Kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında adli para cezası hesaplama hataları, TCK 53. madde uygulaması ve kazanılmış hak ihlallerinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi.
Özet: Kaçakçılık suçundan mahkumiyet hükmünü inceleyen temyiz mahkemesi, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağına karar verirken, yerel mahkemenin eksik adli para cezası tayini ile TCKnın 53. maddesindeki hak yoksunluklarını uygulamama hatalarını tespit ederek, yeniden yargılama gerektirmeksizin adli para cezası miktarını ve hak yoksunluklarına ilişkin kararı düzelterek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin nakil aracının müsaderesinin gerektiği ile sınırlı olduğu anlaşılmıştıır.Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, ████████ Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları doğrultusunda; yakalandığı yer mahkemesinde 25.04.2021 tarihli sorgusunda kendisine etkin pişmanlık ihtarı yapılan ve ödeme için süre talep eden sanığın, hüküm verilinceye kadar geçen süre içerisinde ödeme iradesi göstermemesi karşısında, yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1.Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis ve 500 gün adlî para cezasının aynı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca 1 kat artırılması sonucunda, 4 yıl hapis ve 1000 gün adlî para cezasına hükmedilmesi yerine, 4 yıl hapis ve 600 gün adlî para cezasına, aynı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılması sonucu, 6 yıl hapis ve 1500 gün adlî para cezası yerine 6 yıl hapis ve 900 gün adlî para cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 5 yıl hapis ve 1250 gün adlî para cezası yerine 5 yıl hapis ve 750 gün adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik adlî para cezası tayini,2.Hakkında erteli olmayan hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3.1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326. maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 07.01.2015 tarihli hükümde belirlenen netice ceza üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; sanığın doğrudan 07.01.2015 tarihli hükümde belirlenen ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün birinci fıkrasının ikinci paragrafından ''600'' ibaresinin çıkartılması, yerine gelmek üzere hükme ''1000" ibaresinin eklenmesi, hükmün birinci fıkrasının üçüncü paragrafından ''900'' ibaresinin çıkartılması, yerine gelmek üzere hükme ''1500" ibaresinin eklenmesi, hükmün birinci fıkrasının beşinci paragrafından ''750'' ibaresinin çıkartılması, yerine gelmek üzere hükme ''1250" ibaresinin eklenmesi, hükmün üçüncü fıkrasından ''750'' ve ''15.000 TL'' ibarelerinin çıkartılarak yerlerine gelmek üzere hükme sırasıyla ''1250'' ve ''25.000,00 TL'' ibarelerinin eklenmesi, hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi, hükmün üçüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü paragraflarının hükümden çıkartılarakyerlerine gelmek üzere hükme ''1412 sayılı Kanun’un 326. maddesinin son fıkrası gereği cezada kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 07.01.2015 tarihli hükümde tayin olunan 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.(Karşı düşünce)(Karşı düşünce)KARŞI DÜŞÜNCE"Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün, cezada kazanılmış hak gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son fıkrası gereğince 07.01.2015 tarihli hükümde hükmedilen neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320.00 TL adlî para cezası ile cezalandırılması" ilişkin hükmün onanması yerine "infazına" şekilde düzeltilmesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.09.12.2025