2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinine yönelik hukuki uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Hazine tarafından bir taşınmazın baraj gölü alanı olarak kamulaştırılması nedeniyle bedelinin tespiti ve tapudan terkinine yönelik bu uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi sonrası bölge adliye mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş olup, davacı idare bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın niteliği, verim miktarı, üretim masrafları, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı gibi değerleme unsurlarının hatalı belirlendiğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunurken, davalılar ise taşınmazın gerçek değerinin Anayasanın 46. maddesi çerçevesinde ve yöre ortalamasının üzerinde bir bedelle tespit edilerek, anayasa mahkemesinin son kararı doğrultusunda kendilerine payları oranında peşin ödenmesini talep etmektedirler.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 22.12.2020KARAR
: Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Muş 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, .... ilçesi, .... köyü 426 parsel (yeni 1 04... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu taşınmazın 1. sınıf sulu tarım arazisi olarak kabul edilerek yöre ortalamasının üzerinde verim miktarları nazara alınarak değerinin takdirini talep ettiklerini, belirlenen kapitalizasyon faiz oranının Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda düşük oranlarda belirlenmesi gerektiğini, idarece belirlenen objektif değer artışı oranının çok düşük olduğunu, kamulaştırmaya tabi tutulan dava konusu taşınmazın Anayasa’nın 46 ncı maddesi doğrultusunda tespit edilecek gerçek değerinin tespiti ile Anayasa Mahkemesinin son kararı çerçevesinde müvekkillere payları oranında peşin olarak ödenmesini, müvekkiller aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı kurum tarafından Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ Değişik İş sayılı karar ile müvekkile ait taşınmaz üzerine kamulaştırma işlemlerine başlanıldığını, taşınmaza ilişkin herhangi bir ulaşım problemi olmadığını, değişik iş dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, objektif değer artışı hesaplanırken %10 olarak hesaplanmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirilmede de söz konusu taşınmazın eğimi, toprak yapısı, derinliği ve verim durumunun toprak işlemeye, ekilip biçilmeye elverişli olduğunu, il genelinde tarımı yapılan bitkileri yetiştirmeye müsait olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen hesaplama yapılırken parasal olarak değeri en düşük tarımsal üürünlerin hükme esas alındığını, herhangi bir emsal satış işlemine tabi tutulmadığını ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 22.04.2021 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16 ncı maddesinin (C) bendi uyarınca Hazine adına tapudan terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetvelinin esas alınmasının doğru olmadığını, ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alındığını, münavebeye esas alınan ürünlerin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının % 6-7 oranında uygulanması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısmın değer kaybına uğradığından söz edilemeyeceğini, taşınmazın acele el koyma tarihi itibarıyla değerinin tespiti gerektiğini, taşınmazın sulu değil kuru tarım arazisi vasfında olduğunu, bilirkişi raporunda taşınmazın ne şekilde sulandığının açıklanmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.2. Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, TÜİK, TMO ve taşınmazın zengin toprak yapısı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kapitalizasyon faizin daha düşük belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın merkeze ve karayoluna uzaklığı ile idare tarafından düzenlenen kıymet takdir tutanağında bile %5 objektif değer artışı verildiği gözetildiğinde hiç verilmemesinin kabul edilemez olduğunu, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, arta kalan alanda değer azalışının daha yüksek verilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılış tarihi 2020 yılı sonu olduğundan idarenin bedelin düşük çıkması için kötüniyet ile tüm davaları açtığını, bu nedenle 2021 yılı verileri dikkate alınarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizin daha düşük alınması gerektiğini, taşınmazın merkeze, tren yoluna ve karayoluna uzaklığı ile idare tarafından düzenlenen kıymet takdir tutanağında bile objektif değer artışı verildiği gözetildiğinde hiç verilmemesinin kabul edilemez olduğunu, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, bedelin düşürülmesi ekonomik değeri düşük ürünlerin esas alındığını, masrafın brüt gelirin 1/3'den fazla olamayacağını, Muş arazilerinin ova olup verimli olduğunu, taşınmaz 1. sınıf tarım arazisi olduğu hâlde, 3. sınıf arazi gibi verimin belirlendiğini, arta kalan alanda değer azalışının en az %50 olması gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sulu tarım arazisi niteliğindeki davaya konu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen buğday, silajlık mısır, karpuz ürünleri münavebeye esas alınarak % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanması suretiyle, net gelirine göre resmi veriler uyarınca değer biçilmesinde, kamulaştırmadan arta kalan kısmın geometrik şekli, yüzölçümü, taşınmazın bütünlüğü ve işlemeli tarıma uygun olup olmadığı değerlendirilerek değer azalışı verilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak tespit ve depo edilen fark bedelin işlemiş nemalarıyla birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği, dava konusu 426 parsel ( yeni 1 04... parsel) sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu yeni tapu kayıtlarının oluştuğu ve taşınmazın yüzölçümünün değiştiğinin anlaşıldığı, yeni duruma göre dava konusu taşınmazın çalışma sonrası oluşan koordinatları itibarıyla kamulaştırma projesi kapsamında kalıp kalmadığının, kapsamda kalmış ise ne kadarlık kısmının proje kapsamında kaldığının belirlenmesi için fen bilirkişisinden ek rapor alındığı, fen bilirkişisinin 28.11.2023 tarihli ek raporuna göre dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda yüzölçümünün arttığı ve güncel hali ile taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 6.11,34 m²lik kısmının kamulaştırma sahasında olduğu, yeni duruma göre yeniden yapılan hesaplama sonucunda toplam kamulaştırma bedelinin 186.284,54 TL olacağı, tespit edilen 15.665,52 TL fark bedelin davacı Hazine tarafından depo edildiği gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi yerindedir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.