Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde ticari şirket genel kurul kararı iptali davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Davacılar, azınlık pay sahibi oldukları şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan, kendilerini zarara uğratma amacı taşıdığını ve usul ile iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu iddia ettikleri kararların iptali istemiyle açtıkları davada, kararların yürütmesinin tedbiren durdurulması talebinin ilk derece mahkemesince yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine istinaf başvurusu yapmış; istinaf dilekçesinde, yürütmenin durdurulmasının HMK 389. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir olduğunu ve yönetim kurulu görüşünün alınmasının zorunlu bir ön şart olmadığını savunmuştur.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ
:█████/2025
DAVANIN KONUSU
:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirketin sermayesinin %40,25' ini oluşturan 1.388.250,00-TL değerli hissesine sahip azınlık pay sahipleri olduğunu, davalı şirketin █████/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin hazır bulunanlar listesinden de görüleceği üzere müvekkillerinin şirketin ilgili genel kuruluna katılıp alınan kararlara dair muhalefet şerhlerini düşen pay sahibi olarak işbu davayı açma yetkisine sahip olduklarını, davalı şirketin yönetim kurulunun █████/2025 tarihli kararıyla █████/2025 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, söz konusu yönetim kurulu kararında genel kurul gündemine █████/2025 tarihinde kadar yönetim kurulu üyeleri tarafından kendi hesaplarına veya aile fertlerinin hesaplarına aktarılan tüm tutarların şirketçe geri talep edilmesi, müvekkili ...' e verilen çeklerin, tutarlarının ve avukata yapılan ödemenin geri talep edilmesi, şirketi herhangi bir suretle zarara uğratan yönetim kurulu üyeleri hakkında yasal süreç başlatılması amacı ile TTK kapsamında sorumluluk davası, istirdat davası vb her türlü dava ve şikayetin açılabilmesi için yönetim kurulan yetki verilmesi hususlarının alındığını, █████/2025 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda müvekkilinin alınan tüm kararlara karşı muhalefet şerhi koyduklarını, dava konusu olağanüstü genel kurulun salt müvekkillerini zarara uğratmak amacıyla ve kötü niyetli olarak davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı biçimde gerçekleştirildiğini, karara konu çeklerin ve tutarların alacaklısının müvekkili ... olduğunu, müvekkili ...' in genel kurul kararına konu çeklerin alacaklısı ve meşru hamili olması nedeniyle çeklerin davalı şirketin oybirliği ile alınan █████/2022 tarihli genel kararına istinaden müvekkiline verildiğinden alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması sebebiyle TTK' nın 445.maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerektiğini, dava konusu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunu, genel kurulun karar alabilmesi için toplanması ve toplanması için de kural olarak usulünce çağrının yapılması gerektiğini, olağanüstü genel kurul yapılması kararının müvekkillerine █████/2025 tarihli çağrı kağıdı ile bildirildiğini, toplantı ile tebliğ tarihi arasında 12 gün bulunduğunu, ancak TTK' nun 414.maddesi uyarınca toplantı gününden en az iki hafta önce çağrıların yapılmasının zorunlu olduğunu, genel kurul tutanağında yazılı olduğu üzere hangi yönetim kurulu üyesi hakkında oylama yapıldığının, varsayıma dayalı para çekme eyleminin hangi eski YK üyesi tarafından gerçekleştirildiğini, oylamaya alınan gündem maddesinden ve de alınan karar metninden anlaşılamadığını beyanla öncelikle davalı şirketin █████/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alının tüm kararların TTK m.449 ve HMK m.389 kapsamında tedbiren yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini, davalı şirketin █████/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirketin █████/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirketin █████/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan "1" ve "2" nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece; "... davacılar genel kurul kararının iptali istemli davada ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 449. Maddesi uyarınca genel kurul kararının iptali istemli davada yürürlüğün geri bırakılmasının yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra karar verilmesi mümkün olduğundan henüz yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmadığından bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasının yasal dayanağının HMK'nın 389. maddesinde geçici hukuki korumalar arasında yer alan ihtiyati tedbirden farklı bir düzenleme olmadığını, genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilebilmesi için yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınmasının zorunlu olmadığını, HMK'ya göre zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebileceğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Talep, ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra değerlendirilmesine, bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
█████/2020 Resmi Gazetede yayınlanan 7251 sayılı Yasa'nın 34.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nun 341/1.maddesinde "(1)İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a)Nihai kararlar.
b)İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar" hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yasanın 346/1. maddesi gereğince “İstinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir. (HMK 346/2 fıkrası)
Somut olayda; davacılar vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK' nın 341/1 maddesi anlamında istinafı kabil bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 346/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacılar tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davacılara İADESİNE,
3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 346/1 ve 352/1-b maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.█████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!