Ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, galvanizleme hizmetindeki kusurlu ifa iddiasıyla tarafların karşılıklı alacak/borç talep ettiği itirazın iptali davası.
Özet: Dava, ticari bir ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup, davacı müvekkili alacaklı olduğunu savunurken, davalı taraf ise davacının kusurlu galvanizleme hizmeti nedeniyle müvekkiline borçlu olmadığını, aksine davacının hatalı hizmeti sonucu müvekkili tarafından katlanılan zararlar ve onarım masrafları nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu ve bu durumu birleşen dava ile de ileri sürdüğünü belirtmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)BİRLEŞEN ------ ESAS DOSYASINDADAVA
: İtirazın İptali (Hiz. Söz. Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025ASIL DAVA
:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu ----- Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı vekili --------harç makbuz tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, ri ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsil edilememesi üzerine davalı aleyhine ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20''sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalı firmanın müvekkili şirkete vermiş olduğu hizmet kapsamında yapılan işlerin kusurlu olması nedeniyle müvekkili şirketin davalı firmaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan “galvanizleme” hizmeti aldığını, bu işlemin paslanmaya karşı yapılan bir işlem olduğunu, dışarıda, açık havada her türlü hava koşulunda çalışacak metallerin ömrünün uzatılması için yapıldığını, davacı firma ile yapılan görüşmeler esnasında yapılacak galvanizleme işlemleri için verilen en az 10 yıllık galvaniz ömrü garantisine istinaden, galvanizleme işi için davacı firma ile anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket tarafından üretilen vinçlere ait platformlar üzerindeki -------- işlemi için davacı ile anlaşma sağlandığını,müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu------- projelerinde davacının vermiş olduğu hizmetin kusurlu olduğunu, tüm uyarılara rağmen davacı tarafından yapılması gereken tüm bakım ve onarım işlemlerinin yerine getirilmediğini, bu nedenle bahse konu işlemlerin müvekkili şirket tarafından müşteri nezdinde daha fazla zarara uğramamak adına bedelleri müvekkili şirket tarafından karşılanmak suretiyle yapılmak zorunda kalındığını, bununla ilgili harcanan maliyetin---- tarihinde davacı firmaya yansıtma faturası düzenlenerek rücu etme hakkının kullanıldığını, her ne kadar kötü niyetli bir şekilde bu fatura reddedilmişse de --- tarihinde tekrar yansıtma faturası tüm bu hususların ------ yevmiye numaralı le de detaylı şekilde davacıya bildirildiğini, ---- bulunan -------- projesi kapsamında ise müvekkili şirketin ana müşterilerinden olan ---- firması için, kms---------- model vinçler üretildiğini, müvekkili şirket tarafından üretilen bu vinçlere ait platformlar üzerindeki galvanizleme işlemi için de yine davacı firma ile anlaşıldığını, müşteri tarafından müvekkili şirkete yapılan ---- tarihinde de yine kusurlu galvaniz imalatına ilişkin yapılan bildirimler doğrultusunda, davacı firmaya---------- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davacı firmanın yine bu ihtarnameyi de cevapsız bıraktığını, davacı şirketin ana iştigal konusu olan galvanizleme işine, sıcak daldırma galvaniz ömrünün minimum 10 yıl olması gerekirken, davacı firmanın kalite kaynaklı bariz hataları nedeniyle bu sürelerin dolmasına oldukça uzun süre bulunmasına rağmen, müvekkili şirketin gerek -----------projesi, gerekse de ---- projesi kapsamında yurtdışı müşterilerine gönderdiğ tüm malzemelerin yüzerinde paslanmaların meydana geldiğini, bu da tüm parçaların müşteri sahasında tekrar boyanmasını gerektirdiğini, davacı tarafından yapılan işlerin hiçbir şekilde ortalama kalite standartlarına dahi uymadığını ve davacıya iletilen tüm taleplerin davacı tarafından karşılıksız bırakılması nedeniyle tüm işlemlerin müvekkili şirket ve müvekkili şirketin anlaşmak durumunda kaldığı 3. Kişiler tarafından gerçekleştirildiğini, davacı firmanın kendi kusuru sonucu meydana gelen zararlar ve masraflar nedeniyle kendisine kesilmiş olan yansıtma faturalarını ödemekten imtina etmesi nedeniyle davalı aleyhine -----Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, her ne kadar davacı müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia etmekte ise de, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkili şirketin davacı firmaya herhangi bir borcu olmadığını ve hatta davacıdan alacaklıBİLEŞEN DAVA
