2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı taşınmaz bedel tespiti ve tescili davasında, bilirkişi raporlarındaki çelişkili değerler yüzünden tekrarlanan yargılama süreci.
Özet: Bu hukuki süreç, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında yaşanan karmaşık temyiz incelemelerini konu almaktadır; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararları, üst mahkeme tarafından iki kez bozulmuştur. İlk bozma kararında, taşınmazın değerlemesinde kullanılan bilirkişi raporlarının emsal seçiminde ciddi hatalar ve yetersizlikler olduğu, ayrıca davalılardan birinin taşınmazla hukuki bağlantısının belirsizliği vurgulanmıştır. İkinci bozma ise, sonraki bilirkişi raporlarında aynı taşınmaz için metrekare birim fiyatlarının tutarsız ve çelişkili bulunması gerekçesine dayanmıştır. Tüm bu bozmalara rağmen, ilk derece mahkemesinin yeniden davanın kabulüne hükmettiği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 08.07.2013KARAR
: KabulTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare dava dilekçesinde özetle; Erzurum ili, ... ilçesi, ...Mahalle 1 02... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 03.06.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1. Mahkemenin 03.06.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; ancak alınan rapor ve yapılan incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmazın bulunduğu yerden ve benzer yüzölçümlü taşınmazların emsal olarak alınması gerekir. Dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan taşınmazlar dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalleden çok daha farklı bir mahallede olduğu gibi çok daha küçük yüzölçümlü olduklarından ve dava konusu taşınmaz ile emsal olarak kabul edilen taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas metrekare değerleri karşılaştırıldığında dava konusu taşınmazın 374 ada, 74 parsel sayılı taşınmazdan 1,80 kat daha değersiz, 1 49... parsel sayılı emsalden 2, 5, 3 73... parsel sayılı emsalden ise 6,5 kat daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen bilirkişi kurulunca emsallerin tamamının dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edildiğinden, ayrıca aynı amaçla kamulaştırılan ve Dairemiz denetiminden geçen 1 02... parsel sayılı taşınmaza ait dava dosyasında düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda işbu dava dosyasında bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan bu taşınmaz satışlarının uygun emsal olamayacağının kabul edildiği de dikkate alındığında, raporun inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davalılardan ... dosyada mevcut tapu kaydına göre kamulaştırılan taşınmazın hissedarlarından olmadığı gibi ölü kayıt malikleri ... ve ...'nın da mirasçısı olmadığı bu durumda davalı ... ile dava konusu taşınmaz arasında hukuki irtibat bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci KararMahkemenin 30.06.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1. Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaza; acele el koyma dosyasında Mayıs 2013 değerlendirme tarihi itibarıyla 80,00 TL/m², bozma ilâmı öncesi Mahkemece verilen ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 08.07.2013 tarihi itibarıyla 75,00 TL/m², bozma ilâmı sonrası alınan 24.09.2016 tarihli bilirkişi raporunda 203,66 TL/m², 19.03.2018 tarihli raporda 85,48 TL/m², hükme esas raporda ise ... Mahalle 158 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz emsal olarak kullanılmak suretiyle 32,17 TL/m² birim fiyat belirlendiği anlaşılmış olup, dosya arasında bulunan bilirkişi kurulu raporlarında dava konusu taşınmaza birbirinden farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlendiği anlaşıldığından bu raporlara göre hüküm kurulması mümkün olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsalin uygun nitelikte olmadığını, bedelin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında değerinin çok düşük belirlendiğini, faize ilişkin hükmün hatalı tesis edildiğini, emsalin uygun nitelikte olmadığını, arta kalan kısmın da kamulaştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi yerinde görülmüştür.4.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,Davacı idare ve bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,22.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYDava kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar tarafların temyizi üzerine Dairemizce ilk defa özetle; “...arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, ancak emsalin uygun olmadığı ...” gerekçesi ile bozulduktan sonra bozmaya uyulmasına karar veren mahkemenin ikinci kez verdiği kabul kararının taraflarca temyiz edilmesi nedeniyle “...mahkemece alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza aynı emsal kullanılmak suretiyle birbirinden farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlenmesinin doğru olmadığı ...” gerekçesiyle ikinci kez bozulmuştur.Mahkemenin üçüncü kez verdiği kabul kararı tarafların temyizi üzerine bu defa Dairemizce bozmaya uygun karar verildiği gerekçesiyle onanmıştır.Ancak mahkemece Dairemizin bozma ilamlarına uyulmasına karar verildiği halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Şöyle ki dava konusu taşınmaza ilişkin acele el koyma dosyasında Mayıs 2013 değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 80,00 TL/m² bozma ilamı öncesi mahkemece verilen ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 08.07.2013 tarihi itibarıyla 75,00 TL/m², birinci bozma ilamı sonrası alınan 24.09.2016 tarihli bilirkişi raporunda 203,66 TL/m², 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda 85,48 TL/m², 24.02.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda ise ... Mahalle 1 58... parsel sayılı taşınmaz emsal olarak kullanılmak suretiyle taşınmazın metrekare birim fiyatının 32,17 TL belirlendiği ve 32,17 TL metrekare birim bedeli üzerinden hüküm kurulduğu, temyiz incelemesine konu son kararda ise 23.12.2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak 60,00 TL/m² birim bedeli üzerinden bedel tespit edildiği anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkemece uygun emsal alınmak suretiyle inceleme yapılmadan, bilirkişi raporlarındaki metrekare birim bedelleri arasında çelişkinin nedeni açıklattırılmadan 60,00 TL metrekare birim bedeli belirleyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle kamulaştırma bedeli tespit edilmesi isabetli değildir. Aynı taşınmaz için birbirinden oldukça farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlenmesinin gerekçeleri bilimsel verilerle açıklanmadan kamulaştırılan taşınmaz malikine taşınmazının gerçek karşılığının ödenmesine ilişkin Anayasal ilkeler göz ardı edilerek karar verilmesi hukuka uygun değildir. Bu sebeple Daire kararımızın Değerlendirme bölümünün 1, 2 nolu paragrafları ile 4 numaralı paragrafındaki “...kararın bozmaya uygun olduğu...” tespitine katılmıyorum. Yukarıda izah edildiği üzere dava konusu taşınmazın bulunduğu yerden ve dava konusu taşınmaz ile yüzölçümü ve emlak vergisine esas metrekare değerleri benzer taşınmazların emsal alınarak inceleme yapılması, birbirine yakın dahi olmayan metrekare birim bedelleri belirleyen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin bilimsel verilerle açıklanarak giderilmesi gerektiğinden kararın BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 22.05.2025