizmet bedelinin 120.000 TL olduğu protokol hükümlerince sabit olduğundan davalının aksini yazılı bir belge ile ispat edemediği ve aksini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu dikkate alındığında davalının davacıya bakiye 10.000 TL borcu bulunduğu gerekçesi ile davalı/takip borçlusunun İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, kabulüne karar verilen asıl alacak miktarının %20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının borca dayanak gösterdiği protokoldeki kaşe ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere protokolün geçerli olduğunun kabulü halinde dahi müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının davada alacaklı olduğunu talep ettiği 10.000,00 TL borca ilişkin bir fatura düzenlemediğini, dosyaya da bu bu yönde bir fatura sunulmadığını, müvekkilinin cari hesabında gözüken tüm borcu davacıya ödediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, teşhis ve tedavi hizmetinden kaynaklanan alacağının tahsili için girişilen icra takibine vâki kısmi itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhine 39.650,00 TL asıl alacak ve 2.965,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.615,60 TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde, 29.650,00 TL dışındaki alacak miktarının tamamına, tüm faiz ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava dosyasında davacı tarafından borcun sebebi olarak 14.09.2018 tarihli 92.650,00 TL bedelli faturaya ve 04.09.2018 tarihli protokole dayanılmıştır.04.09.2018 tarihli protokol incelendiğinde; 06.07.2018- 13.09.2018 tarihleri arasında uygulanan tedavi bedelinin toplam 120.000,00 TL olduğu, toplam 120.000,00 TL tedavi bedelinden 27.350,00 TL sinin ödendiği, kalan tutarın 92.650,00 TL olduğu, kalan 92.650,00 TL tutarın 29.09.2018 tarihinde 24.000,00; 29.10.2018 tarihinde 24.000,00 TL; 29.11.2018 tarihinde 24.000,00 TL ve 29.12.2018 tarihinde 20.650,00 TL olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.Dosyaya davacı tarafından sunulan ödeme belgelerine göre davalının 05.10.2018 tarihinde 24.000,00 TL ve 02.11.2018 tarihinde 29.000,00 ödeme yaptığı anlaşılmıştır.23.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından incelemeye sunulan 2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafından incelemeye sunulan 2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, dosyaya sunulu davacı tarafından hazırlanan davalının kaşe imzasını içeren 04.09.2018 tarihli “fiyatlandırma detayı ve ödeme protokolü” muhteviyatlı belge üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafından davalıya verilen tedavi hizmeti bedelinin 120.000,00 TL olduğu, davalının ticari defterlerinin ödeme yönünden protokolle örtüştüğü, protokol öncesinde davacı yana 27.350,00 TL ve Protokol sonrası 53.000,00 TL olmak üzere davalı tarafından davacıya yapılan toplam ödemenin 80.350,00 TL olduğu, takip tarihi itibarıyla ödenmemiş tedavi hizmet bedelin ise 39.650,00 TL olduğu, davalı tarafından icra dosyasına 24.06.2018 tarihinde 29.650,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından davada takibin, kalan asıl alacak tutarı olan 10.000,00 TL üzerinden devam edilmesi talebi ile davanın ikame edildiği, bu noktada davacının davalıdan talebi ile bağlı asıl alacağının takip tarihi olan 02.02.2019 tarihi itibarıyla 10.000,00 TL olduğu, davacının 10.000,00 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan 02.02.2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davalı tarafından dosyaya sunulan protokoldeki kaşe ve imzaya davalı şirket tarafından itiraz edilmiştir. Davacı tarafından BS formu ile vergi dairesine 85.787,00 TL %8 KDV dahil 92.650,00 TL bildirim yapılmıştır. Davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine 101.851,00 TL + %8 KDV dahil 110.000 TL bildirim yapılmıştır. Bilirkişi raporunda, her iki taraf kayıtlarında toplam 110.000,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından davalı tarafa düzenlendiği tespit edilmiştir. Ancak raporda, davalının 10.000,00 TL ödemesine ilişkin davacı kayıtlarında kesin bir tespit yapılamamıştır. Bu tespitlere göre, davalının toplam borcu 110.000,00 TL iken protokole göre ise 120.000,00 TL dir.Protokolde borcun 120.000,00 TL olduğu yazılı ise de, protokoldeki imzaya davalı tarafından itiraz edilmiştir. Bu nedenle, borcun tam olarak ne kadar olduğu hususunda protokol tarihinde davalı şirket adına imzaya yetkili kişilerin protokol tarihi öncesine ve sonrasına ait imza örnekleri ilgili kurumlardan toplanıp, davalı şirket adına imzaya yetkili kişi mahkeme huzurunda isticvap edilip, imza örnekleri alındıktan sonra imza incelemesi için grafolog bilirkişiden rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyanın dairemiz kaldırma ilamı gereğince yargılama yapılmak ve bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 170,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,23 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026