2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca enerji nakil hattı irtifak hakkı bedelinin tespiti davasında, bilirkişi raporundaki değerleme yöntemlerine itiraz eden davacı idarenin temyiz talebinin incelenmesi.
Özet: Davacı idarenin Kamulaştırma Kanunu uyarınca açtığı irtifak hakkı bedel tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen bedelin yüksek olduğu ve bilirkişi raporundaki değerleme yöntemlerinin (kapitalizasyon faizi, objektif değer artırıcı unsurlar, birim fiyatlar, ürün bedelleri ve değer düşüklüğü oranı) hatalı olduğu gerekçeleriyle davacı idare tarafından istinaf edilen karar, bölge adliye mahkemesince itirazların esastan reddiyle onanmış, davacı idare aynı sebeplerle bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 11.06.2020KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kandıra 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda tespit edilen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen ve davalılara teklif edilen bedel arasındaki farkın gerekçeli olarak açıklanmadığını, tespit edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda tespit edilen, taşınmazın değerine etki eden objektif faktörlerin ancak arsa niteliğinde olan taşınmazların değerini artırabileceğini, tarla niteliğinde taşınmazlara uygulanmasının söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerin objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilmesinin mümkün olamdığını, bilirkişi raporunda kapitalizasyon faizinin %4 olarak hesaplanarak arazi değerinin olması gereken değerden daha yüksek tutulduğunu, hem de taşınmazların değeri belirlenirken %25 oranında objektif artış öngörülmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek hesaplandığını, ürün bedellerinin de fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak hakkı nedeniyle dava konusu parselde %30 oranında değer kaybı olduğundan bahsedildiğini, üzerinde tesis edilen enerji nakil hattının elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliğine uygun olarak tesis edildiğini, taşınmaz üzerindeki tarımsal ürünlere hiçbir olumsuz hiçbir etkisinin bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın değerinin gelir metodu yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olduğu, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %25 objektif değer artırıcı unsur oranlarının doğru olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen 35,90 TL/m² birim fiyatlarına göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.