İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle açılan maddi tazminat davasında davalının istinaf itirazlarını usuli kazanılmış hak ve yeni iddialar nedeniyle yerinde bulmamıştır.
Özet: Bir yayanın kimliği ve plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu yaralanması üzerine açtığı maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacıya kalıcı ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderleri dahil toplam 172.940,21 TL tazminat ödenmesine karar vermiştir; davalı vekili, kusur tespitinin hatalı olduğu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olunmadığı ile hesaplama yöntemlerinde usul ve yasaya aykırılık bulunduğu iddialarıyla istinaf yoluna başvurmuş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davalının uzman raporlarına süresi içinde itiraz etmemesi nedeniyle davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu ve geçici iş göremezlik zararının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olduğunu belirterek, davalının istinaf itirazlarını büyük ölçüde yerinde görmemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2019 tarihinde saat 16:00 sıralarında sürücüsü belli olmayan ve plakası tespit edilemeyen aracın karşıya geçmeye çalışan yaya davacıya çarpması ile meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle belirsiz alacak olarak davalıdan başvuruya olumsuz yanıt verildiğinden 5.300,00 TL daimi maluliyet, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli bakıcı gideri ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.500,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia olunan maluliyetinin █████/2019 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen bir araç nedeniyle oluştuğuna dair somut delil bulunmadığını, müvekkili kurumun geçici işgöremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 148.803,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 16.461,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.675,20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 172.940,21 TL maddi tazminatın davalı yönünden temerrüd tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsi ve araç plakasının tespit edilemediğinin ispatlanamadığını, kusur tespitinin net olarak yapılamaması halinde, taraflara ancak eşit kusur yüklenebileceğini, sadece soyut beyanlar dikkate alınarak müvekkili kuruma %100 kusur yüklenmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkili kurumun geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, zarar görenin yaşı itibariyle, geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasının haksız olduğunu, ...tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacının müvekkili kurumdan talep etmiş olduğu bakıcı giderlerine bağlı maddi tazminat isteklerinin reddi gerektiğini, fiilen bakıcı tutulduğunun ispatı gerektiğini,TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8/1,65 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini, hesap raporunda %19 maluliyet oranı esas alınarak yapılan ikinci alternatife göre, yani davacının gelirinin, pasif dönem içerisinde olması sebebiyle vergi istisnasız (... hariç) hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece hüküm aşamasında, ... dahil hesaplamaya göre karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, █████/2019 tarihinde davacıya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur ve aktüerya raporunun istinaf talep eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur oranları ile aktüerya raporunda ki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur ve aktüerya raporunda ki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - █████████ K. ve ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları). KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davacı tarafından davalıya █████/2020 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan █████/2020 tarihi itibariyle davalı ... Hesabı temerrüde düşmüş olduğundan bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir.Davacının kaza ile aynı gün yaralanması nedeniyle hastanede giriş kaydı olması, kaza nedeniyle İstanbul CBS ███████████ Soruşturma sayılı dosyasında alınan ifade tutanakları ve savcılıkça taksirle yaralama suçundan verilen daimi arama kararı, davacının yaralanması nedeniyle maluliyet oranının tespiti için alınan kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak düzenlenen ATK maluliyet raporu da nazara alındığında davacının yaralanmasının trafik kazası nedeniyle olduğu açıktır.Dava tarihi itibariyle ve dosya kapsamına göre kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir araç sebep olduğundan davalı ... Hesabına husumet yöneltilmiş ve İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosya istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada istinaf süresinden sonra davalı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile "... Ekte sunmuş olduğumuz Ambulans Kayıt Formuna göre davaya konu kazaya karışan araç... dir. Ekli formda görüleceği üzere, kaza bu aracın kusuru ile meydana gelmiştir. Bu husus, davacının davasını ispat edemediğini açıkça ortaya koymaktadır. Ambulans kayıt formuna göre, kazaya karışan aracın plakası belli olduğundan, bu aracın trafik kaydının araştırılması ile araç malikinin tespiti ve tramer kaydının sorgulanması ile kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespiti gerekmektedir. " şeklinde beyanda bulunarak dilekçesi ekinde kazaya ilişkin düzenlenen Ambulans Kayıt Formu sunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. ... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.6100 sayılı HMK'nın 114/d maddesine göre "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" dava şartıdır. HMK’nın 115/2. maddesine göre "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."Yargıtay Büyük Genel Kurulunun █████/2016 tarih, 2016/4 E. ve 2016/4 K. sayılı kararı ile "Mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırması gerektiği ve tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği kanunun amir hükmüdür." yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde Yargıtay Büyük Genel Kurulunun █████/2016 tarih, 2016/1 E. ve 2016/1 K. sayılı kararı). Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 16.04.2014 tarih, 2013/ 9257 E. ve █████████ K. sayılı kararı). Bu nedenle mahkemece resen araştırma yapılması gerektiğinden davacı vekilinin davalının poliçenin araştırılması için yazılan yazıları takip etmediği için sonuçlarına katlanması gerektiği yönündeki beyanı yerinde görülmemiştir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davalı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın plakasının dosyaya sunulan... olarak yazılı olduğu bu aracın trafik kaydının araştırılması ile araç malikinin tespiti ve tramer kaydının sorgulanması ile kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespitini talep etmiştir. Bu durumda davalının pasif taraf ehliyeti (husumeti) bulunup bulunmadığının, İlk Derece Mahkemesince araştırılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.Bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026