5. Hukuk Dairesinde, imar planında eğitim alanı olarak gösterilen taşınmaza kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan bedel tahsili davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin husumet yokluğuyla reddine dair kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar tarafından imar planında eğitim alanı olarak belirlenen ve kamulaştırmasız fiili el atma iddiasıyla taşınmaz bedelinin tahsili için açılan davada, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; ancak davalı idarenin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, sorumlu idarenin belediye olduğu ve bu nedenle husumet yokluğu gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak davayı reddetmiştir. Davacı vekili, bu ret kararını temyiz ederek mülkiyet hakkının kısıtlandığı argümanıyla hukuki sürecin devamlılığını sağlamaktadır.

MAHKEMESİ
: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 04.10.2022KARAR
: Esastan ret /Yeniden esas hakkında verilen kararİlk Derece Mahkemesi
: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Nevşehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9 ada 9 parsel sayılı taşınmazın hem Uygulam İmar Planında eğitim alanı olarak bulunduğu hem de fiilen eğitim alanı bütünü içerisinde kaldığından kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiğini, davalı Bakanlıkça dava konusu taşınmazla ilgili kamulaştırma yapılmadığı gibi bugüne kadar taşınmaz bedelinin de ödenmediğini, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını, bu nedenle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare cevap dilekçesinde; dava konusu el atma belediye imar planından kaynaklandığını ve kamulaştırmasız el atma davalarının hukuki el atma türüne örnek teşkil ettiğini, dava konusu parselin fiilen kullanım alanı içerisinde olmayıp ilkokul alanının bitişiğinde bulunduğunu, idari bir işlem söz konusu olduğunu, yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, bölgede okul ihtiyacı olmadığı yönünde oluşan kanaat sonucunda ... Belediyesi ile gerekli yazışmalar yapıldığını ancak ilgili belediyece eşdeğer bir alan bulunmadığı gerekçesi ile davalı idarenin talebinin reddedildiğini, idarece söz konusu arsaya bir ihtiyaç duyulmaması nedeniyle dava konusu işlemin muhatabının ... Belediyesi olduğunu beyan ederek yargı yolu ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.sunmamıştır.III. İlk Derece Mahkemesi KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedel ve faiz yönünden kararın kaldırılmasını ve taşınmazın gerçek bedelinin belirlenmesini, faiz olarak tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedeline dava tarihindeki TUİK ÜFE endeksinin ödeme tarihindeki ÜFE endeksine göre endekslenmesi suretiyle ödenmesine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın emsale göre hem daha değerli hem de şehrin merkezine daha yakın konumda olduğunu, tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek karşılığın altında kalması nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bedele ilişkin hükmünün kaldırılmasını ve taşınmazın gerçek karşılığının belirlenmesini talep ettiklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemi yapanın Bacıbektaş Belediye Başkanlığı olduğunu, müvekkili idarenin herhangi bir dahli bile olmamakla birlikte davaya konu araziye ihtiyacı olmadığını, dolayısıyla davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, önceki takyidatların doğrudan mahkemece bedele yansıtılması gerektiğini, hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini, iş bu davaya konu edilen taşınmazın kullanım amacının yalnızca kamusal olacak nitelikte olduğunu, taraflarınca bilirkişi kök raporuna itirazlar yapıldığını, ancak alınan ek raporda da itirazlarının giderilmediğini, rapora itirazlarının sonucu henüz netlik kazanmamışken davanın kabulü yolunda karar verilmesinin hakkaniyet duygusunu zedelediğini, mahkeme kararına dayanak teşkil eden emsal taşınmazın emsal olarak niteliklerini haiz olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “ilköğretim alanı” olarak ayrıldığı ve dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığının analşaıldığı, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun (222 sayılı Kanun) 63 üncü maddesi gereğince ilkokulların arsa temininden İl Özel İdareleri sorumlu olduğu ve yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “İlköğretim Alanı” olarak ayrıldığı göz önüne alındığında davanın Nevşehir İl Özel İdaresine karşı açılması gerektiği, 222 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince Nevşehir İl Özel İdaresi sorumlu olduğundan davalı ... hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmiştir.A. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili olarak defalarca Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurulduğunu, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kamulaştırma sorumluluğunun kendilerinde olmadığı, İl Özel İdaresinde olduğu hiçbir aşamada ifade edilmediğini, diğer yandan 10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Millî Eğitim Bakanlığını düzenleyen Onbirinci Bölümünün 318/B maddesinin (1) fıkrasının (b) bendine göre kamulaştırma işlemlerini yürütme görevinin Millî Eğitim Bakanlığı İnşaat Emlâk Genel Müdürlüğüne verildiğini, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 222 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe girdiğinden öncelikle uygulanması gerektiğini, bir an için davanın İl Özel İdaresine karşı açılması gerektiği varsayılsa bile usul ekonomisi gereği davanın reddedilmeyerek İl Özel İdaresinin davaya dahil edilmesi için süre verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesinde taraf değişikliğinin düzenlendiğini, Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılan başvurularda ve İlk Derece Mahkemesi yargılama aşamasında ve istinaf başvurusunda dahi kamulaştırma yetkininin İl Özel İdaresinde bulunduğu ileri sürülmediğinden taraf değişikliğinin hem dürüstlük kuralına aykırı olmadığını hem de tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığını, taşınmazın gerçek bedelinin belirlenmesini ve tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedeline dava tarihindeki TUİK ÜFE endeksinin ödeme tarihindeki ÜFE endeksine göre endekslenmesi suretiyle faiz uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Belediye'nin Büyükşehir Belediyesi olmadığı, bu kapsamda, 6360 sayılı Kanun uyarınca İl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin kaldırılmadığı anlaşılmıştır.3. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, halihazırda yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında dava konusu taşınmazın “İlköğretim Alanı” olarak ayrıldığı anlaşıldığından 222 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilkokulların arsa temininden İl Özel İdareleri sorumlu olup davanın Nevşehir İl Özel İdaresine karşı açılması gerektiğinin kabulü ile davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi, davalı idarenin tarafta iradî değişikliğe rıza göstermediğinin anlaşılması karşısında yerindedir.4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle olarak karar verildi.