Şirket tarafından bankanın teminat mektuplarını haksız yere nakde çevirme ve ipotekli taşınmaz satışlarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebi davası.
Özet: Davacı şirket, davalı bankanın teminat mektuplarını haksız yere nakde çevirerek ve ipotekli taşınmazları değerinin altında satarak ticari itibarını zedeleyip maddi ve manevi zarara uğrattığını, kendisini fiilen iflasa sürüklediğini ileri sürerken; davalı banka, davacının sözleşme ihlali nedeniyle belediyeye olan teminat mektubu ödemelerini 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca ve "ilk talepte ödeme" prensibiyle yasalara uygun olarak yaptığını, taşınmaz satışlarının da yasal takip neticesinde gerçekleştiğini ve davacının doğrudan bir zararının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... Belediyesi ile akdettiği kira sözleşmesi kapsamında, davalı ... A.Ş.’den talep ettiği teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ve ipotekli taşınmazların haksız ve hukuka aykırı şekilde satışa çıkarılması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na aykırı olarak maddi ve manevi zarar uğradığını ileri sürmüştür. Davacı, teminat mektuplarının ve ilgili belgelerin taraflarına gecikmeli veya hiç verilmemesi nedeniyle satışların durdurulamayarak taşınmazların değerinin altında el değiştirdiğini, şirketin ticari itibarının zedelendiğini, kredi kullanımının engellendiğini ve fiilen iflas durumuna düşürüldüğünü belirtmiştir. Ayrıca davalı bankanın söz konusu işlemleri gerçekleştirirken bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, “...” adı altında usulsüz ödeme planları tesis ederek şirketi zor durumda bıraktığını, bu nedenle uğranılan zararların tespit ve tazmininin gerektiğini, manevi zarar olarak 100.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini ve taşınmaz satışlarından doğan tüm zararların belirlenip avans ödemesi dahil tazmin edilmesini talep etmiştir. Dava kapsamında mahkemece gerekli bilgi ve belgelerin celbi ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak zarar ve alacakların tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istenmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil bankaya karşı açılan davanın esasının tam olarak anlaşılmadığını ve HMK 31. madde kapsamında izaha muhtaç olduğunu belirtmiş, dava konusu iddiaların esas itibarıyla dava dışı ... Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen teminat mektubu tazmin ve irat işlemlerine ilişkin olduğunu savunmuştur. Müvekkil bankanın, davacı lehine verilen teminat mektuplarını 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 48. maddesi kapsamında, gayrinakdi kredi ilişkisi çerçevesinde ve “ilk talepte ödeme” yükümlülüğü ile ödemiş olduğu, teminat mektuplarının tazmini nedeniyle gerçekleşen işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı; davacının iddialarının aksine, müvekkil bankanın hukuka uygun hareket ettiği, davacı tarafından iletilen yapılandırma ve revize taleplerinin kendiliğinden kabul edilmediği, yasal takibe geçilmeden önce sulh yoluna başvurulduğu, borçlu davacının ise ödeme yükümlülüklerine riayet etmediği belirtilmiştir. Ayrıca, ipotek olarak gösterilen taşınmazların mülkiyetinin üçüncü kişilerde bulunduğu, taşınmazların paraya çevrilmesi işlemlerinin yasal takip neticesinde gerçekleştiği, davacıya doğrudan bir zarar doğmadığı, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, tanık dinletme taleplerinin kabul edilemeyeceği, yasal ve ticari delillerle desteklenen savunmalar doğrultusunda davanın reddi gerektiği ifade edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, teminat mektubunun haksız yere nakde çevrilmesi iddiası ile açılan zarar tazmini, maddi ve manevi tazminat istemi yasal şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile bankacı bilirkişi yanında bankacılık alanında uzman hukukçu bilirkişi ... ve ...'e tevdi ile heyet şeklinde önceki ara karar ve dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesi karar karar verilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 1. 