Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesindeki trafik kazası sonucu kazanç kaybı tazminat davasında kusur ve işleten sıfatı tartışması.
Özet: Bu haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, davacı, 24.10.2023 tarihli trafik kazasında davalıya ait aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek oluşan kazanç kaybının tazminini talep etmiş; davalı araç kiralama şirketi, aracın kayden maliki olsa da işleten sıfatının operasyonel kiracıya ait olduğunu belirterek pasif husumet yokluğunu savunmuş; ihbar olunan kiracı şirket ise ne malik ne de işleten olmadığını, kusurunun bulunmadığını ve kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını öne sürerek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi ve işleteni olduğu, dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalının sahibi olduğu, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'in bu davaya konu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın ise kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden tarafların kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma neticesinde de davalı ...'in %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, 24.10.2023 tarihli kaza sebebiyle davalıya ait aracın .... Sigorta A.Ş.'den yapılmış olan Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasına başvuru yapıldığını ve hasar ödemesi alındığını, bu nedenle maddi hasarın işbu davanın konusu olmadığını, bu nedenle 24.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 100,00 TL (fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak olarak) kazanç kaybı nedeniyle oluşan kayıp tazminatının davalı taraftan alınarak vekil edene ödenmesini, davalıların aracı elden çıkartmış olması ve dava sonucu alınabilecek tazminatın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan ... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyadi haciz konmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, uzun
dönem filo kiralama işi ile iştigal etmekte olup müşterilerine uzun dönem araç tahsis ettiğini, dava konusu ... plakalı araç ise Operasyonel Araç Kiralama Ve Hizmet Sözleşmesi neticesinde ....
İnternet Hizmetleri Ve Gayrimenkul Danışmanlığı A.Ş.'ne tahsis edildiğini, müvekkili şirketin,
söz konusu aracın kayden maliki olup sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü ifa etmek amacıyla kazaya
karışan aracı kiracının fiili hâkimiyetine teslim ettiğini, dolayısıyla, müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olmadığını,
dava sonucunun işleten sıfatını haiz kiracıyı da doğrudan etkilemesi sebebiyle işbu davanın ...
İnternet Hizmetleri Ve Gayrimenkul Danışmanlığı A.Ş.'ye ihbarı gerektiğini, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, davanın
görevsizlik nedeniyle reddine, dava belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından
dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, müvekkil şirketin pasif husumetinin bulunmaması nedeniyle davanın
reddine, davanın kiracı ... İnternet Hizmetleri Ve Gayrimenkul Danışmanlığı A.Ş.'ye ihbarına, netice
olarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline yöneltilebilecek herhangi bir husumet bulunmadığını, 2918 Sayılı Kanun'un
85. Maddesine göre; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin zararına sebep olursa, motorlu aracın maliki ve
işleteni birlikte sorumlu olduğunu, ancak işbu davada müvekkili şirketin, ne aracın maliki ne de işleteni
konumunda olduğunu, davacının
dilekçesinde de malikin davalı ... Kiralama A.Ş olduğunu ikrar ettiğini, hiçbir şekilde davayı kabul
anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafından aracın ne kadar süre tamirde kaldığının somutlaştırılmadığını, kaldı ki bu konuda zaten davacının beyanıyla hesaplama yapılamayacak olup, tamirde geçirebileceği makul sürenin
hesaplanması gerektiğini, yapılacak incelemede de görüleceği üzere, ne müvekkilinin ne de sürücü ...'in
davaya konu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, kazanın tamamen davacının kusuru ile gerçekleştiğini,
kazançtan mahrumiyet sebebiyle davanın müvekkiline yöneltilmesinin beklenemeyeceğini, açıklanan ve re'sen dikkate
alınacak sair nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde
esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üstüne bırakılmasına karar
verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
:
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının kazanç kaybından kaynaklanan maddi zararının bulunup bulunmadığı, tarafların kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunup bulunmadığı, var ise ne oranda kusurlarının bulunduğu hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili görev ve yetki itirazında bulunmuş ise de; davacının ve davalılardan birinin tacir sıfatını haiz oldukları, bu nedenle Mahkememizin görevli olduğu anlaşıldığından göreve ilişkin itirazın reddine, ayrıca kazanın meydana geldiği yer ve davalı ....'in yerleşim yeri adresleri itibari ile Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla, yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili her ne kadar █████/2024 tarihli dilekçesi ile HMK'nın 124. Maddesi kapsamında tarafta iradi değişiklik isteminde bulunmuş ise de; HMK 124/4 maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinin kabulü için, davacı tarafın dava dilekçesinde tarafı yanlış ya da eksik göstermiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması gerekmekte olup; dosya kapsamında yer alan arabuluculuk dosyasının incelenmesinde; davalı tarafın arabuluculuk görüşmeleri sırasında da aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile ... İnternet Hizmetleri ve Gayrimenkul Danışmanlığı A.Ş.'ye kiralandığını açıkça belirttiği ve davacı tarafın uzun süreli kira ilişkisinden haberdar olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin taraf değişikliği talebi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığından talebin reddine karar verilmiş, yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememiz dosyası bir trafik ve bir makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyet raporunda özetle; "... plakalı aracın sürücüsü ...’in; Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası ile 52.maddesinin b) ve c) fıkraları ve
