Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden imar planıyla kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline dair karar.
Özet: Davacının, imar planlarında park ve lise alanı olarak ayrılmasına rağmen kamulaştırılmayan taşınmazı için açtığı kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesince kabul kararı verilmiş olup, davalı idarenin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece kararını kaldırıp düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuş; imar planındaki tahsis nedeniyle davalı idarenin sorumlu olduğuna, bilirkişi raporuyla belirlenen emsal değerlere göre taşınmazın dava tarihi itibarıyla hesaplanan bedelinin, dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ
: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 10.01.2023KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 300 25... parsel (eski ... Mahallesi 260 74... parsel) sayılı taşınmazda davacının kendi adına kayıtlı payının bulunduğunu, 1998 yılında yapılan imar çalışmalarında taşınmazın park alanı olarak planlandığını, 31.10.2022 tarihinde yapılan imar revizyon çalışması ile taşınmazın lise alanı olarak planlandığını, kamulaştırma işlemi yapılmadığını beyanla kamulaştırmasız el atma tazminatının faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde idareye ait bir bina bulunmadığını, davacının uzlaşma başvurusunun bulunmadığını, taşınmazın imar planında lise alanı olarak planlandığını, sorumluluğun ilgili yer belediyesine ait olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içerisinde planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar planının hazırlanması gerektiğinden, bu programın hazırlanıp hazırlanmadığı ve lehine tahsis yapılan müvekkili idarenin görüşünün alınıp alınmadığının tespiti gerektiğini, dava konusu alana ilişkin olarak yapılan imar uygulaması hakkında müvekkili idarenin görüşü alınmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden faiz işletilmesinin gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, yargılama gideri ve nispi vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuç1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza imar planında ayrılma amacına uygun fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, uygulama imar planında taşınmazın ilk olarak 23.03.1990 tarihinde ... Belediye Başkanlığı tarafından lise alanı olarak ayrıldığı, 03.04.2018 tarihinde... Belediyesi Başkanlığınca imar planı revizyonu onaylandığı dikkate alındığında, sorumluluğun davalı idarede bulunduğunun kabulü ile taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsalin dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda emsalin dava konusu taşınmazdan 1,67 kat daha değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi olan 10.01.2023 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının 11.122,00 TL olarak hesaplanmasında, değerlendirmenin dava tarihine göre yapılıp dava tarihinden faize hükmolunmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Buna karşın, UYAP sistemi üzerinden alınan tapu kayıt örneği incelendiğinde davacı adına kayıtlı 193,69 m² yere karşılık ██████████████████ payı; 41 m² yere karşılık ███████████ payı olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince infazda tereddüt yaratacak şekilde "davacı adına elbirliği mülkiyet hâlinde kayıtlı ███████████████████ hisse karşılığı 193,69 m²" payın iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi ve hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.2. 10.05.2024 tarihli tavzih şerhi ile "2.2" No.lu bendinde "davacı adına kayıtlı 614...3/15768.... payın tapu kaydının iptali ile tüm takyidatlardan arındırılmış olarak Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline" cümlesinin çıkartılarak yerine "davacı adına kayıtlı 61426723/ 1...6 elbirliği payının tapu kaydının iptali ile tüm takyidatlardan arındırılmış olarak Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline" cümlesi yazılmak suretiyle kararın tavzihine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün lafzından da anlaşılacağı üzere vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmediğini, sadece harçların maktu olması gerektiğinin belirtildiğini, bu sebeple vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, imar planında lise alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusuna dayanılarak açılan iş bu davada 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tâbi davalarda maktu alınması gerektiğinden, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.