: Davacı Vekilinin ----------- Harç Makbuz Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir borç ilişkisi bulunmakta olup, her ne kadar davalı taraf, müvekkili şirketin kendisine borçlu olduğu iddiasındaysa da, davalı şirketin, üstlendiği hizmeti gerektiği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, hatta müvekkili şirketi zarara uğrattığını ve müvekkili şirket tarafından davalı firma nam ve hesabına harcamalar yapılmış olduğu için müvekkili şirketin davalı firmadan alacağı bulunduğunu, müvekkili şirket ticari defter ve cari hesap ekstrelerinden ve ----- dosyalarından da görüleceği üzere davalı borçlu ------ firmasının müvekkili şirkete her iki takip yönünden toplam ---borcu bulunduğunu, işbu üvekkili şirket lehine ------ Esas sayılı dosyaları ile toplam -------- cari hesap alacağının in, ilamsız icra yolu ile davalı aleyhine icra takiplerinin başlatıldığını, yapılan bu yasal takipler davalı borçlu tarafından her iki takip yönünden de; takibe, borca ve borcun tüm ferilerine itirazda bulunulduğunu ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişki cari ekstre, fatura ve diğer tüm deliller ile de sabit olmasına rağmen davalının zaman kazanma adına davaya konu her iki takibe haksız itiraz ettiğini, haksız itiraz nedeniyle, müvekkili şirketin her iki takip açısından toplam ------ tutarındaki alacağını tahsil edemediğini ve bu tutar oranında büyük maddi kayba uğradığını, davacı firmanın, müvekkili şirkete vermiş olduğu hizmet kapsamında yapılan işlerin kusurlu ifa olması nedeniyle, müvekkili şirketin davalı firmadan yüksek meblağda alacağı bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından, ana müşterilerinden olan ---- firması için ve yine yurtdışı merkezli ana müşterilerinden olan ------ firması için -------projesi kapsamında, vinç üretimi yapılmakta olup, müvekkili şirket tarafından üretilen bu vinçlere ait platformlar üzerindeki galvanizleme işlemi için davalı firma ile anlaşıldığını, davalı tarafından gerçekleştirilen gerek anlaşmaya, gerek teamüle gerekse de basiretli tacir kavramına son derece aykırı olan kusurlu ve ihmalkâr eylemler neticesinde,---------- projesinde, kusurlu ve ayıplı ürünlere ilişkin, müvekkili şirket yetkilileri tarafından defalarca hem sözlü hem de yazılı olarak davacı firmaya yapılması gereken bakım ve onarım işlemlerin belirtildiği: ancak davacı tarafın bu uyarı ve taleplere rağmen, üzerlerine düşen bakım ve onarım işlerini yerine getirmediklerini, bu nedenle, bahse konu işlemlerin müvekkili şirket tarafından, müşteri nezdinde daha fazla zarara uğramaması ve çok daha büyük olumsuzluklar ile karşı karşıya kalmaması için davalı firma adına, müvekkili şirket tarafından bedelleri ve tüm masrafları karşılanarak yapılmak zorunda kalındığını, davalı firmanın haksız bir şekilde müvekkili şirket aleyhine ikame etmiş olduğu itirazın iptali davası olan ------ Esas sayılı dosyası celp edildiğinde görüleceğini, her ne kadar davalı firmanın, müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia ederek ------------- Esas sayılı itirazın iptali davasını müvekkili şirket aleyhine ikame etmişse de, tarafların arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkili şirketin davalı firmaya herhangi bir borcu olmadığı ve hatta davalıdan alacaklı durumda olduğunu, bahse konu dava dosyası kapsamında bulunan tüm deliller ile müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi durumunda bu durumun kolaylıkla tespit edilebileceğini bu sebeple; öncelikle huzurdaki dosyanın, dava konusu ve tarafların aynı olması nedeniyle takdir ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere ---- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmekte olan ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, birleştirme kararı konusunda mahkeme aksi kanaate ise yapılacak yargılama neticesinde haklı davalarının kabulüne-------- Esas sayılı her iki icra takibi yönünden haksız şekilde yapılan itirazın iptaline ve her iki takibin kaldığı yerden devamına, kötü niyetli olarak takiplere itiraz eden davalı borçlu aleyhine, her iki takip yönünden de %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı Vekili --------- Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilmiş olan malzemelerin sıcak daldırma ------------ kaplaması yapıldıktan sonra davacı şirketin denetçileri tarafından ürünlerin kabul edilerek müvekkili şirketten sevk edildiğini, davacı şirketle yaklaşık olarak 2 yıldır fatura tarihi itibariyle 90 gün havale ödeme sistemi ile çalışıldığını ve bu süreçte davalı şirketle alakalı cari hesap ekstrelerinde de görüleceği üzere hiçbir zaman söz konusu vadede ödeme