İflas tasfiyesinde bankanın müteselsil kefilin sorumluluğu nedeniyle sıra cetveline reddedilen alacağının kayıt kabulüne yönelik itiraz davası.
Özet: Davacı banka, dava dışı bir şirkete kullandırılan kredilere müflis şirketin 1.106.247,69 TL tutarında kefil olduğunu iddia ederek, iflas idaresince kefaletin 800.000 TL ile sınırlı olduğu gerekçesiyle reddedilen 306.247,69 TL alacağının iflas masasına kaydını talep etmiş; kefilin kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğunu ve bu nedenle üst sorumluluğun belirlenen limit ile sınırlandırılamayacağını öne sürdüğü İcra ve İflas Kanunu 235. maddesi uyarınca açılan sıra cetveline itiraz davasında, sunulan bilirkişi raporu müflis şirketin 800.000 TL kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil olduğunu belirlemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili bankanın dava dışı ... Tasarım İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kullandırmış olduğu kredilere davalı müflis şirketin kefaleten sorumlu olduğunu, Müflis şirkete Üsküdar ... Noterliğinin 02.01.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile 580.460,84 TL ile 9.799,08 TL nakdi alacağın ödenmesi ve 3.200,00 TL çek bedelinin depo edilmesi için hesabın kesilip kat edildiği, müflis şirketin kefaleten 1.106.247,69 TL müvekkil bankaya borcu bulunduğunu, İflas İdaresinin kefaletin 800.000,00 TL olduğunu gerekçe gösterip alacağın 306.247,69 TL'lık kısmının iflas idaresince reddedildiğini, oysaki kefilin kendi temerrüdünün sonuçlarından da sorumlu olduğunu, bu nedenle müflisin üst sorumluluğunun 800.000,00 TL ile sınırlandırılamayacağını belirtilerek, kabul edilmeyen 306.247,69 TL'nin ilaveten iflas masasına kaydının yapılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, İİK 235/1 maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz davasıdır.Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... İflas Sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. Maddesinde; "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.Anılan hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir. (Atalı /Ermenek /Erdoğan, s. 613) Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.(Kuru, s. 1333)Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Sadece alacak belgesinin bulunması alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli olmayıp alacaklı-borçlu arasındaki temel ilişkilere inilip sair belge ve bilgilerle gerçek alacağın tespit edilmesi gerekli olup ispat hususu da alacaklıya aittir.Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu (asıl borçlu) ... Proje Tasarım İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, iş bu sözleşmeyi davalı müflis kefilin de 800.000,00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, davalı müflis kefil yukarıda belirtilen ... Proje firmasının kredi borcuna kefalette bulunmuş olması nedeniyle, kefaleten belirtilen tablo uyarınca borçtan müteselsilen sorumlu oldukları nazara alındığında, bu bedelin İFLAS MASASINA kaydettirebileceği kanaati edinildiği, Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; MÜFLİS şirketin İFLAS tarihi (31.03.2021) itibariyle tespit edilen herhangi bir EK alacak miktarı bulunmamaktadır. Çünkü hesaplanan miktardan daha fazlası (800.000,00 TL olarak) masaya kaydedilmiştir. .... 'dan Sağlanan Tahsilat Tazminat Yönünden ...'nun kefaletiyle DAVA DIŞI (asıl borçlu) .... PROJE TASARIM İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 'ne (1) adet kredi kullandırılmıştır. Bu kefalete atfen ... A.Ş. tarafından MÜFLİS ŞİKETİN İFLAS TARİHİ 31.03.2021'den sonra olmak üzere 31.10.2023 tarihinde 163.793,07 TL tutarında TAZMİNAT ödemesi yapmıştır. Davacı banka,... A.Ş. ile yapılan ek kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davalı MÜFLİS şirketten tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı banka tazmin edilen iş bu bedel (163.793,07 TL) bakımından davanın konusu dışında kalan takiplere aynen devam etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bir başka deyişle davacı banka, ... A.Ş. ile imzalanan EK kefalet protokolü (D bendinin 1.2 ve 4.fıkraları) ve Bakanlar Kurulu Kararları (██████████-█████████ ve █████████) kapsamında, dava dışı şirket ve/veya dava dışı kefillerden ....'nin kefaleti kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacaklarını tahsil etmek için açılan icra takiplerine aynen devam edilebileceğinin düşünüldüğü, Çünkü, bahse konu ödemeler/tazminatlar davalı kefil müflis şirket ve/veya dava dışı asıl borçlu tarafından yapılmamıştır. İşte bu bakımdan gerek davacı banka ile dava dışı .... A.Ş. arasında akdedilen Ek Kefalet protokolü ve gerekse de Bakanlar Kurulu Kararına atfen sanki hiç ödeme yapılmamış gibi olası ya da mevcut takiplere aynen devam edilebilineceği nazara alındığında, ... 'den tazminat yoluyla tahsil edilen 163.793,07 TL'nın müflis şirketin kefaletten doğan kredi borcuna mahsup edilemeyeceği tespit edilmiştir.Denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bilirkişi raporu, davacı bankanın ticari defter tasdik bilgileri, genel kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, hesabın katı ve dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu davalı müflis şirketin iflas tarihi olan 31.03.2021 tarihi itibariyle davacının talep edebileceği herhangi bir alacak miktarının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın REDDİNE,1-Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,4- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ....e-imzalıdır"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."