Danıştay 7. Daire, bankanın iştirakinden kar yedekleriyle sermaye artırımı sonucu alınan bedelsiz hisselerin Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine tabi olduğuna ilişkin kararı onadı.
Özet: Davacı bankanın, iştirakinden geçmiş yıl karının sermayeye eklenmesiyle elde ettiği bedelsiz hisse senetleri üzerinden tahakkuk ettirilen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iptali istemiyle açtığı davada, alt derece mahkemeleri söz konusu hisse senetlerinin 6802 sayılı Kanun kapsamında banka lehine kalan para niteliğinde olduğunu ve bu nedenle vergilendirmenin hukuka uygun olduğunu kabul ederken, Danıştay da bankanın hisse senetleri dağıtımıyla malvarlığında artış olmadığı yönündeki iddiasını yerinde görmeyerek temyiz başvurusunu reddetmiş ve verginin tahakkukunda hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin kararları onamıştır.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Bankası Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı bankanın iştiraki olan ... Anonim Şirketi'nin geçmiş yıl karının sermayeye eklenmesi suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımı sonucunda elde edilen bedelsiz hisse senetlerinin itibari değeri üzerinden 2020 yılının Mart dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyan üzerine tahakkuk ettirilen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iptali ile yersiz ödenen vergilerin faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin finansal kiralama kapsamında yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun bütün muameleleri dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, 29. maddesinin (e) bendinde ise bankaların, bankerlerin ve sigorta şirketlerinin sermayelerinin tamamı kendilerine ait veya iştirakleri bulunan sınai işletmelerden sağladıkları karların istisna olduğunun düzenlendiği; banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olan davacı bankanın, kayıtlarına da gelir olarak aktardığı iştiraki olan şirketin dağıttığı bedelsiz hisse senetlerinin, davacı yönünden lehe kalan para niteliği taşıdığı, öte yandan, banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olabilmesi için 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 29. maddesinde aranan koşulların gerçekleştiği yolunda bir iddiada da bulunulmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Kar yedeklerinin kullanılması suretiyle sermaye arttırımı sonucunda elde edilen bedelsiz hisse senetlerinin banka lehine kalan para hükmünde olmadığı, ortaklara bu hisse senetlerinin dağıtımı halinde dahi pay adedi artsa da ortaklık paylarının değişmediği, dolayısıyla malvarlığında artış meydana gelmediğinden, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. ... TL maktu harç tutarından peşin yatırılan tutarın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!