4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında irtifak hakkı bedel tespiti ve tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin tescil, takyidat ve vekalet ücreti itirazlarını reddeden kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Mevcut karar, davacı idarenin açtığı kamulaştırma irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararındaki tescilin kesinliğinin belirtilmemesi, tapudaki takyidatların bedele yansıtılması ve idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gibi hususlara ilişkin itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesinin ardından, davacı idarenin bu ret kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunun da usul ve yasaya uygun bulunarak reddedilmesini konu edinmektedir; Bölge Adliye Mahkemesi, kanunen kesin olan tescilin kararda açıkça belirtilmese de geçerli olduğunu, haciz ve ipoteklerin bedele yansıtıldığına dair hüküm bulunduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru olduğunu gerekçe göstermiştir.

MAHKEMESİ
: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 31.07.2019KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Çal Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Denizli ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil bakımından kesin olarak karar verilmemesinin hatalı olduğunu, tapudaki takyidatların bedele yansıtılmasına ilişkin hüküm tesis edilmemesinin hatalı olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Denizli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine yönelik davacı tarafın itirazlarının bulunulmadığının anlaşılması karşısında bedele ilişkin Dairelerince değerlendirme yapılmadığı, davacı tarafça İlk Derece Mahkemesi kararının tescil bakımından kesin olarak verilmemesinin hatalı olduğu iddia edilmiş ise de 2942 sayılı Kanun'un 10/8 inci maddesinde tescil hükmünün kesin olduğunun belirtildiği, kanunen kesin olan hususla ilgili olarak kararda tescil yönünden kesin olduğunun belirtilmemesinin kararı kesin olmaktan çıkartmayacağı, tescil hükmünün kesin olarak verildiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan haciz ve ipoteklerin bedele yansıtılmamasına karar verildiği iddia olunmuş ise de İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1 inci maddesinin ikinci bendinde "tapuda mevcut olabilecek haciz ve ipotekler bedele yansıtılmak suretiyle davalıya ödenmesine" şeklinde karar verildiği, davacı tarafın iddiasının yerinde olmadığı, davacı tarafça lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğu beyan edilmiş ise de Avupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararıda göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.