Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kayıp ve mahkeme kararıyla iptal edilen bir çekten kaynaklanan alacak için itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının kaybettiği ve mahkeme kararıyla iptal ettirdiği bir çeke dayanarak başlattığı icra takibine davalıların yaptığı itirazın kaldırılması ve takibin devamını talep etmesine dayanmakta; davalılar ise aralarında ticari ilişki olmadığını, çekten kaynaklı borcun ve ticari ilişkinin varlığını ispatlayacak yazılı delil bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALILAR
: 1-
2-
3-
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın yukarıda bildirilen karşı taraftan, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ..., cirantaları ise ... ve ... olan █████/2023 keşide tarihli, ... seri numaralı 270.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı alacağı bulunduğunu, dava konusu çek, hamile yazılı olarak ... tarafından keşide edilmiş ve ...'ye teslim edildiğini, bu kişi tarafından ...'e ve ... tarafından ise aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borçtan dolayı alacaklarına karşılık olmak üzere davacıya devredildiğini, davacı ile ... arasında ticari ilişki bulunduğunu ve iptaline karar verilen çekin davalı ... tarafından borca karşılık olarak davacıya verildiği hususları tarafların ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, davacının söz konusu çeki kaybettiğini, tüm aramalarına rağmen bulamadığını, bunun üzerine ikame edilen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K. sayılı dava neticesinde söz konusu çekin iptaline karar verildiğini, akabinde alacağın tahsili amacıyla çekten dolayı sorumlu olan davalılar aleyhine Konya . Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar icra takibine itiraz ettiğinden bu takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalılar tarafından Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalıların aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iptal edilmiş bir çeke dayanarak alacak iddiasında bulunamayacağını, çekin varlığının ticari ilişkiyi ve borç miktarını yazılı delillerle ispat edemediğini, davalıların davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ticari ilişki iddiasında bulunmasına rağmen bu iddiayı destekleyecek hiçbir yazılı delil (sözleşme, fatura vb.) sunmadığını, Türk Borçlar Kanunu’nun 200. ve 201. maddelerine göre, taraflar arasındaki 4.000 TL üzerindeki uyuşmazlıklar yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, davacı bu yazılı ispat şartını yerine getiremediğini, davalılar ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunmadığı gibi, bu iddia yazılı bir belge ile de desteklenmediğini, bu nedenle davacının alacak iddiasının dayanaksız olduğunu, davacı, yazılı delil yerine tanık beyanıyla iddialarını ispat etmeye çalıştığını, ancak Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu’na göre ticari işlerde ve belirli bir tutarın üzerindeki alacak davalarında tanık beyanı, yazılı delil bulunmadıkça hükme esas alınamayacağını, bu bağlamda, ihtiyati haciz kararına dayanak gösterilen iddialar hukuka aykırı olup, kararın kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haciz, davacının kötü niyetli ve dayanaksız iddialarını desteklemek için kullanılmaması gerektiğini belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya Defterdarlığı'na, ... Defterdarlığı'na, Diyarbakır Defterdarlığı'na, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Diyarbakır Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Batman Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, ... Bankası A.Ş.'ne, Konya 13. İcra Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibin davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ..., ..., ... olduğu, borcun Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Kararında belirtilen ... Bankası A.Ş. ... şubesine ait keşidecisi ... olan, █████/2023 keşide tarihli, ... seri numaralı, 270.000 TL bedelli çekin tahsili talebinden kaynaklandığı, toplam 313.537,50 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı kararının incelenmesinde; davacının ..., davanın kıymetli evrak iptali, dava tarihinin █████/2023, dava konusu evrakın ... numaralı çek olduğu, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın █████/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkisine istinaden SMMM bilirkişiden rapor alınmış, █████/2025 tarihli raporda sonuç olarak; Davacı ...’ın Ticari Defter İncelemeleri neticesinde; uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin ticari defterlerini yasal süresi içerisinde tasdik ettirdiği/onaylattığı ve bu defterlere yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğu tespit edildiğini, davacı ...’ın uyuşmazlık konusu dönemlere ait ticari defterlerinde, davalılar adına yapılmış herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiğini, davacı ...’