İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bankanın kredi kartı borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasında, kefaletin geçerliliği ve borç miktarına yönelik uyuşmazlıklar.
Özet: Banka tarafından, kredi kartı borçlarının ödenmemesi nedeniyle bir şirkete ve kefiline karşı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında; davacı banka borcun sözleşmelere uygunluğunu, faizlerin mevzuata uyduğunu ve itirazların haksızlığını iddia ederek takibin devamını ve inkar tazminatı isterken, davalılar kefaletin şekil şartlarına uygun olmadığını, borç miktarının, faiz ve masrafların fahiş olduğunu, ihtarnamenin geçersizliğini, zamanaşımını ve asıl borçluya başvurulmadan kefile gidilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatı talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından, 7155 sayılı Kanun uyarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk yoluna davacı banka tarafından usulüne uygun şekilde başvurulduğu, ancak yapılan görüşmeler sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı ve bu hususun 20.12.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağı ile belgelendirildiği anlaşılmaktadır. Davacı banka ile davalı ... Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi ve Ticari Müşteri Sözleşmeleri kapsamında davalı şirkete kredi kartı tahsis edildiği, diğer davalı ...’ın ise anılan sözleşmelere kefil sıfatıyla taraf olduğu, borçlu şirketin kredi kartlarına ilişkin dönem borçlarını gereği gibi ödememesi ve sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle borcun muaccel hale geldiği tespit edilmiştir. Borçların muaccel hale gelmesi üzerine davacı banka tarafından davalı borçlu ve kefile 10.09.2024 tarihli ihtarname gönderilerek, kredi borçlarının ve fer’ilerinin ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle .... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile kredi kartı borcundan kaynaklanan alacak için icra takibi başlatıldığı, davalıların ise 15.11.2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurdukları anlaşılmaktadır. Davalıların itiraz evraklarının davacı tarafa 20.11.2024 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davacı banka tarafından süresi içerisinde yeniden arabuluculuğa başvurulduğu, bu aşamada da anlaşma sağlanamaması nedeniyle işbu itirazın iptali davasının açıldığı, davalıların takibe yönelik itirazlarının haksız, mesnetsiz ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu ileri sürülmüştür. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerle kredi kartlarının kullanım ve geri ödeme koşullarının, faiz oranlarının ve temerrüt halinde uygulanacak faizlerin açıkça belirlendiği, borç miktarı ile faiz hesaplamalarının sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuata uygun olduğu, bu nedenle davalıların borca, faize ve fer’ilerine yönelik itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu değerlendirilmiştir. Bu gerekçelerle, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, borcun likit olması ve itirazların haksızlığı nedeniyle davalılar aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosya kapsamındaki beyanlardan, davalı tarafça kefalet ilişkisinin hukuki niteliğine dikkat çekildiği, kefilin herhangi bir karşılık almaksızın borç altına giren kişi olduğu, bu nedenle kanun koyucunun kefili koruyucu sıkı şekil şartları öngördüğü ileri sürülmüştür. Bu kapsamda, bir kişinin hem asli hem de fer’i borçlu sıfatıyla sorumlu tutulmasının kanunun amacına ve ruhuna aykırı olduğu, somut olayda kefaletin geçerliliği bakımından TBK’nın 583 ve 584. maddelerinde düzenlenen yazılı şekil, azami sorumluluk miktarının ve kefalet tarihinin belirtilmesi, ayrıca müteselsil kefalet halinde bu hususun kefilin kendi el yazısıyla açıkça yazılması ve eş rızasının bulunması şartlarının gerçekleşmediği savunulmuştur. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar sayılı ilamına atıfla, müteselsil kefalet iradesinin el yazısıyla açıkça ortaya konulmadığı durumlarda kefilin bu sıfatla sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Davalı taraf, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir borcun varlığı söz konusu olsa dahi, borcun yanlış kaynaktan ve hatalı şekilde hesaplandığını, talep edilen anapara, faiz tutarı ve faiz oranlarının fahiş olduğunu, bu nedenle borç miktarının kabul edilmediğini ileri sürmüştür. Ayrıca, asıl borçlu hakkında gerekli işlemler yapılmaksızın doğrudan kefil aleyhine takibe geçilmesinin hukuken mümkün olmadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir. Bunun yanında, kredi borcuna işletilen faiz ve masrafların fahiş olduğu, bu nedenle yapılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yapılacak bilirkişi incelemesi ile bu hususların açıkça ortaya çıkacağı belirtilmiştir. Alacak için gönderilen ihtarnamenin süresinde çekilmediği ve yasal unsurları taşımadığı, bu sebeple ihtara dayalı taleplerin yerinde olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca söz konusu alacağın zamanaşımına uğradığı iddia edilerek bu nedenle de davanın reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Son olarak, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı savunularak, bu nedenle davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalılar asıl borçlu ve kefil aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğunun, kefaletin geçerli olup olmadığının, temerrütün oluşup oluşmadığının, asıl alacak ve faiz miktarlarının uyuşmazlık konusu olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı Bankanın 13.11.2024 takip tarihi itibariyle, davalı asıl borçlu ...Şti. yönünden yapılan hesaplamada; şirket kredi kartından kaynaklanan alacak bakımından 56.540,97 TL asıl alacak, 5.299,31 TL gecikme faizi, 264,97 TL BSMV ve 8,82 TL masraf olmak üzere toplam 66.654,07 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Bu kapsamda takipte talep edilen asıl alacak kaleminde 10,14 TL fazla talep bulunduğu, gecikme faizinde 2.367,50 TL fazla talep bulunduğu ve BSMV yönünden 18,37 TL fazla talep bulunduğu, masraf kaleminin ise banka talebi gibi olduğu tespit edilmiştir. Davalı kefil ...’ın sorumlu olduğu tutar yönünden yapılan hesaplamada ise; şirket kredi kartından kaynaklanan borç kapsamında 56.540,97 TL asıl alacak, 5.024,61 TL gecikme faizi, 251,23 TL BSMV ve 48,82 TL masraf olmak üzere toplam 66.365,63 TL alacaklı olunduğu hesaplanmıştır. Bu kalemler bakımından takipte talep edilen asıl alacakta 0,14 TL fazla talep bulunduğu, gecikme faizinde 2.642,20 TL fazla talep bulunduğu ve BSMV yönünden 232,11 TL fazla talep bulunduğu, masraf kaleminin ise banka talebi gibi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca davacı bankanın, 13.11.2024 takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar tüm davalılardan, şirket kredi kartı hesabı borcu için toplam 56.540,97 TL olan asıl alacak üzerinden, tespitlerimiz doğrultusunda, TCMB’nin değişen oranlarında %51,00 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talepte bulunabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı müteselsil kefil aleyhine kredi kartı alacağı için alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olan itirazın iptali davasıdır.