alınamadığını, sürekli davacı şirketten kaynaklanan ödeme sorunlarının yaşandığını, ödeme yapılmadığı için müvekkili şirkette 2-3 hafta bekleyen malzemelerin olduğunu, Müvekkili şirket tarafından söz konusu ödemelerin ısrarla istenmesi neticesinde davacı tarafından gönderilen ihtarname ile söz konusu ödemenin yapılmaması için kalite bahanelerinin ileri sürüldüğünü ve tamamen art niyetli bir tavır sergilendiğini, davacının iddia ettiği üzere gerçekten bir kalite problemi olmuş olsaydı söz konusu malzemelerin bakımı için taraflarına bilgi verilmesi gerektiğini, fakat davacının söz konusu malzemelerin hangi standart belgelerine, hangi kuruma veya hangi kurumun kişilerine göre uygun olmadığının belirtilmediğin, davacı tarafın keşide edilen ihtarnamede ve asıl davadaki cevap dilekçelerinde sürekli olarak soyut bir şekilde ayıp kavramından ve kalite konusundaki uygunsuzluklardan bahsedilmesine karşın bu ayıpların ve uygunsuzlukların somut olarak neler olduğunun bir türlü ifade edilmediğini, müvekkili şirketin ----------- belgeleri standart ve belgelerin kurallarına göre sıcak daldırma galvaniz kaplaması yaptığını ve bu kurumların haricinde hiçbir kurum ve standardı kabul etmediğini, müvekkili şirket tarafından davacının ya da müşterilerinin standartlarına göre kaplama yapılmadığını, sonuç olarak davacı tarafın müvekkili şirketin ihtarına rağmen vadesi dolmuş olan bakiye borcunu ödemediğini ve taraflarınca işbu davaya konu olan icra takibinin başlatıldığını, davacı tarafça kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, gelinen bu aşamada davacı tarafın müvekkili şirkete borçlu olduğu sabit olduğunu beyanla, haksız davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.--------- Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davaya konu olan galvanizleme işleminin uygulandığı vinçler yurt dışında bulunduğundan, ----------- işleminin ayıplı olup olmadığına ilişkin herhangi bir teknik inceleme ve değerlendirme yapılamadığı; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda asıl davanın davalısı/birleşen dosyanın davacısının ayıp iddialarını kanıtlayamadığı; Takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere asıl dava davacısının ---icra takip tarihi le davalıdan ------ alacaklı olduğu, Asıl dava davacısının tazminat taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde bir husus olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.----- Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; Davaya konu vinçlerin Platformlar üzerindeki galvanizleme işleminin AYIPLI olduğu, Kök raporda ayıp ihbar yükümlülüğüne ve süresine ilişkin TBK m. 474 ve m. 477 kapsamında yapmış olduğumuz değerlendirmede herhangi bir değişiklik yapmayı gerektirecek yeni bir husus bulunmadığı; mahkeme tarafından ürünlerin ayıplı olduğu ve ayıbın TBK m. 474 ve m. 477'de belirtilen sürede ve şekilde ihbar edildiğiyönünde hüküm kurulması halinde takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere davalının davacıya düzenlediği ----- tutarındaki (33.287.78 Euro)yansıtma faturasının iptal edilerek 31.12.2021 tarihli Euro döviz satış kuru üzerinden 9.139.- Euro fatura düzenlenmesi gerekeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
:Asıl dava yönünden taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olup olmadığı, davacı tarafından sunulan hizmetin ayıplı ve kusurlu olup olmadığı, ayıplı ise davalının ayıpları 3. Kişiye yaptırması nedeniyle ödeme yapmamakta haklı olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.Birleşen dava yönünden taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olup olmadığı, davalı tarafından sunulan hizmetin ayıplı ve kusurlu olup olmadığı, birleşen dosya davacısının icra takibinde talep ettiği miktar kadar alacaklı olup olmadığı ve ----- Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir. Asıl davada davacı taraf, davalının ürettiği vinçlerine uyguladığı galvanizleme işlemi sebebiyle alacaklı olduğunu iddia etmektedir. Davalı taraf ise, müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu------ projelerinde davacının vermiş olduğu hizmetin kusurlu olduğunu, tüm uyarılara rağmen davacı tarafından yapılması gereken tüm bakım ve onarım işlemlerinin yerine getirilmediğini, bu nedenle bahse konu işlemlerin müvekkili şirket tarafından müşteri nezdinde daha fazla zarara uğramamak adına bedelleri müvekkili şirket tarafından karşılanmak suretiyle yapılmak zorunda kalındığını,müvekkili şirketin gerek ---- projesi, gerekse de ------- projesi kapsamında yurtdışı müşterilerine gönderdiği tüm malzemelerin yüzerinde paslanmaların meydana geldiğini, bu