İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, film prodüksiyon hizmeti faturası alacağına ilişkin itirazın iptali davasında verilen yerel mahkeme kararının icra inkar tazminatı talebi yönünden istinaf incelemesi.
Özet: Bir film prodüksiyon şirketinin belgesel çekim hizmeti karşılığında kestiği faturanın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket işin tamamlanmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerken, davalı şirket faturanın bir kısmının otel ödemesiyle, kalanının ise şahsen ödendiğini ve toplam iş bedelinin tamamının ödendiğini savunarak borcun olmadığını iddia etmiştir; ilk derece mahkemesi, davalının ödeme iddialarını kanıtlayamaması ve borcun sabit olması nedeniyle icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermiş, ancak davacının icra inkar tazminatı talebini reddettiği bu karar her iki tarafça da istinaf edilmiştir.

T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: 2026/5TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili, müvekkili şirketin film prodüksiyon faaliyeti yürüttüğünü, davalı şirketin talebi üzerine “...” isimli belgesel filmin çekim ve prodüksiyonunun eksiksiz şekilde tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin film projesini Kültür Bakanlığı’na sunması üzerine sponsorluk desteği almaya hak kazandığını ve bu kapsamda sponsordan davalıya ödeme yapıldığını, bakanlığa sunulan proje dosyasında müvekkiline ait dava konusu faturanın da yer aldığını, buna rağmen davalının müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, fatura alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve dayanaksız itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, müvekkili şirketin 2019 yılında “...” isimli filmin çekim ve prodüksiyon işleri için davacı şirket yetkilisi ... ile anlaştığını, davacı tarafça işlerin yürütülmesinde ağırlıklı olarak 48 Film Prodüksiyon üzerinden faturalandırma ve ödeme yapılacağının, küçük bir kısmının ise 24 Kare Film üzerinden gerçekleştirileceğinin bildirildiğini ve müvekkilinin işin tamamlanması esas alındığından bu yöntemi kabul ettiğini, çekimler devam ederken davacı şirket tarafından 2019 yılı sonlarında KDV dâhil 59.560 TL bedelli dava konusu faturanın gönderildiğini, müvekkilinin bu faturayı yapılan işlerin bir kısmına ilişkin olduğunu düşünerek kayıtlarına aldığını, akabinde davacı şirket yetkilisinin çekim ekibine ait konaklama giderleri için Otel ...’na ödeme yapılmasını talep ettiğini ve bu ödemenin daha önce gönderilen fatura bedeline mahsup edilmesini istediğini, bu talep üzerine müvekkilinin 06.01.2020 tarihinde otel hesabına 43.600 TL ödeme yaptığını, fatura bedelinden kalan 5.960 TL’nin ise davalı şirket yetkilisi ... tarafından şahsen ödendiğini, böylece dava konusu faturaya ilişkin borcun tamamen sona erdiğini, ayrıca taraflar arasında tüm iş için kararlaştırılan toplam bedelin de fiilen ödendiğini ve hatta uzlaşılan tutarın üzerinde ödeme yapıldığını, bu nedenle davacıya herhangi bir borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, İİK’nin 67. maddesi uyarınca icra müdürlüğünce başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılama sürecinde tarafların delillerinin toplandığı, düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, anılan rapor ve dosya içeriğine göre taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, uyuşmazlığın davacının davalıya düzenlediği 49.560,00 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının üçüncü kişiye yaptığı ödemelerin davacı adına gerçekleştirildiğini ispatlayan herhangi bir delil sunulamadığı gibi ödendiği ileri sürülen diğer tutarların da defter kayıtları ve belgelerle doğrulanamadığı, cari hesapta gerekli mahsuplar yapıldığında takip tarihi itibarıyla davalının 49.560,00 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı, borcun ödendiğine ilişkin ispat yükünün davalıda bulunmasına rağmen bu hususun kanıtlanamadığı, bu nedenlerle davacının alacağının sabit olduğu ve davalının icra takibine yönelik itirazının haksız bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının yaptığı itirazın iptaline ve icra takibinin takip şartlarındaki haliyle devamına, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinafında, yerel mahkeme kararında davacı tarafından açıkça talep edilmiş olmasına rağmen icra inkâr tazminatının reddedildiği, bu yönüyle kararın eksik kaldığı, oysa dava konusu alacağın miktar itibarıyla şüpheye yer vermeyecek şekilde net ve likit olduğu ve davalının haksız itirazı nedeniyle İİK m.67/2 koşullarının oluştuğu, buna rağmen icra inkâr tazminatı talebinin neden reddedildiğine ilişkin gerekçeli kararda herhangi bir hukuki açıklamaya yer verilmediği, gerekçesiz ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bu yönden kaldırılması talep edilmiştir.Davalı vekili istinafında, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, zira davacıya ait ticari defterlerin vergi müfettişinde olduğu gerekçesiyle incelenmediğinin kabul edilmesine rağmen bu durumun somut ve inandırıcı belgelerle ispatlanmadığı, buna karşın davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak tek taraflı ve eksik inceleme ile bilirkişi raporu düzenlendiği, mahkemenin gerekçeli kararında bu çelişkinin giderilmediği ve HMK m.297 uyarınca tarafların iddia ve savunmaları ile sunulan delillerin tartışılıp değerlendirilmediği, özellikle davalı lehine olan delillerin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin göz ardı edildiği, bu suretle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, dava konusu faturaya ilişkin bedelin, davacının açık talebi ve bilgisi dâhilinde davalı tarafından üçüncü kişi ... ... ... Otel’e ödendiği, bu ödemenin banka kayıtları ve otelin müzekkere cevabı ile açıkça sabit olduğu, kalan kısmın da davalı şirket yetkilisi tarafından şahsen karşılandığı, alacaklının rızasıyla üçüncü kişiye yapılan bu ifa ile borcun sona erdiği hâlde bilirkişi raporu ve mahkeme kararında bu maddi gerçeğin dikkate alınmadığı, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, davalı şirketin talebi üzerine çekim ve prodüksiyonu tamamlanarak teslim edilen belgesel film karşılığında düzenlenen faturanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talep etmiş, davalı vekili ise, fatura bedelinin mahsup ve sair ödemeler yoluyla tamamen ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, davalının borcun ödendiğini ispatlayamadığı, davacının 49.560,00 TL alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu takip dayanağı faturaya alacağının ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkeme kararında da belirtildiği üzere, davalı şirket ödeme iddiasını yasal, yazılı veya diğer kesin delillerle ispatlayamamıştır.Ne var ki, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkça icra inkâr tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmadığı görülmüştür. Yapılan değerlendirmede, takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu, davalının haksız itirazı nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece icra inkar tazminatı talebi yönünden karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin icra inkar tazminatı talebi yönünden kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,2-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KABULÜ ile,a)Davalının İstanbul Anadolu 18. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibinin takip şartlarındaki haliyle aynen DEVAMINA,b)Davacı lehine hükmedilen asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c)Davalının kötü niyet talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 3.385,44 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 598,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.786,87 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafından yatırılan 598,57 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 94,00 TL tebligat ve posta gideri, 700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 794,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-Alınması gereken 3.385,44 istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 846,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.539,08 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.