Devlet Su İşleri tarafından yürütülen taşkın koruma projesi kapsamında özel mülkiyetteki ağaçların sökülerek zarar verilmesi sebebiyle tazminat talepli davada, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı tarafından incelenmesi gerektiği.
Özet: Bu karar, bir sel koruma projesi sırasında arazisindeki ağaçların kesilmesi ve zarara uğratılması iddiasıyla bir kamu kurumu ve bir inşaat şirketine karşı açılan tazminat davasıyla ilgilidir. İlk derece mahkemesi, mülk sahibinin zararlarını tespit ederek davacıyı haklı bulmuş ve davalılardan tazminat tahsiline hükmetmiştir. Ancak temyiz incelemesinde, üst mahkeme, kamu kurumunun kamusal nitelikteki faaliyetlerinden kaynaklanan zararların idari yargının görev alanına girdiğini belirterek bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ifadeyle ilk derece mahkemesi kararını bozmuş, inşaat şirketine yönelik kararda ise bir hata bulmamıştır.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: 2019/5 E. 2025/8 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... İnşaat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı idare tarafından taşkın koruma işinin ihalesinin davalı şirkete verildiği ve müvekkiline ait olan Van ili ... ilçesi ... mahallesi 3 43... parsel sayılı taşınmazda davalı idare tarafından dere yatağına yapılacak istinat duvarı amacıyla ekili araziye girilerek tahrifatta bulunulduğunu,15-30 yaş arası 42 ceviz ağacı, 10 yaşında 1 adet armut ağacı, 15-20 yaş arası 24 adet kiraz ağacı, 20 yaşında 78 adet kavak ağacı, 25-30 yaş arası 2 adet söğüt ağacının sökülerek çalışma yapıldığını, davacının mülkiyet hakkına zarar verildiğini, zarar nedeni ile davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalı kurumun adam çalıştıran olarak zarardan sorumlu olduğunu beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen ve sonradan artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL zararın davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiş, 07.12.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 195.606,72 TL olarak artırarak el atma tarihindeki yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulundukları, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Paz ve San Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; idare tarafından ihale edilen işin çevreye zarar verilmeksizin tamamlandığını, iddia edildiği gibi ağaçların tahrip edilmediğini, söz konusu ağaçların davalı tarafından kesildiğinin ispatı gerektiğini, davalı çalışanları tarafından tanzim edildiği belirtilen tutanağın delil niteliği olmadığını, ayrıca yapılan delil tespitinden kendilerinin haberi olmadığını, tespite dair dilekçe, tutanak, raporun kendilerine tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/6 Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olduğu, davacı tarafça, davalıların taşınmazında bulunan ağaçları kestikleri ve zarara uğradığını beyan ettiği, dosyaya alınan 20.11.2015 tarihli raporda tespit dosyasındaki rapora göre yapılan değerlendirmede davacının 195.606,72 TL zararı, 13.06.2015 tarihli rapor esas alındığında ise 12.844,96 TL zararının belirlendiği, davacının talebinin Borçlar Kanunu'nun 49,66 maddesine dayandığı ve taleplerin ıslah edildiği, tazminat miktarı açısından delil tespiti ile örtüşür 20.11.2015 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı gerekçesi ile 195.606,72 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... İnşaat Paz. San ve Tic Ltd Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 18.12.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "Davalı ... Genel Müdürlüğü bir kamu tüzel kişiliği olup, kural olarak işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Somut olayda, idarenin yasa ile kendisine verilmiş bulunan görevi gereği gibi yerine getirmediği ileri sürülmüştür. Bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projeler gereğince işi görmesi de verilen kararın neticesi olan birer idari eylemdir. 11.02.1959 günlü ve █████ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre de davalının eylemi nedeniyle açılan dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmünce bir tam yargı davasıdır ve bu davalara bakma görevi idari yargı yerine aittir. İdarenin görevini hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğinde olup hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Mahkemece, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı zararının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda, davaya konu meyveli ağaçlar yönünden, ağaçların geri kalan ekonomik ömürdeki getirebileceği ürün değeri ve odun bedeli toplamının davacı zararı olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanununun 49. (818 sayılı BK'nun 41.) maddesinde deyimini bulan zarar, mal varlığında meydana gelen bir azalmayı yani eksilmeyi ifade eder. Bu eksilme, mal varlığının zarar verici eylemin işlenmesi sonucu içine düştüğü durum ile bu eylem olmasa idi mal varlığının bulunacak olduğu durum arasındaki farktan ibarettir. Nitekim tazminatın amacı da mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski duruma getirilmesinin sağlanmasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.12.1965 günlü ve 4/219 esas ve 448 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi meyveli ağaçların kesilmesinden veya bunların hayatiyetine son verilmesinden doğan zararın ne şekilde hesap edileceği konusunda Borçlar Kanun'unda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda hayatın olağan akışı içerisinde oluşan hukuk kurallarının olaya uygulanması suretiyle adalete uygun bir sonuca ulaşmak gerekir. Meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği kökleşen Yargıtay içtihatlarıyla belli olmuştur. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir.
