2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, sulu tarım arazisi değerlemesi, gelir metodu, kapitalizasyon oranı ve objektif değer artışı uyuşmazlığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, Banaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde başlatılan bir kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili davasının yargılama sürecini özetlemektedir; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, hem davacı idarenin hem de davalıların kamulaştırma bedelinin tespiti yöntemleri (gelir metodu, ürün seçimi, kapitalizasyon faiz oranı, objektif değer artışı, kalan kısım değer düşüklüğü) konusundaki itirazlarıyla İzmir Bölge Adliye Mahkemesine yaptıkları istinaf başvurularının, arazinin sulu tarım arazisi niteliği dikkate alınarak belirli ürünler ve %4 kapitalizasyon faiz oranıyla yapılan değer tespitinin hukuka uygun bulunması gerekçesiyle esastan reddedilmesi ve akabinde davacı idarenin bu kararı temyiz etmesi süreçlerini içermektedir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ Esas, █████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 24.08.2020
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Banaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak ili, ....ilçesi, ... köyü 1 08... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli tespit edilirken gelir metoduna göre yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, münavebe ürünlerin hatalı seçildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edildiğini, ancak arazinin nasıl sulandığı ve nereden sulandığına dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak uygulanması gerektiğini, objektif değer artışının uygulanamayacağını, kamulaştırma dışı kalan alanın kamulaştırma nedeniyle değer kaybettiğinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu gereğince arsa niteliğinde kabul edilerek, değerinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, objektif değer artışının %15 olarak değil Yargıtay kararlarına da uygun olarak en az %200-250 arası olarak uygulanması gerektiğini, %3 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanması gerektiğini, raporda münavebeli tarımsal ürün olarak buğday, şeker pancarı, ayçiçeği, kuru fasulye, ve mısır kabul edilerek hesaplama yapıldığını; ancak dava konusu taşınmazda verimli toprak yapısı nedeniyle daha nitelikli olan haşhaş üretimi de yapıldığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda daha yüksek oranda değer azalışına hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların sayısının eksik, bedellerinin ise düşük hesaplandığını ileri sürmüştür
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sulu tarım arazisi olduğu kabul edilerek ve 2020 yılı Banaz İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün buğday, şeker pancarı, ayçiçeği, kuru fasulye ve mısır münavebe planına göre ve bu ürünlere ilişkin maliyet cetveli kullanılarak değerlendirme yapılmasının, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasının ve taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmın açısından değer düşüklüğü uygulamasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalılara ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!