Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar tazminat davası, delil yetersizliği ve kaza oluş şeklinin belirsizliği sebebiyle reddedilmiştir.
Özet: Yaralamalı trafik kazası sonucunda kalıcı ve geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ile tedavi masrafları için maddi tazminat talep eden davacının açtığı davada, davacının kaza anına ve kendisine çarptığı iddia edilen araca dair verdiği beyanların yetersiz, çelişkili ve net olmaması, olayın oluş şeklinin ve tarafların kusur durumunun bilirkişi raporlarıyla belirlenememesi üzerine, davalının savunmaları da değerlendirilerek tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLLERİ
:
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
KARARIN MAHİYETİ
: RED
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.06.2021 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda müvekkil ...’ın uğramış olduğu kalıcı iş göremezlik oranının tespiti ile; Kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderleri için şimdilik 100,00 TL olmak toplam 400,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta fonundan (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen █████/2024 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın █████/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının ara kararı uyarınca resen görevlendirilen ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle: Davacı tanığının keşif mahallindeki beyanında, (açıkça belirttiği üzere) olayı görmediğini belirtmiş ve çarpışma noktası/yeri ile ilgili herhangibir bilgi vermemiştir. Davacının keşif mahallinde verdiği beyanında da, takip ettiği yolu göstermiş olup çarpışma yeri/noktasını da tam olarak gösterememiş, bölgesel olarak göstermiştir. Davacının olay mahallindeki beyanı, tanık beyanı, davaya konu trafik kazasının ne şekilde cereyan ettiği hususunda yeterli bir bilgi verilmemişti Yalnızca plakasını/modelini bilmediği bir aracın kendisine çarptığını beyan etmiştir. Böyle bir durumda, kendisine çarpan aracın kusurlu olduğu veya kusurlu olabileceği söylenemez, Kazanın oluş şekli ile ilgili, seyirfmanevra/yön/çarpışma yeri/araçların çarpışma noktaları/vs hususlar davacı tarafından açık ve net bir şekilde belirtilmemiştir. Böyle bir durumda, davacının kendisinin de kusursuz olduğu, kusursuz olacağının söylenemeyeceği Kanaatine varılmıştır. iddia-savunma-tanık beyanı-olay yeri inceleme ve taraf vekillerinin dosyaya sunduğu deliller tarafımdan incelenmiş olup, iddia olunan trafik kazasında, kazaya karışan tarafların olaydaki kusur durumlarının tespiti belirlenmesi mümkün olmamıştır. Görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Aynı bilirkişi EK rapordan özetle; Davacı ... kendisine çarptığı belirtilen aracın nereden geldiğini tam olarak belirtmediği, hatırlamıyorum şeklinde cevap verdiği, (bu cevapları veriyorken avukatının gözüne baktığı) Davacı ...'ın keşif mahallindeki anlatımında, çarpışmanın şekli itibariyle açık bir şekilde anlatmadığı, kendi takip ettiği şeridi bile tam olarak belirtemediği, Bu nedenle çarpışma şeklinin anlaşılamadığı, Keşif mahallinde, tarafımdan sorulan sorulardan, yönetimindeki mopedin, nerede olduğu sorulmuş olup, (en azından hasarlı şekli dikkate alınarak çarpışma şekli çarpışma durumu çıkarılabilir düşüncesi ile) kazaya karıştığı belirtilen moped “yok” şeklinde belirtildiği, Kaza mahallinin mevcut durumunu gösteren 10 adet renkli fotoğrafları tarafımdan çekilerek raporum ekinde sunulduğu, Davacının anlatımları ile ilgili bilgilerin fotoğraflar üzerinde işaretlendi Davacı ...'ın karakolda verdiği ifadesinde, “... Otel Civarına geldiğinde, plakası-rengi-modelini göremediği bir aracın kendisine çarptığını ve kaçtığını, yere düşerek SAĞ ayağının kırıldığını, ambulans ile numune hastanesine gittiğini ve tedavisi yapılarak 3 gün sonra taburcu olduğunu, kendisine çarpan aracı görmediğinden. Demiş olup, takip ettiği ... Caddesinde, yaya kaldırımına yaklaşık 1,0-1,5 mt, mesafede, plakası bilinmeyen bir otomobil tarafından çarpılmakla/çarpışmakla, sol ayağından mı yaralanması gerekir yoksa sağ ayağından mı yaralanması gerektiği... 22? genel olarak gösterdiği mahalde (çarpışma noktasının) kendisine çarptığı belirtilen otomobilin, mopedin sağ tarafından geçmesinin mümkün olmadığı, İzah edilen “elektrikli moped'in” büyüklüğünün (marka-tipi-modeli) bilinmediği, Hususları, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin,tarafların olaydaki kusur durumlarının belirlenmesi için ve mahkemenize yardımcı olmak için hazırlanmış ve mahkemenize sunulmuştur. Görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının ara kararı uyarınca resen görevlendirilen Adem Demirbaz tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle: 20.06.2021 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 6 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalan davacı ...'