16.08.2012 tarihinde, ... Belediyesi ile davacı ... Ltd. Şti. arasında, senelik 471.000 TL (aylık 39.250 TL) kira bedelli 11 Cihaz 220 Araçlık Cadde Kenarı Araç Park Alanı işletmesi için sözleşme imzalandığı, 2. Davalı Banka'nın Çankaya Şubesi tarafından, davacı firmanın lehtarı bulunduğu aşağıdaki teminat mektuplarının, “11 Cihaz 220 Araçlık Cadde Kenarı Araç Park Alanı İşletmesi” işi için, muhatap ... Belediye Başkanlığı (Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü)’ne hitaben düzenlendiği; 3. ... Büyükşehir Belediyesi Mali İşler Dairesi Başkanlığı Gelirler Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazıları ile, ... Ltd. Şti.’nin sözleşme hükümlerine uymamasından dolayı, 08.08.2012 tarihli ... nolu ve 15.08.2012 tarihli ..., ..., ... nolu dört adet teminat mektubunun nakde çevrilerek ödenmesinin talep edildiği, 4. Davalı Banka'nın 29.12.2015 tarihinde, teminat mektupları toplamı olan 380.780,00 TL’yi Belediye'nin hesabına, ...tarih ve ... sayılı yazınıza istinaden ... Ltd.’ne ait ..., ..., ... ve ... nolu teminat mektuplarının ... Şb. tarafından ödenen tazmin bedeli” açıklaması ile ödediği, 5. Davacı firmanın, ilki 15.02.2015 tarihli yazısı olmak üzere değişik tarihli başvurularla, bankanın uygulamaları paralelinde borçlarının yapılandırılmasını talep ettiği, 6. Davacı firma ile davalı Banka arasında, 24.03.2015, 15.02.2016, 21.02.2017, 16.10.2017, 16.05.2018 ve 14.01.2019 tarihlerinde olmak üzere altı ayrı geri ödeme planı düzenlendiği; bunlardan 24.03.2015 tarihli ilk geri ödeme planının 40.025 TL tutarlı alacak için düzenlendiği ve o tarihte teminat mektuplarının henüz tazmin edilmemiş olduğu; teminat mektuplarının tazmininden sonra düzenlenen beş ayrı geri ödeme planının tamamının teverruk yöntemi ile yapılandırma niteliğinde olduğu, 7. Davacının üstlendiği işle ilgili Belediye ile arasındaki problemin davalı Banka ile ilgisi bulunmadığı, sözleşme ilişkisi süresi içinde Belediye'nin ücretin zamanında ödenmemesi üzerine davacı firmaya değişik tarihli uyarı ve yazılar (18.08.2015, 14.10.2015, 19.10.2015) gönderdiği, bu yazı ve uyarılarda davacı ile Belediye arasındaki sözleşmenin feshedildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, 8. Davacı firmanın 16.10.2015 ve 19.10.2015 tarihlerinde ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Daire Başkanlığı’na verdiği dilekçelerde işi tamamladığını belirterek, “1 yıllık kira bedeli kadar süresiz banka teminat mektubundan 380.780,00 TL tutarının içeride bırakılarak 175.000,00 TL’lik teminat mektubunun iade edilmesi” talep ettiği; bu talebin Belediye ilgili birimi tarafından 25.12.2015 tarihinde Banka’ya “... Ltd. Şti.’nin sözleşme hükümlerine uymamasından dolayı teminat mektuplarının nakde çevrilerek ödenmesi” olarak yansıtıldığı ve davacı firmaya 175.000,00 TL’nin ödendiği; dosya içindeki kurum ile davacı arasındaki yazışmalarda tam bir netlik bulunmamakla birlikte, 175.000,00 TL’nin firmaya ödendiğinin belirtilmesi karşısında davacının talebi ile tazmin edilen teminat mektuplarının tazminine ilişkin yazıdan haberi olmadığı beyanının işlemlerin gelişimiyle uyumlu olmadığı, 9. Davalı Banka'nın teminat mektuplarının tazmini ile nakde dönüşen alacaklarını, katılım bankacılığında kabul edilen teverruk yöntemi ile davacının başvuru ve kabulüne bağlı olarak yapılandırdığı, 10. Üst üste çok sayıda yapılandırılan ödeme planlarına davacının uymayışı karşısında, davalı bankanın yasal hakkı kapsamında alacağın teminatı için kurulan ipoteklerin paraya çevrilmesi açısından takip başlatmasının herhangi bir alacaklı gibi doğal hakkı olduğu, 11. Kendi talep ve kabulü ile oluşturulan ödeme planlarına uymayışının doğal sonucu olarak alacaklının haklarını kullanmasının tazminat gerekçesi olmayacağının nihai takdirinin mahkemeye ait bulunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Taraflar arasında █████/2012 tarihli ... Belediyesi ile davacı ... Tic. Ltd. Şti arasında, senelik 471.000.