O halde mahkemece yapılacak iş hem uzman, hem de yerin sürüm değerini bilen kişilerden seçilecek bilirkişiler eliyle yukarıda belirtilen esaslar uyarınca zararın gerçek miktarının tespit ettirilmesidir. Bu esaslara aykırı olarak (ağaçların getirebileceği ürün esasına göre) düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılıp karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. "denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusunun haksız fiil nedeni ile maddi tazminata ilişkin olduğu, bozma kararından sonra gayrimenkul değerlenme uzmanı ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti ile keşif yapıldığı, 42 adet ceviz ağacı, 1 adet armut ağacı, 24 adet kiraz ağacı ve 78 adet kavak ağacının zarar gördüğünün tespit edildiği, Siirt verileri ve piyasa araştırması neticesinde zarar bedelinin 101.375,60 TL olarak belirlendiği, davalı şirketin zararı karşılaması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine davacı zararının tazmini isteği ile açılan davanın idari yargı yerinde açılması gerektiğinden, yargı yolu bakımından, HMK 114/1-b maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 101.305,60 TL haksız fiil nedeniyle maddi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnş. Paz. San.ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... İnşaat Pazarlama San ve Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplama yönteminin hatalı olduğu, taşınmazın meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, karar tarihine en yakın zararın tespiti gerektiği, dava tarihinden itibaren hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Paz. San ve Tic Ltd Şti vekili temyiz dilekçesinde; delil tespitine itiraz ettiklerini, taşınmazda ceviz ağacı olmadığını, 10 yıl sonra verilen raporun hatalı olduğunu, keşif kararı olmadığını, eksik araştırma yapıldığını, kendileri olmadan keşif yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşkın koruma işi sırasında davalılar tarafından, davacının bahçesindeki ağaçlarının kesildiği iddiasına dayanarak talep edilen maddi tazminata ilişkindir.
1.Davacı vekili, müvekkiline ait Van ili ... ilçesi ... mahallesi 3 43... parsel sayılı taşınmazda davalı idare tarafından dere yatağına yapılacak istinat duvarı amacıyla ekili araziye girilerek tahrifatta bulunulduğu,15-30 yaş arası 42 ceviz ağacı, 10 yaşında 1 adet armut ağacı, 15-20 yaş arası 24 adet kiraz ağacı, 20 yaşında 78 adet kavak ağacı, 25-30 yaş arası 2 adet söğüt ağacının söküldüğünü beyan ederek maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemenin 18.02.2016 tarihli kararında ağaçların bedelleri belirlenerek 195.605,72 TL maddi tazminata karar verilmiştir. Kararın davalılar tarafından temyizi üzerinde Dairenin bozma kararında davalı ... bakımından davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bu davalı açısından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi, diğer davalı şirketin temyiz nedenleri bakımından ise, meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, ağaçların kaim değerinin tespiti, bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntemin ise ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporları alınmış, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Bozma kararında hesaplamanın ağaçların kaim değerinin tespiti, ağaçların kaim eğer tespitinin ise ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesi şeklinde olacağı açıklanmış olmasına rağmen, mahkeme tarafından hükme esas alınan 20.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda 42 ceviz ağacının 91.315,64 TL, 1 adet armut ağacının 159,15 TL, 24 adet kiraz ağacının 7.74,27 TL, 78 adet kavak ağacının ise 2.065,64 TL olmak üzere toplam 101.305,60 TL olduğu, taşınmazın zemin bedelinin ise 271.478,63 TL olduğu beyan edilmiş ve 101.305,60 TL ağaç bedeline karar verilmiştir.
18.12.2018 tarihli bozma kararında zararın belirlenme yöntemi detaylı şekilde açıklanmasına rağmen mahkeme tarafından hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak salt ağaç bedeline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; bozma kararında belirtilen hesaplama yöntemi dikkate alınmak suretiyle davacının kesildiğini iddia ettiği 42 ceviz ağacı,1 adet armut ağacı, 24 adet kiraz ağacı, 78 adet kavak ağacına ilişkin zararının ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir. Tazminatın amacı, mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski durumunun sağlanması olduğuna göre zarar verici olayın zarara uğrayana sağladığı yararların da zarar tutarından indirilmesi suretiyle zararın netleştirilmesi genel tazminat kurallarının bir gereği ve sonucudur. Zira aksi halde mağdur zenginleştirilmiş olacaktır. Bu bakımdan zarar miktarı belirlenirken mağdurun sağladığı yararlar göz önüne alınmak ve zarar miktarından indirilmek suretiyle net zarar saptanmalıdır. O halde yaşamını kaybeden ağaçların odun olarak değerinin tespitiyle zarardan indirilmesi suretiyle zararın net tutarının bulunması gerekirken bu yönün eksik bırakılmış olması da doğru görülmemiştir. Şu durumda mahkemece; uyulmasına karar verilen ve yukarıda anılan Dairenin bozma ilamına uygun şekilde araştırma yapılıp bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
2. Bozma neden ve şekline göre temyize gelen davacı ve davalı ... İnşaat Pazarlama San ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacı ve davalı... İnşaat Pazarlama San ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2. Bozma nedenine göre davacı ve davalı ... İnşaat Pazarlama San ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ile davalı ... İnşaat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!