ın;)20.06.2021- 20.12.2021 Tarihleri Arası 6 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının 16.955.40 TL Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının, 21.12.2021 — 28.08.2052 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %18 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre ; 1.084.781,15 TL , 21.12.2021 — 16.11.2047 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %25,2 maluliyet oranı ve PMF - 1931 Yaşama Tablosuna göre ; 1.272.761.34 TL, 20.06.2021 — 20.09.2021 Tarihleri Arası 3 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının ; — 10.732,50 TL Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 4.500,00 TL olduğu, temerrüt tarihinin, davalı ...'na 15.11.2021 tarihinde başvuru yapıldığı ve 8 iş gününün 25.11.2021 tarihinde dolduğu dikkate alındığında davalı ... yönünden faiz başlangıç günün başvuru tarihine 8 iş günü ilavesinden sonraki 9. gün olan 26.11.2021 tarihi olduğu, kazaya karışan aracın hususi kullanım amaçlı otomobil olduğu anlaşıldığından işletilecek faiz türünün, yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiği, görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının ara kararı uyarınca NEÜ ATK tarafından düzenlenen maluliyet raporundan özetle; Kişinin alt ekstremitede sağ diz eklemi hareket kısıtlılığı arızasına bağlı sürekli iş görmezlik oranının (Kas-İskelet Sistemi- alt ekstremite - diz eklemi hareket kısıtlılığı %18 olduğu ve kalıcı olduğu, kişinin yaşına göre sürekli iş göremezlik oranının %25,2 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği , 6 aylık süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek bir işte çalışamayacağını, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu süre zarfında kişinin %100 oranında malul olduğunun kabulünün gerekeceği, bu sürenin 3 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 4.500,00TL olarak değerlendirildiği, bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 10.732,50 TL olarak değerlendirildiği, toplamda 15.232,50 TL olarak değerlendirildiği görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının ara kararı uyarınca Ankara ATK tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporundan özetle; kazanın davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletine sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın çarparak yaralanmasıyla meydana geldiği, olayla ilgili Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmediği, olay yeri krokisi çizilmediği, elektrikli bisiklet sürücüsünün ifadesinin bulunduğu, Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı düzenlendiği ancak kazanın oluşunu gösterir krokisinin çizilmediği, olayla ilgili fotoğraflama yapıldığının belirtildiği, dosya içerisinde her hangi bir fotoğrafın bulunmadığı, elektrikli bisikletin hasarına dair verinin olmadığı, mevcut verilerle olayın oluş şekli ve olay mahallinin özellikleri ile ilgili rapor tanzimi için yeterli kanaate ulaşılamamıştır. Olay mahalli özellikleri, elektrikli bisikletin ve diğer aracın seyir durumları, çarpma noktasının yeri, çarpmanın şekli, araçların darbeyi aldığı ilk kısımlar, kaza esnasında yol ve mahal şartları, yolun geometrik özellikleri (kavşak,bölünmüş yol,çift yönlü yol ...?) ve tüm bu hususların ayrıntılı olarak gösterildiği olay mahalli krokisinin çizilmesi ve gönderilmesi halinde sağlıklı şekilde rapor tanzimi mümkün olacağından, istenilen bu hususların ikmali bakımından dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir. Sonuç ve kanaat bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının ara kararı uyarınca Ankara ATK tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporundan özetle; dosyanın evvelce 28.02.2023 tarihli talimat yazısıyla İhtisas Dairemize gönderildiği ve Dairemizce 03.04.2023 tarihli ve ... sayılı müzekkere düzenlenerek; olayla ilgili Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmediği, olay yeri krokisi çizilmediği, elektrikli bisiklet sürücüsünün ifadesinin bulunduğu, Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı düzenlendiği ancak kazanın oluşunu gösterir krokisinin çizilmediği, olayla ilgili fotoğraflama yapıldığının belirtildiği, dosya içerisinde her hangi bir fotoğrafın bulunmadığı, elektrikli bisikletin hasarına dair verinin olmadığı, mevcut verilerle olayın oluş şekli ve olay mahallinin özellikleri ile ilgili rapor tanzimi için yeterli kanaate ulaşılamadığı belirtildiği, olay mahalli özellikleri, elektrikli bisikletin ve diğer aracın seyir durumları, çarpma noktasının yeri, çarpmanın şekli, araçların darbeyi aldığı ilk kısımlar, kaza esnasında yol ve mahal