Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet kararındaki yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin hukuka aykırılıkları düzelterek hükmü bozmuştur.
Özet: Nitelikli yağma suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetin istinaf mahkemesince artırılması, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuş; bozma sonrası aynı cezanın tekrar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin esasa ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş, ancak yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesi ve katılan lehine birden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi gibi usuli hatalar tespit edilerek, bu hususlar Yargıtay tarafından yeniden yargılamayı gerektirmeksizin düzeltilmek suretiyle hüküm kısmen bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Bozma1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2017 tarihli ve 2017/7 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 168/1-3, 62/1, 63... üncü maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin cezasından mahsubuna karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 14.02.2018 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d, 62/1, 63... üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.3. İstinaf kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.02.2023 tarihli kararında özetle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 282/1. maddesine 7188 sayılı Kanunla eklenen (f) bendinde yer alan "Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir” biçimindeki anılan yasa maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırılık hâli olarak saptanmış, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Bozmadan Sonraki Yargılama SüreciBozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 06.12.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d, 53/1, 54/1, 62/1 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin cezasından mahsubuna karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiMüvekkilinin yağma kastının olmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme hususları dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Bozmadan sonraki yargılama sürecinde aleyhe temyiz olmamasına karşın yargılama giderinin sanığa yükletilmesine karar verilmesi ve katılan lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem ilk derece mahkemesinde hem de Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hususları hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi hükmünden yargılama giderine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Bozma ilamı öncesi yapılan tebligat ücreti 150,5 TL, posta gideri 52,3 TL olmak üzere toplam 202,8 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına, temyizin sanık lehine olduğu göz önüne alınarak bozma ilamından sonraki yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına," cümlesi yazılmak ve hükmün 5 numaralı bendi olan "5-Katılan ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğu ve istinafta birden fazla duruşma icra edildiği anlaşıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 20.400-TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak Katılan kuruma verilmesine," kısmı çıkartılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.