Kamulaştırmasız el atma tazminatı talebiyle açılan davada, imar planında okul ve yol ayrılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin istinaf kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesince temyiz incelemesi.
Özet: İmar planında okul ve yol olarak ayrılan taşınmazlarına kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla davacıların açtığı bedel tahsili davasında, ilk derece mahkemesi davayı kabul edip el atma tazminatına hükmetmiş; davalı idareler, fiili/hukuki el atma olmadığını, husumet yokluğunu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini ve kamulaştırmasız el atma unsurlarının oluşmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddettikten sonra, davalı idareler bu kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 27.05.2019
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 34 52... parsel sayılı taşınmaza imar planında okul (ilköğretim) alanı ve yol olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; salt imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zarara ilişkin açılan işbu davanın idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı gibi hukuken el atmanın da söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılmasından ilgili belediyenin sorumlu olduğunu, bu konuda müvekkili idareden görüş alınmadığını, kamulaştırmasız el atmanın unsurları gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hangi tarihte el atıldığında dair müvekkili arşivinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, imar planında bir kısmının yol, bir kısmının ilköğretim alanında kaldığını, taşınmaz maliklerince uzlaşma başvurusunda bulunulduğu hâlde neticeye varılamadığını, mevcut imar durumuna maliklerin itiraz etmediğini, kamulaştırmasız el atmanın unsurları gerçekleşmediğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaza herhangi bir şekilde el atılmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek husumetin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve imar planında ilköğretim alanında kalan kısım için de Milli Eğitim Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, davacıların tapu kaydında malik olarak gözükmediğini, öncelikle tapuda intikal işleminin gerçekleştirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; salt imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zarara ilişkin açılan işbu davanın idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı gibi, hukuken el atmanın da söz konusu olmadığını, taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılmasından ilgili belediyenin sorumlu olduğunu, bu konuda müvekkili idareden görüş alınmadığını, kamulaştırmasız el atmanın unsurları gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığını, dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile mülkiyeti Hazineye ait olan 34 52... parsel sayılı taşınmazın çakışma durumunun mevcut olduğunu, bu hususta yargılama sırasında Hazineden görüş talep edildiğini, bilirkişi heyetince raporda tapu kaydında mükerrerlik ile ilgili bir belirtme bulunmadığı gibi mükerrerliğin heyetçe tespit edilmesi imkanının da bulunmadığı, söz konusu tespitin ... Kadastro Müdürlüğünce gerçekleştirilebileceği belirtildiğini, İlk Derece Mahkemesince ise bir değerlendirme yapılmadığını, taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal taşınmaz daha değerli olduğu hâlde, dava konusu taşınmazın değerli kabul edildiğini, kısmen kabul kararı verildiğine göre reddedilen kısım yönünden müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinden geçen 20 metrelik yolun ... tarafından yaptırılan 35 metrelik yola ait bağlantı yolu olduğunu ve proje bütünlüğü kapsamında görülmesi gerektiğini, ana arter niteliğinde olan bu yol üzerinden toplu taşıma araçları geçtiğini, fen krokisinde (C) harfi ile gösterilen kısım imar planında okul alanında kaldığı hâlde, müvekkili idare aleyhine hüküm kurulduğunu, fen krokisinde (D) ve (E) harfi ile gösterilen kısımlar üzerinde üçüncü şahıslara ait evler bulunduğunu, işgalci kişilere dava açılmadığını, bu nedenle bu kısımlar yönünden davanın reddi gerektiğini, emsal alınan taşınmazın farklı bir ilçede olup uygun niteliğe sahip olmadığını, satış tarihinde üzerinde yer alan binanın hesaplamada dikkate alınmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, emlak vergi değerleri arasındaki oranın rapordaki hatayı teyit ettiğini, taşınmazın imar uygulamasına tabi olup mevcut haliyle korunması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu 34 52... parsel sayılı taşınmazın 12.02.2016 onay tarihli ... tüneli ve ... bulvarı ile otogar ve çevreyolu arası ana ulaşım bağlantısı uygulama imar planı değişikliğinde kısmen ilkokul, kısmen yolda kaldığının bildirildiği, imar planında ilkokul yeri olarak ayrılan yer incelendiğinde, 17.12.1992 yılında onaylanan imar planında kısmen ilkokul yeri olarak ayrılan ve fiilen el atma bulunmayan 260,22 m² yönünden 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında okul yeri olarak ayrıldığı, ancak o tarihten sonra, Milli Eğitim Bakanlığınca kamulaştırılmayarak, mal sahiplerinin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığının ortada olduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile taşınmazın imar planında 35 metrelik yol olarak kalan yerin 126,98 m²lik kısmına fiilen yol olarak el atma bulunduğunun, imar planında 12 metrelik yol olarak kalan yerin 88,95 m²lik kısmına fiilen yol olarak el atıldığı, imar planında 12 metrelik yol olarak kalan yerin 221,41 m²lik kısmına ise fiili el atmanın bulunmadığı, yine imar planında ilkokul alanı olarak kalan yerin 67,44 m²lik kısmına 12 metrelik yol kapsamında fiilen el atıldığı, 260,22 m²lik kısmına ise fiilen el atmanın bulunmadığının görüldüğü, taşınmazın yol olarak el atılan kısımları dışında kalan bölümde davalı ... Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen bir el atma bulunmasa da taşınmazın 1998 yılından dava tarihine kadar geçen süre boyunca taşınmaz imar planında ilkokul alanı olarak özgülenmiş olduğundan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-662 Esas, ████████ Karar sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olduğu bu şekilde kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği kabulünün yerinde görüldüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi 81 02... parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alındığı, bu taşınmazın emsal alınmasında bir olumsuzluk görülmediği, bu emsalin Daireye istinaf incelemesi için gelen başka dosyalarda da uygulanmış olması nedeniyle değerlendirmede birlik sağlayacağından uygun bulunduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, dava konusu taşınmazın ve emsal taşınmazın 2019 yılı için emlak vergisine esas metrekare rayiç değerleri gözetildiğinde yapılan kıyaslamanın uyumlu olduğu anlaşıldığı gibi, fiilen el atılan kısmın bedelinin davalı ... ile ...Belediye Başkanlığından, hukuken kamulaştırmasız el atıldığı belirlenen kısmın bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 18.01.2024 tarihli 32433 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı gözetildiğinde, kısmen kabul kararı kapsamında davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının doğru bulunduğu gerekçesiyle davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ....Mahallesi 34 52... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Her ne kadar, Milli Eğitim Bakanlığı yerine ... ... davalı olarak gösterilmiş ise de ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün aynı kurumu temsil ettiği ve ayrı bir tüzel kişiliği olmadığı dikkate alınarak, bu husus temsilcide hata kapsamında değerlendirilmek suretiyle bozma sebebi yapılmamış ve eleştirilmekle yetinilmiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılar ... ve ...'ndan aşağıda yazılı kalan harçların alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!