şartları, yolun geometrik özellikleri (kavşak,bölünmüş yol,çift yönlü yol ...?) ve tüm bu hususların ayrıntılı olarak gösterildiği olay mahalli krokisinin çizilmesi ve gönderilmesi halinde sağlıklı şekilde rapor tanzimi mümkün olacağı belirtilerek dosyanın işlem görmeksizin iade edildiği görülmüştür. Bu kez gönderilen dosya içeriğinde bu isteme cevaben alınan bilirkişi ek raporunda rapor tanzimi için gerekli ve yeterli veriler olmadığından, mevcut verilerle sağlıklı şekilde rapor tanzimi mümkün olmayacağından dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir. Sonuç ve kanaat bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının ara kararı uyarınca resen görevlendirilen ..., ..., ... ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporundan özetle: Davacı ...'ın 20.06.2021 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sağ tibiada plato kırığı geliştiği, 11.05.2022 tarihinde yapılan muayenelerinde sağ diz ekleminde hareket kısıtlılığı ve antaljik yürüyüş olduğu kayıtlıdır. Davacı ve tanık beyanları ile trafik bilirkişisi raporu incelendiğinde; davacı tarafından █████/2021 günü saat 13.30 sıralarında, elektrikli bisiklet ile seyir halindeyken plakası-rengi-modelini göremediği bir aracın kendisine çarparak kaçtığı, yere düşerek sağ ayağının kırıldığı, ambulans ile numune hastanesine gittiği ve tedavisi yapılarak 3 gün sonra taburcu olduğu beyan edildiği, elektrikli bisikletin ve fotoğraflarının mevcut olmadığı, çarpışma noktasının tam olarak tespit edilemediği, seyir/manevra/yön/çarpışma yeri/araçların çarpışma noktaları vb. hususlar davacı tarafından açık ve net bir şekilde belirtilmediği, kazanın oluş şekli ile ilgili yeterli bilgi verilmediği, bu nedenlerle tarafların kusur durumuna ilişkin tespitin yapılamadığı anlaşılmıştır. Davacının sağ tibiada plato kırığına neden olan yaralanmasının trafik kazası neticesinde gerçekleşmesi mümkün olmakla birlikte DAVACININ KENDİSİNİN DÜŞMESİYLE DE GERÇEKLEŞEBİLECEĞİ, YARALANMANIN OLUŞ ŞEKLİNİN TESPİTİNİN TIBBEN MÜMKÜN OLMADIĞINI görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporlara taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili ... Esas sayılı dosyasında dava değeri arttırım dilekçesi sunmuş olduğu görüldü.
Dava; "Tazminat" davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Tazminat davası açmıştır.
Ayrıca konu ile ilgili olarak 6098 sayılı TBK.49.-56.maddeleri ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. Maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK.54.maddesinde; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde, TBK'nun 56/1.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde, (haksız fiil, doktrinde hukuka aykırı zarar verici eylem olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak belirlenmektedir, bu durumda haksız fiilden söz edebilmek için "1) hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, 2)eylemden kaynaklı bir zararın olması, 3)zarar veren kişinin kusuru bulunması" ya da yasaca sorumlu olması" zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir) KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde (6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın █████/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, kararı verildiği görülmüştür.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında verilen daimi arama kararı ile; "İlgi sayılı yazınız ile hakkında soruşturma yürütülen suçla alakalı olarak bugüne kadar yapılan tüm aramalara rağmen şüphelilerin tespit edilemediği,
Bu şekilde, atılı suçu işlediği iddia edilen kimliği tespit edilemeyen şüphelinin/şüphelilerin, çok sıkı bir şekilde araştırılarak kimliğinin/kimliklerinin belirlenmesi, yakalandığı/yakalandıkları takdirde mevcutlu olarak savcılığımıza sevk edilmesi/edilmeleri, aksi halde zamanaşımı tarihine kadar sürekli olarak araştırmaya devam edilmesi ve tekide mahal verilmeksizin her yıl Ocak ayında (cinayet ve yağma suçlarında Ocak ve Temmuz aylarında) Cumhuriyet Başsavcılığımıza bilgi verilmesi rica olunur. " şeklinde karar verildiği,
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi gereğince; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. " şeklinde düzenleme yapıldığı,
6100 Sayılı HMK'nın 190. Maddesi gereğince; "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
" şeklinde yapılan düzenlemeler ışığında,
Haksız fiilin şartları
Yasal düzenlemede haksız fiilin tanımı olmamakla birlikte, doktrinde; haksız fiil hukuka aykırı zarar verici eylem olarak nitelendirilmektedir, TBK 49'un kısaca şartları:
1-Hukuka aykırı eylemin olması,
2- Zararın olması,
3- Kusurun olması,
4- Uygun illiyet bağının olması durumunda mezkur dört(4) şartın varlığı halinde ortada bir haksız fiil vardır.
