Kamulaştırma Kanunu mülga 38. madde uyarınca tapu iptal ve tescil davasında fiili el atma ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi kararı.
Özet: Bu dava, kamu idaresinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun mülga 38. maddesine dayanarak, 20 yıldan uzun süredir yol olarak kullanılan bir taşınmazın tapusunun iptali ve idare adına tescili talebiyle açtığı ve mahkemenin başlangıçtaki kabul kararının, taşınmaza fiilen el atılma tarihinin kesin olarak saptanamaması ve ilgili kanun hükümleri ile hak düşürücü sürelerin doğru uygulanabilmesi için iki kez bozulmasının ardından, yerel mahkemenin sonunda davayı hak düşürücü süre nedeniyle reddetmesi üzerine, davacı idarenin bu ret kararını temyiz etmesiyle ilgili hukuki süreci ele almaktadır.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: RetTaraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 38 inci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 10 60... parsel sayılı taşınmazın 20 yıldan uzun süredir yol olarak kamu hizmetine tahsis edildiğini, bu nedenle 2942 sayılı Kanun'un mülga 38 inci maddesi uyarınca tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 03.12.2009 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece dava konusu taşınmaza hangi tarihte fiilen el atıldığının saptanamadığı, taşınmaza hangi tarihte el atıldığı tespit edilerek; 09.10.1956 tarihinden önce el konulduğunun tespiti halinde; 221 sayılı Kanun'un 12.01.1961 günü yürürlüğe girdiğinden, tapu maliklerinin dava açma hakkı 13.01.1963 günü sona ermiş olacağından, davanın sözü edilen kanun nedeniyle kabulüne, 09.10.1956 – 04.11.1983 tarihleri arasında el konulduğunun tespiti halinde ise tapu iptal ve tescil davasına dayanak yapılan 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ile iptal edildiğinden 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6 ncı madde 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmış olup, idarenin 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açma imkanı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci KararMahkemenin 02.07.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın davalı Hazine yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde kayyım ve Vakflar Bölge Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulunan bilgi ve belgelerden taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığının kesin olarak tespit edilmediğini, bu durumda; dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığının tespiti için, 09.10.1956 tarihinden önceki döneme ait hava fotoğrafı ile bitişik taşınmazların inşaat yapım ve yapı kullanma izin belgeleri de getirtilip, refakate resen alınacak fen ve fotogrametri uzmanı bilirkişiler marifetiyle mahalinde keşif yapılıp, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının tespiti halinde 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 19.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının saptanması halinde ise işin esasına girilip, sorumlu idare de belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son KararMahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranMahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğunu, çekişme konusunun ise taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atılıp atılmadığı olduğunu, taşınmaza belirtilen tarihten önce el atıldığının sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık taşınmaza fiilen el atıldığından tapu kaydının iptali ile tescili istemine ilişkindir.2.Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dairemizin son bozma kararında dava kamulaştırmasız el atma davası olarak değerlendirilmek suretiyle bozma kararı verildiği anlaşılmış olup, bu husus maddi hataya dayalıdır. Maddi hata sonucu verilen kararlar taraflar arasında usuli kazanılmış hak teşkil etmez. Bu nedenle; hava fotoğraflarının değerlendirilmesi sonucunda dava konusu taşınmazın 1950 yılından itibaren 160 nolu parselin ... caddesine çıkış yolu olarak kullanıldığı anlaşılmış olup, tapu kaydı 13.01.1963 tarihinden önce oluştuğundan, 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup tapu kayıtlarının iş bu yürürlük tarihinden önce oluştuğu dikkate alındığında, malikin 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu hâlde bu hakkını kullanmadığı, 221 sayılı Kanun’un 1 inci ve 7 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, ████████ Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar, 12.12.1989 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının yürürlük tarihinin 04.05.2023 olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetildiğinde, 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atılan ve kamuya tahsis edilen taşınmazlar ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına kamulaştırılmış ve dava konusu taşınmazın mülkiyeti 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705/2 nci maddesi gereğince tescilden önce kazanılmış sayılacağından, mahkemenin vereceği tescil kararının yenilik doğurucu değil daha önce meydana gelmiş bir hukuki durumu tespit edici (bildirici) nitelikte bulunmasından dolayı, 160 parsel sayılı taşınmazda halihazırda bulunan itfaiye binasının hangi tarihte yapıldığı da kesin olarak tespit edildikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının açıklanan nedenle BOZULMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.