İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kambiyo senedi üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasının davacı tarafından feragat nedeniyle reddi kararı.
Özet: Davacı, aleyhine başlatılan icra takibine konu kambiyo senedindeki ciro imzasının kendisine ait olmadığını ve davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek icra takibinin durdurulması ile borçlu olmadığının tespitini talep ettiği menfi tespit davasında, yargılamanın ilerleyen aşamalarında davadan feragat etmesi üzerine mahkemece davacının bu beyanı kabul edilerek davanın reddine, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve arabuluculuk ücreti dahil tüm mali yükümlülüklerin davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine davalı tüzel kişilik tarafından ... 22. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasından takibe konu kambiyo senedi, ... A.Ş. ...şubesine ait ... seri numaralı 600.000,00 TL'lik 18.07.2023 keşide tarihli çek olduğunu, icra takibine konu çekin arka kısmındaki ciro silsilesinde müvekkil taraf adına imza müvekkil tarafın elinin ürünü olmadığını, aynı zamanda müvekkilinin çeki takibe koyan alacaklı taraf ile ne de çek üzerinde cirosu bulunan diğer şahıslar ile hiçbir şekilde bir ticari münasebeti ve dolayısıyla alacak-borç ilişkisi söz konusu olmadığını, ciro silsilesinde müvekkil taraf adına imzanın müvekkil tarafın elinin ürünü olmaması hasebiyle söz konusu icra dosyasında borçlu sıfatına haiz olmaması gerektiğini, müvekkili herhangi bir borcu olmamasına rağmen icra tehdidi altında kaldığını, bu nedenle de ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na da şuç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, takibe konu çekteki ciro silsilesinde müvekkil adına atılan fakat gerçekte müvekkile ait olmayan imzanın, müvekkiline ait dosyaya celbedilecek ıslak imza örnekleriyle birlikte bilirkişi incelemesine alınmasının gerektiğini, söz konusu bilirkişi incelemesi neticesinde ciro silsilesinde müvekkil adına atılan imzanın müvekkil tarafın elinin ürünü olmadığı hususunun ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkil bakımından telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması açısından öncelikli olarak teminatsız, bu talepleri kabul görmezse mahkemece uygun göreceği teminat ile İİK m.170 ve devamı maddeleri uyarınca icranın takibinin dava sonuna kadar durdurulması için evrak üzerinde tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkil bakımından telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması açısından öncelikli olarak teminatsız olarak, bu talepleri kabul görmezse mahkemece uygun göreceği teminat ile İİK m.170 ve devamı maddeleri ve sayın sayın mahkemenizce gözetilecek nedenlerle ihtiyati tedbir kararı verilerek icranın dava sonuna kadar durdurulmasına ve takip dosyasında işlenen haciz şerhlerinin kaldırılmasını, davalarının kabulü ile müvekkili davacı ...'ın ... 22. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli karşı taraf davalı aleyhine takip dosyalarının alacağından %20' den az olmamak kaydıyla tazminat ve %10 para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Delillerin toplanması aşamasında davacı vekili █████/2025 tarihinde davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
Davadan feragat 6100 Sayılı HMK'nın 307 maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafların kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. 6100 Sayılı HMK'nın 311 maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de 6100 Sayılı HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin ve tamamlama ile alınan 11.272,80 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 10.657,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!