"Kusurun İspat Yükü
Haksız fiillerde zarar verenin kusurunu zarar gören ispat yükü altındadır. TBK 50. Madde bu durumu "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Hükmü ile düzenlemiştir. Diğer taraftan TMK 6. Maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. Maddesine göre ise "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." Hükmü ispat yükünün kime ait olduğu açıkça düzenlenmiştir.
Bir trafik kazası sonucu zarar gördüğü iddia eden kişi zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmelidir. Zarar veren aracın sürücüsünün sorumluluğu kusur sorumluluğu olup sürücünün kusuru neticesi zarar gördüğünü iddia eden kişi sürücünün kusurunu ispat yükü altındadır. Buna karşılık bir motorlu aracın karayoluna işletilmesinden doğan bir zarar varsa işletenin sorumluluğu Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesine göre yükü zarar görende olmayıp işletenin KTK'nun 86. Maddesindeki sorumluluktan kurtulma hallerini ispat etmediği sürece doğan zarardan sorumlu olacaktır. Bu nedenle TBK 50. Maddesindeki zarar görenin ispat yükü kusur sorumluluğu bulunan sürücülere karşıdır. Bunun karşısında zarar verdiği iddia edilen sürücünün de kendisinin kusursuzluğunu ve zarar görenin ya da üçüncü bir kişinini kusuru ile zararın ortaya çıktığını ispat edebilecektir." (... Yayınları, Bedensel Zararlar ve Tazminat Davaları, ... , Yargıtay . Hukuk Dairesi Üyesi)
6100 SAYILI HMK'NIN 190. MADDESİNDE; "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
TTK 1409 MADDESİNDE; (1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
(2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Somut olayımızda; Mahkememizce özellikle kusura yönelik yapılması gereken tüm yargılama işlemi faaliyeti yapılmıştır. Ancak kusur raporu almak; dosya kapsamı, iddia - savunma, Konya CBS dosyası içeriğine göre mümkün olmamıştır. Haksız fiilde kusur ispatla yükümlü olan taraf davacı yandır. Davacı yan kusuru ispat edememiştir. Her ne kadar emsal kararlarda kusur tespit edilemediğinde eşit kusurlu kabul edileceği yönünde kararlar var ise de bu kararlarda kusurun var olduğu oranın ne olduğu tespit edilememektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin █████/2024 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamının da benzer mahiyette olduğu anlaşılarak) Eldeki davada kusur adına bir rapor alınamamaktadır.
Kaldırma sonrası alınan Heyet raporunda da "KUSUR BELİRLENEMEDİĞİ VE DAVACININ KENDİSİNİN DÜŞMESİYLE DE GERÇEKLEŞEBİLECEĞİ, YARALANMANIN OLUŞ ŞEKLİNİN TESPİTİNİN TIBBEN MÜMKÜN OLMADIĞI" rapor edilmiştir. Bu durumda davacı yan üzerine düşen ispat yükümlüğünden özellikle haksız fiildeki KUSURU, ZARARI ve dolayısıyla UYGUN İLLİYET BAĞININ olduğu ispat edilememiştir. Buradan hareketle TTK 1409 'da düzenlemesi bulunan davalının ispatı gereken şartlara geçmek mümkün olmamıştır. Diğer taraftan Mahkememiz kararının aksi yönünde karar düşünülürse, davalı yanın sınırlı sorumluluğu olduğu da dikkate alındığında ilk derece Mahkemesince yapılması gereken yargılama faaliyeti tam olarak yapıldığı kanaati ile,
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı davacının, davasının reddine, dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
:GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1--Davacının, davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan dava başında yatırılan 80,70-TL Peşin harcın, 1.522,27- TL Tamamlama harcın toplamı olan 1.602,97-TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 987,27‬-TL'nin davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA,
7-Davacı tarafça depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!