ın uyuşmazlık konusu dönemlere ait ticari defterlerinde, uyuşmazlık konusu çeke ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, davalı ...'in ticari defter incelemelerinin davalı ...'in dava konusu dönemlere ait ticari defterlerini yasal süresi içerisinde usulüne uygun şekilde tasdik ettirdiği ve defter kayıtlarının muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'in uyuşmazlık konusu dönemlere ait ticari defterlerinde yapılan incelemede, uyuşmazlık konusu çekin keşide edildiği Eylül 2023 ayında, bu çeke ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığının gözlemlendiğini, davalı ...'in uyuşmazlık konusu dönemlere ait ticari defterlerinde, davacı ve diğer davalılar adına açılmış herhangi bir kaydın bulunmadığının gözlemlendiğini, keşidecisi davalı Mehmet Şerif Gören olan ... seri numaralı uyuşmazlık konusu çekin ödenmediği ve iptal edildiği, ... Bankası tarafından dava dosyasına sunulan 27.02.2025 tarihli yazıdan anlaşıldığını belirtmiştir. Aynı bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; kurumlarca dava dosyasına sunulan belgelerden; davalı ...'in uyuşmazlık döneminde ticari faaliyette bulunduğuna ilişkin bir bulguya rastlanmadığını, davalı ...'in ... vegi numaralı ... Tic. Lti. Şti.'nin %99 oranında pay sahibi ve şirket müdürü olduğu, ortaklığa █████/2009 tarihinde girdiği, dava dosyasına sunulan █████/2025 tarihli dilekçe ekindeki CD incelemesinde, yalnızca davalı ...'e ait ticari defter kayıtlarının bulunduğu diğer davalı ...'e ait herhangi bir ticari defter kaydının olmadığının tespit edildiğini belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı ...'ın, keşidecisi ..., cirantaları ise ... ve ... olan █████/2023 keşide tarihli, ... seri numaralı 270.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı alacağı bulunduğunu, dava konusu çek, hamile yazılı olarak ... tarafından keşide edilmiş ve ...'ye teslim edildiğini, bu kişi tarafından ...'e ve ... tarafından ise aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borçtan dolayı alacaklarına karşılık olmak üzere davacıya devredildiğini, iptaline karar verilen çekin davalı ... tarafından borca karşılık olarak davacıya verildiği hususları tarafların ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, söz konusu çeki kaybettiğini, tüm aramalarına rağmen bulamadığını, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ... K. sayılı dava neticesinde söz konusu çekin iptaline karar verildiğini, akabinde alacağın tahsili amacıyla çekten dolayı sorumlu olan davalılar aleyhine Konya . Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar icra takibine itiraz ettiğinden bu takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalılar tarafından Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalılar vekili ise davacı iptal edilmiş bir çeke dayanarak alacak iddiasında bulunamayacağını, çekin varlığının ticari ilişkiyi ve borç miktarını yazılı delillerle ispat edemediğini, davalıların davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ticari ilişki iddiasında bulunmasına rağmen bu iddiayı destekleyecek hiçbir yazılı delil (sözleşme, fatura vb.) sunmadığını, davalılar ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunmadığı gibi bu iddia yazılı bir belge ile de desteklenmediğini, bu nedenle davacının alacak iddiasının dayanaksız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere TTK'nın 646, 652 maddelerine göre, iptal kararı üzerine hak sahibinin hakkını senetsiz olarak ileri sürebileceği, borçlunun TTK 646/2'ye göre, hile veya ağır kusuru bulunmadıkça alacaklı olduğu anlaşılan kişiye ödemede bulunmakla borcundan kurtulacağı, zayi nedeniyle çek iptal kararı alan davacının, sadece keşideciden talepte bulunabileceği, ancak kararın kesinleşmesi ile çek keşidecisi ve cirantalar hakkında icra takibinde bulunduğu ve çekin varlığının çek keşidecisi olan davalı tarafından kabul edilmediği, uyuşmazlık konusu çeke ilişkin davacı tarafından kayıt sunulamadığı, ticari defterinin incelenmesi sonucu düzenlenen █████/2025 tarihli raporda Davacı ...’ın Ticari Defter İncelemeleri neticesinde davacı ...’ın uyuşmazlık konusu dönemlere ait ticari defterlerinde, davalılar adına yapılmış herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiğini, davacı ...’ın uyuşmazlık konusu dönemlere ait ticari defterlerinde, uyuşmazlık konusu çeke ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığının, davalı ...'in ticari defter incelemesinde de, uyuşmazlık konusu çekin keşide edildiği Eylül 2023 ayında, bu çeke ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığının gözlemlendiğinin, aynı bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; kurumlarca dava dosyasına sunulan belgelerden; davalı ...'in uyuşmazlık döneminde ticari faaliyette bulunduğuna ilişkin bir bulguya rastlanmadığının belirtildiği ... Bankasının █████/2025 tarihli yazısında da ...' e ait ... numaralı hesaba bağlı ... seri numaralı çekin iptal edildiğinin anlaşıldığı, sonuç olarak zayi nedeniyle çek iptal kararı alan davacının, sadece keşideciden talepte bulunabileceği,, bu nedenle davacının ciranta konumunda bulunan davalılar ... ve ...'ye yönelik açtığı davanın ayrı ayrı pasif husumet nedeniyle reddine, Davacının davalı ...'e yönelik açtığı davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacının davalı ...'e yönelik açtığı davanın REDDİNE,
2-Davacının davalılar ... ve ...'ye yönelik açtığı davanın ayrı ayrı pasif husumet nedeniyle REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.786,74 TL harcın mahsubu ile kalan 3.171,34 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 313.537,50 TL olduğunun kabulü ile) davalılar vekili için 50.166 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, (davalılar ... ve ... yönünden dava pasif husumet nedeniyle reddedildiğinden belirtilen davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin 30.000 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.800 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!