Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf kararının, sanığa usulsüz tebligat ve gerekçeli karardaki suç tarihi hatası nedeniyle Yargıtayca bozulması.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddi kararının temyiz incelemesinde, sanığın denetim süresinde kasten yeni suç işlediği iddiasıyla hükmün açıklanmasına geçilirken, yasal adresine değil MERNİS adresine usulsüz gönderilen tebligatla savunma hakkının kısıtlanarak duruşmaya davet edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinde hata yapıldığı gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesinin istinaf reddi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
4. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hakaret
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın telefon numarasının hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, bu sebeple delil olamayacağına, sanığın şikayetçinin polis olduğunu bilmediğine ve basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında "05.10.2015" olan suç tarihinin "04.10.2015" olarak gösterilmesi,
2. 5271 sayılı Kanun'un ██████. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılıp, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği; ancak sanığa duruşmaya davet için gönderilen ihtarlı tebligatın, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca beyan edilen son adresine gönderilmesi gerekirken, bu adresten farklı olan MERNİS adresine gönderilmesi ve bu adresten merciine iade edilmesi üzerine aynı Kanun'un 21-2. maddesine göre tebliği nedeniyle usulsüz olması karşısında, usule uygun meşruhatlı davetiye tebliğ olunup savunması alınmadan karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!