da tüm parçaların müşteri sahasında tekrar boyanmasını gerektirdiğini, davacı tarafından yapılan işlerin hiçbir şekilde ortalama kalite standartlarına dahi uymadığını ve davacıya iletilen tüm taleplerin davacı tarafından karşılıksız bırakılması nedeniyle tüm işlemlerin müvekkili şirket ve müvekkili şirketin anlaşmak durumunda kaldığı 3. Kişiler tarafından gerçekleştirildiğini, davacı firmanın kendi kusuru sonucu meydana gelen zararlar ve masraflar nedeniyle kendisine kesilmiş olan yansıtma faturalarını ödemekten imtina ettiği savunmasında bulunmuştur. TBK m. 474/1’e göre “İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır” TBK m. 477’ye göre ise “Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır” Görüldüğü üzere öncelikle işsahibi (asıl davada davalı) eseri teslim aldıktan sonra imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve bunu uygun süre içerisinde yükleniciye (asıl davada davacı) bildirmek yükümü altındadır (TBK m. 474/1). İşsahibi bu iki yükümünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve ayıptan doğan haklarını kaybeder (TBK m.477/2). Eserdeki ayıp teslimden sonra makul süre içerisinde yapılacak gözden geçirmeyle anlaşılacak nitelikte bir ayıp değilse ve sonradan ortaya çıkarsa, gecikmeksizin bu ayıbın yükleniciye bildirilmesi gerekir, aksi takdirde eser kabul edilmiş sayılır (TTK m. 477/3). Somut olayda galvanizleme işlemi uygulanan vinçlerin ne zaman davalıya teslim edildiği dava dosyasından belirlenememektedir. Davalı delilleri arasında davalı şirketin kontrol departmanı tarafından ------- tarihinde hazırlanan Uygunsuzluk Tespit Formu yer almaktadır. Bu raporda müşteriden ürün temizlik konusunda şikayet alındığı ve bunun ciddi bir kalite sorunu olduğu belirtilmektedir. Ancak bu raporun davacıya gönderildiğine ilişkin dava dosyasında herhangi bir belge bulunmamaktadır. Davacıya kusurlu işlem nedeniyle gönderilen ilk ihtarname tarihi bu formun düzenlenmesinden yaklaşık 10 ay sonra ------ tarihidir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının ayıp iddialarını ve bu ayıpları TBK m. 474 ve 477’de düzenlenen esaslar dahilinde davacıya bildirdiğini ispatlayamadığı kanaatine varılmış olup asıl davanın davalısı/birleşen dosyanın davacısının ayıp iddialarını kanıtlayamadığı; asıl dava davacısının ----icra takip tarihi itibariyle davalıdan ---- alacaklı olduğu anlaşılmakla asıl davanın kabulü ile; Davalı/takip borçlusunu-------Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin aynen devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, kabulüne karar verilen TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen ----Karar sayılı dosyası yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1-Asıl davanın Kabulü ile; Davalı/takip borçlusunu ------Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin aynen devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,2-Kabulüne karar verilen TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Birleşen ---------Karar sayılı dosyası yönünden açılan davanın REDDİNE,4-Asıl dava yönünden harçlar kanununa göre alınması gerekli 6.562,09 TL'nin asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından dosyaya yatırılan 1.160,21 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 5.401,88 TL'nin asıl davada davalı-------- tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Birleşen ----- Esas dosyası yönünden harçlar kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harcın, ------- tarafından yatırılan 7.216,56 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan bakiye 6.601,16 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde -------verilmesine,6-Asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından dosyada sarf edilen 59,30 TL başvurma harcı, 8,5 TL vekalet harcı, 1.160,21 TL peşin harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 210,20 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 7.438,21 TL'nin davalı ------- alınarak asıl davada davacı -------verilmesine,7-Asıl davada AAÜT uyarınca asıl davada davacı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ---- alınarak asıl davada davacı ---- verilmesine,8-Birleşen ----- Esas dosyasında davalı lehine AAÜT uyarınca takdir olunan 93.930,18 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısı ------ alınarak birleşen dosya davalısı -------- verilmesine,9-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen ayrı ayrı 1.560,00 TL ve 1.320 TL olmak üzere toplam 2.880,00 TL'nin ------ tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin ve asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025