İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan kargo hizmet bedeli alacağı itirazın iptali davasında, davalının faturaya süresinde itiraz etmemesi ve bedelin fahiş olmaması gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Özet: Bir taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, davalı tarafından fahiş olduğu iddia edilen kargo hizmet bedelinin bilirkişi raporlarıyla piyasa rayiçlerine uygun olduğunun ve davalının faturaya süresinde itiraz etmediğinin anlaşılması üzerine ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru bulunarak, davalı vekilinin fahiş bedel ve süresinde itiraz iddialarını içeren istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2020
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesindne Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2017
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
:Davacı vekili, davalıya verdiği kargo hizmeti fatura bedeli 13.756,31-TL alacağının tahsili için İstanbul 14. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili, davacının fiyat hususunda onay almadığını, normalde davacıya ödediği hizmet bedellerinin 1.000-2.000-TL iken davaya konu taşıma için fahiş fiyat istenildiğini, bedele yapılan itirazın davacı tarafından haklı bulunduğunu ve alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
:Mahkemece, davacı vekilince sunulan önceki taşımalara ait faturalar incelendiğinde, kargonun ağırlığı itibariyle davaya konu bedelin fahiş bulunmadığı, bilirkişi raporunda da istenilen bedelin piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu ve davalının faturaya süresinde itiraz etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının takibe itirazının 13.756,31-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, likit asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili, taşımanın her zaman karayoluyla yapıldığını, müvekkilin taşımanın hava yoluyla yapılmasına dair talebi olmamasına rağmen davacının havayolunu tercih ettiğini, müvekkilden onay alınmadığını; müvekkil tarafından fatura tutarından haberdar olunduğu anda tutara ilişkin itirazların davacıya bildirildiğini, taraflar arasındaki e-posta kayıtlarında davacının bedelde indirim yapmayı kabul ettiğini; talebin fahiş olduğunu ve alacağın likit olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı aleyhine İstanbul 14. İcra Dairesi'nde faturaya dayalı açık hesaptan kaynaklanan 13.756,31-TL asıl alacağın tahsili için takip başlatmış; davalının itirazı üzerine takibin durmuştur.Mali müşavir ve taşıma uzmanından oluşan bilirkişi heyet raporunda, davacının kayıtlarını incelendiği, █████/2016 tarihli 13.756,31-TL bedelli İsveç'ten İstanbul'daki davalıya
gönderilmiş 1.518 kg kargo için düzenlenen fatura bedelinin fahiş olmadığı görüşü belirtilmiştir.Davalının itirazı üzerine alınmış 1. ek raporda, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında belirtilmiş 260-Euro iade faturası karşılığı (3,2066-TL üzerinden) 833,72-TL'nin düşümü kabul edilirse, davacının 12.922,59-TL alacaklı olduğu ifade edilmiştir. İtiraz üzerine alınmış 2. Ek raporda, davalının faturaya █████/2016 tarihli e-postayla itiraz edildiği, faturanın davalıya ne zaman teslim edildiğinin belli olmadığı, süresinde itiraz edildiği benimsenmez ise ilk rapordaki emsal 11.077,15-TL'nin; benimsenirse 13.756,31-TL alacak bulunduğu belirtilmiştir. Davacı dosyaya sunduğu belgeyle, faturanın davalıya █████/2016 tarihinde teslim edildiğini ve süresinde itiraz edilmediğini ileri sürmüştür. Buna göre somut olayda davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, hizmet bedeli hususundadır. Taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında davalının faturaya konu taşımaya onay verdiği görülmektedir. Fatura davalının adresinde █████/2016 tarihinde teslim edilmiştir. Ayrıca █████/2016 tarihli e-postayla davalıya söz konusu ödemenin geciktiği bildirilmiş, davalı da cevabi e-postasında konuyla ilgili (eşi) ... Bey'in talimatını beklediğini söylemiştir. Buna göre davalının faturaya süresinde itiraz etmediği ve faturadaki hizmet bedelinin fahiş olmadığı gözetildiğinde, davanın kabulü ile faturaya dayalı likit alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesinde hata bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 939,69-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 475-TL harcın mahsubu ile kalan 464,69-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 83,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!