-TL (aylık 39.250,00-TL) kira bedelli 11 Cihaz 220 Araç'lık Cadde Kenarı Araç Park Alanı İşletmesi için sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 9.maddesinde, “...(sözleşme şartlarına uyulmaması halinde) 2886 sayılı Kanunun 62.maddesine göre idare 10 gün süreli ihtarname ile durumu kiracıya bildirir ve ihtarnamede yazılı hususlara uyulmasını ister. İhtarnamede belirten 10 günün sonunda, belirtilen hususlara uyulmadığı görülürse, kira sözleşmesi feshedilerek kesin teminat irat kaydedilir ve son bir yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edilir.” Şeklinde düzenlendiği, kira sözleşmesinin eki İhale Şartnamesinin 16.maddesinde, “Ödeme şekli ve şartları" ile ilgili ihale bedelinin aylık peşin ve 36 ayda ödenmesi ie geriye doğru dört taksitin ödenmemesi halinde 10 gün öncesinden ihtarname çekileceği, 10 gün arayla son ihtarname çekileceği ve ödenmemesi halinde idarenin kesin teminatın irat kaydederek sözleşmeyi feshedebileceği kabul edilmiş, 21.maddesi ile 'işletme süresinin” yer tesliminden itibaren 3 yıl olduğu, 26.maddesinde “İhale üzerinde kalan şahıs veya firma, 1 yıllık kira bedeli kadar süresiz Banka Teminat Mektubu verir...” şeklinde düzenlendiği, uyuşmazlık konusu; "... tarih ve ... sayılı Kesin Teminat Mektubu; “İdarenizce yapılan ihale sonucunda “11 cihaz 220 araçlık cadde kenarı ücretli araç park alanının işletmeciliğinin kiraya verilmesi" işini taahhüt eden müşterimiz ... Şirketi'nin ihale ile ilgili kanun ve şartname hükümlerine göre vermek zorunda olduğu kesin teminat tutarı 84.780,00-TL'sını Bankamız garanti ettiğinden, adı geçen taahhüdünü ilgili kanun, sözleşme ve şartname hükümlerine göre kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve adı geçen ile idareniz arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni neticeleri nazarı itibare alınmaksızın, yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talebiniz üzerine nakden ve tamamen ve talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğimizi Banka'nın imza atmaya yetkili temsilcisi ve sorumlusu sıfatıyla ve Bankamız ad ve hesabına taahhüt ve beyan ederiz. İşbu teminat mektubu kati ve süresizdir. Bu teminat mektubu ... Şubesi emriyle düzenlenmiştir." şeklinde düzenlendiği, sözleşme kapsamında ve teminat mektubu içeriğinde; davalı Banka'nın teminat mektuplarının tazmini ile nakde dönüşen alacaklarını, katılım bankacılığında kabul edilen teverruk yöntemi ile davacının başvuru ve kabulüne bağlı olarak yapılandırdığı, birden kez yapılandırılan ödeme planlarına davacının uymayışı karşısında, teminat mektuplarının tazmini nedeniyle gerçekleşen işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı bankanın yasal hakkı kapsamında alacağın teminatı için kurulan ipoteklerin paraya çevrilmesi açısından takip başlatmasının herhangi bir alacaklı gibi doğal hakkı olduğu, tazminat isteminin yasal şartları oluşmadığı görülmekle; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.758,98-TL harçtan mahsubu ile geri artan 1.143,58-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan maddi tazminat talebi yönünden 3.000,00TL, manevi tazminat talebi yönünden 45.000,00-TL olmak üzere toplam 48.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-Davacılardan tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL’nin davacılardan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip¸Hakim¸