Alacağı temlik eden davacı banka ile davalı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) .... Şti. Arasında █████/2016 tarihli 70.000,00 limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı kefilin de 70.000,00 limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefilin kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin █████/2016 tarihli 70.000,00 TL bedelli sözleşme nedeniyle 70.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı her ne kadar cevap dilekçesinde kefalet hususu el yazısı ile yazılmadığından kefilin müteselsil kefil iradesinin söz konusu olmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etmiş ise de davacı tarafça sunulan █████/2016 tarihli 70.000,00 TL limitli ve █████/2022 tarihli 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ve ekindeki kefalet beyanı incelendiğinde TBK 583. Maddesinde yazılı şartların karşılandığı, müteselsil ibaresinin el yazısı ile yazılı olduğu, kefil ...'ın asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğu, dosyada mevcut belgelerin incelenmesinde davalı asıl borçlu şirketin alacağı temlik eden davacı bankadan kredi kullandığı sabit olmakla davacının kefaletin geçersizliğine ilişkin itirazları reddedilmiş, █████/2016 ve █████/2022 tarihli sözleşmelerdeki kefaletinin alacağın muaccel hale geldiği █████/2024 tarihli kat ihtarı ile █████/2024 takip tarihi arasında zamanaşımının da dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı defiinin reddine karar verilmiştir.
Ticari kredi kartı alacağından kaynaklanan borçlar için █████/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranlan ve Katılma Hesaplan Kar ve Zarar Katılma Oranlan İle Kredi İşlemlerinde faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğinin Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler başlıklı 4. Maddesinin Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2.4.2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı işlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1) 'in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez hükmü gereği █████/2024 takip tarihi itibariyle TCMB'nin üçer aylık dönemlerdeki basın duyurularına göre, █████/2024-█████/2025 dönemi itibariyle akdi yıllık faiz oranı %45,60 yıllık temerrüt faiz oranı %51,00 olarak belirlenmekle, davacının kredi kartı alacağı yönünden takip talebinde talep ettiği %54,60 temerrüt faiz oranı mahkememizce kabul görmemiş, %51 temerrüt faizi oranına göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir.
Davacı tarafça ... 6. Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; 56.541,11 TL yönünden hesabın █████/2024 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefile tebliğe çıkarıldığı, davalı asıl borçluya çıkarılan tebligatın █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda haftasonunu müteakip davalı asıl borçlunun █████/2024 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefile çıkarılan ihtarnamenin ise iade döndüğü, kefil yönünden İİK 68/B maddesi hükmünün uygulanamayacağı, bu sebeple kefilin takip ile temerrüde düştüğü kabul edilerek takip tarihiden itibaren hesaplama yapılmış ve bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaya itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
2-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 56.540,97 TL asıl alacak, 5.299,31 TL işlemiş faiz (davalı kefil ... 5.024,61 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere), 283,34 TL BSMV (davalı kefil ... 251,23 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere), 4.548,82 TL masraf olmak üzere toplam 66.654,07 TL (davalı kefil ... 66.365,63 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere), alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacağın 56.540,97 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %51 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, ,
4-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 13.330,81 TL icra inkar tazminatının davalılardan (davalı kefil ... 13.273,12 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.553,14TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.144,88 TL harcın mahsubu ile geri kalan 3.408,26 TL harcın (davalı kefil ... 3.393,51 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 386,01 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.847,78 TL (615,40 TL BHV, 87,50TL VSH, 1.144,88TL peşin harç) harcın (davalılardan ... Şirketi tamamından, davalı ... 1.839,38 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
9- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.892,50 TL (142,50 TL tebliğler ve posta, 6.750,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.852,93 TL yargılama giderinin (davalı kefil ... 6.823,27 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
10-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 21,88 TL'sının davacıdan, 3.778,12 TL'sının davalılardan ( davalı kefil ... 3.761,77 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!