İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kooperatif ana sözleşmesine aykırı üyeliklerin iptali talepli davanın istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı kooperatif üyesi, ana sözleşmedeki şartları taşımayan kişilerin kötü niyetle üye yapıldığını ve aidat ödemediklerini iddia ederek bu üyeliklerin iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise, bir üyenin başka bir üyenin ortaklıktan çıkarılmasını talep edemeyeceği ve davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davayı reddederken, davalı kooperatif önceki reddedilen davanın kesin hüküm oluşturduğunu savunmuş, bu ret kararı davacı vekilince istinaf edilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ KararDAVA
: GENEL KURUL KARARININ İPTALİ (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)KARAR TARİHİ
: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kooperatifin ana sözleşmesinde kooperatife üye olacak kişilerin niteliklerinin ayrıntılı olarak düzenlendiğini, ana sözleşmeye göre üye olacak kişilerin Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu'na göre kurulmuş derneklere kayıtlı esnaf ve sanatkar veya Ticaret ve Sanayi odalarına kayıtlı küçük sanayici niteliği taşıması gerektiği gibi ayrıca bilfiil sanatını da icra etmek için müstakil bir işyeri sahibi olması gerektiğini, ancak davalı kooperatifin gerekli şartları taşımayan kişileri üye yaptığını ve bu kişilerin genel kurula katılarak oy kullandığını, kooperatifin 1997 yılında yapılan genel kurulunda boş arsalar üzerine inşaat yapılmasına karar verildiğini, ... A.Ş. ile de inşaat sözleşmesi imzalandığını, sonrasında kooperatif yöneticilerinin ... A.Ş.'nin kontrolüne ve yönlendirmesine geçtiğini, ... A.Ş.'nin kooperatifteki hakimiyetini devam ettirmek için ortaklarını, çalışanlarını veya ortakların akrabalarını kooperatife üyelik şartlarını taşımadığı halde kötü niyetli olarak üye yaptığını, söz konusu kişilerin muvazaalı üyeler olduklarını ve bugüne kadar kooperatif aidatı ödemediklerini ileri sürerek kooperatif ana sözleşmesine göre üyelik şartlarını taşımayan üyelerin bu durumunun tespiti ile üyeliklerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevabında; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında da üyelik vasfı taşımayan üyelerin bulunduğunun tespiti ve bu nedenle genel kurul kararının iptali talep edilmişse de davanın reddedildiğini, kesin hüküm ve kesin delil nedeniyle benzer nedene dayalı olarak açılan bu davanın da reddi gerektiğini, iddiaya konu üyelerin üyeliğini kabulünden bu yana 23 yıl geçtiğini, davanın 10 yıllık genel zamanaşımı süresinde açılmadığını, üyeliğinin iptali talep edilen üyelere davanın ihbarı gerektiğini, ortaklar defterinin ve yönetim kurulu karar defterinin incelenmesi halinde üyelerin üyelik şartlarını taşıdığının ortaya çıkacağını, söz konusu üyelerin üyelik vecibelerini 22-23 yıldır harfiyen yerine getirdiklerini, davacının başka mahkemelerde aynı taleplerle açtığı davaların reddedildiğini, davanın kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; ana sözleşmede gösterilen üyelik koşullarını taşıyan kişilerin üyelik kayıtlarının yönetim kurulunca yapıldığı, yönetim kurulu kararlarına karşı ana sözleşmeye, yasaya, iyi niyet kurallarına vs aykırı olduğu iddiası varsa, batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceği, aynı şekilde genel kurul kararlarının da dava konusu yapılıp iptalinin istenebileceği, bir üyenin kooperatif ortaklığından çıkarılması hususunda yetki kooperatif genel kurulunda olup, ana sözleşme ile bu yetkinin yönetim kuruluna da verilebileceği, bu durumda, bir üyenin bir başka üyenin kooperatif ortaklığından çıkarılmasını isteyemeyeceği, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; kooperatif yöneticileri ile ... AŞ'nin akçeli işlere giriştiğini ve üyelik vasfını taşımayan kişilerin muvazaalı üye yapıldığını, söz konusu üyelerin gerçek üye olmadıklarını, kooperatife hiçbir vecibelerini yerine getirmediklerini, bu üyelerin kooperatife üye yapılmasının diğer üyelerin haklarını ihlal ettiğini, Yargıtay kararları gereği yaratılan fiili durum nedeniyle üyenin doğrudan doğruya zarar görmesi, eylemin üyenin hukuki durumunu ilgilendirmesi ve onun haklarını ortadan kaldırır nitelikte bulunması halinde iptal davası açılabileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇEDava, kooperatif ana sözleşmesine göre üyelik şartlarını taşımayan üyelerin bu durumunun tespiti ile üyeliklerinin iptaline karar verilmesini istemine ilişkindir.Mahkemece, bir üyenin başka bir üyenin kooperatif ortaklığından çıkarılmasını isteyemeyeceği, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Davalı vekili, kesin hüküm nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddini talep etmişse de, kesin hüküm oluşturduğu söylenen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin Esas sayılı davasında talep, davalı kooperatifin 29.05.2010 tarihinde yapılan genel kurulun 4,5,6 nolu gündem maddelerinin iptaline ilişkindir. Eldeki davada ise üyelik şartlarını taşımayan kişilerin üyeliklerinin iptali istendiğine göre, anılan dava ile eldeki davanın konusu aynı olmayıp, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekir.2-Davacı vekili, ana sözleşmeye göre üyelik şartlarını taşımayan üyelerin bu durumunun tespiti ile üyeliklerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.1163 sayılı Yasa’ya göre, kooperatife üye olmada ‘açık kapı ilkesi’ geçerlidir. Üyeliğe kabulde belli bir şekil şartı da bulunmamaktadır. Üyelik ilişkisi, yönetim kurulu kararı ile kurulabileceği gibi, eylemli şekilde veya zımnen de tesis edilebilir. Öte yandan, üyeliğin sona erme nedenleri de yasa ve ana sözleşmede belirtilmiştir. Yasa ve ana sözleşmede belirtilen nedenler dışında üyeliğe son verilemeyecektir. Bir üyenin üyelik koşullarını yitirmesi veya başka nedenlerle üyeliğinin sona erdirilmesine kooperatif genel kurulu veya yetki vermesi şartıyla yönetim kurulu yetkilidir. Bir üyenin, üyelik şartlarını taşımadığı veya başka bir nedenle üye olma sıfatının bulunmadığını iddia ederek, diğer üyenin veya üyelerin ortaklıklarının iptalini talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalı kooperatifin üyesi olan davacının, üyelik vasfını taşımadıkları iddiasıyla bir kısım üyeliklerin iptali için açtığı bu davada aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. (Aynı şekilde Yargıtay 11. HD'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı). Bu nedenle ilk derece mahkemesinin davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi yerindedir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ve █████/2022tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026