56.maddesinin c) fıkrası ile 84.maddesinin d) fıkrasını ihlal ederek; Karayolunda araç ile seyir halindeyken,
Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya
yükümlülüklere uymak, aracının hızını aracın yük, teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun
gerektirdiği şartlara uydurmak ve bir aracı izlerken belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe
bırakmak ve öndeki aracı, kendi aracının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metre ya da
aracının 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadar olan güvenli ve yeterli bir takip mesafesinden izlemek ve
önündeki araca arkadan çarpmamak zorunda olduğu halde,
Dosya kapsamına ve dosyada mevcut sürücülerin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı
Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile 24.10.2023 günü
saat
:19.40 sıralarında, İstanbul İli, .... İlçesinde, D-100 (E-5) Karayolu yan yol üzerinde Avcılardan
yönünde dur-kalk trafikte seyir halindeyken aracının ön kısımlarıyla, bu sırada önünde seyir
halinde bulunan sürücü ...’ nun sevk ve idaresindeki ... plakalı
aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda, dur-
kalk şeklinde ilerleyen trafikte aracının hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve
trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, önündeki bir aracı izlerken güvenli bir mesafe bırakmadığı,
mahal şartlarını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen
göstermediği, dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özensiz davranışları nedeniyle, önündeki araca, asli kusur
ihlali yaparak arkadan çarptığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %100
oranında kusurlu olduğu,
... Plakalı aracın sürücüsü ...’ nun; meydana gelen trafik kazasında, trafik kazasının oluşuna direk etki eden ve trafik kuralı olarak uymak
zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından, meydana gelen trafik
kazasında kusurunun olmadığı, bu durumda; SBM-TRAMER kayıtlarında, aşağıda görüldüğü üzere; ... plakalı aracın sürücüsü
...’in; %100 kusurlu, .... Plakalı aracın sürücüsü ...
’nun; %0 (kusursuz) olduğu belirtilmiş olup, TRAMER’in kusur dağılımına uyulduğu, emsal marka, model aracın kaza tarihli hasarının tamir süresinin 11 gün olacağı görüşü ile, bu süre zaman için araç sahibinin kaza tarihli kazanç kaybının; 6.749,48 TL zararının olacağı...." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazlarını değerlendirmek üzere dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine ek rapor için tevdi edilmiş, alınan ek bilirkişi raporunda özetle; ".... plakalı aracın sürücüsü ...’in meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu
olduğu, ... Plakalı aracın sürücüsü ... ’nun; meydana gelen trafik kazasında, kusurunun olmadığı, emsal marka, model aracın kaza tarihli hasarının tamir süresinin 11 gün olacağı görüşü ile, bu süre zaman için araç sahibinin kaza tarihli kazanç kaybının; 6.749,48 TL zararının olacağı görüşüne varıldığı, kök raporda görüşün muhafaza edildiği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Alınan bilirkişi kök ve ek raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili █████/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 6.749,48-TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de; bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devredilmesi halinde, artık üzerinde fiili hakimiyetin kalmadığı ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının da kalktığı durumlarda o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.
Yerleşmiş yargısal uygulamalara göre işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacının 24.10.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın kullanılamamasından kaynaklı uğramış olduğu kazanç kaybının tahsili istemi ile ... plakalı aracın sürücüsü ve işletenine karşı işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davaya konu trafik kazasında davalı asilin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in davaya konu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu bilirkişice düzenlenen rapor ile tespit edilmiş olup, bu durumda aracı işleten ve araç sürücüsünün birlikte sorumlu olduğu, davacının işbu davada davalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiği, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın kazada %100 oranında kusurlu olduğu ve davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde araç kiralama işi ile iştigal ettiğinin anlaşıldığı, bu halde kazanç kaybının kiralama bedeli üzerinden hesaplanmasının mümkün olduğu, aracın makul onarım süresinin 11 gün olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın günlük kira bedeli göz önünde bulundurulduğunda davacının toplamda 6.749,48-TL kazanç kaybı oluşacağı, davacının davaya konu trafik kazasının oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeni ile uğradığı kazanç kaybının tamamını talep edebileceği anlaşılmakla, davacı hem davalı tarafın kusurunu hem de uğramış olduğu zararı ispat etmiş olup, talep artırım dilekçesi de dikkat alınarak davacının kazanç kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... A.Ş. maliki olduğu ... plakalı aracı uzun süreli olarak ihbar olunan ... Danışmanlığı A.Ş.'ye kiraladığını, işleten sıfatının bulunmadığını belirtmiş olup; kaza tarihi olan █████/2023 tarihinde ... plakalı aracın ihbar olunan ... İnternet Hizmetleri ve Gayrimenkul Danışmanlığı A.Ş'ye kiralandığı, bu hususta davalı şirket tarafından kira sözleşmesi, araç kiralama faturası, araç teslim belgesini sunulduğu, ihbar olunan şirketin beyan dilekçesinde kira ilişkisine ilişkin bir itirazının bulunmadığı hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda aracın kaza tarihindeki işleteninin ihbar olunan ... İnternet Hizmetleri ve Gayrimenkul Danışmanlığı A.Ş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu halde davalı ... Kiralama A.Ş.'nin araç üzerinde fiili hakimiyetinin kalmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla araç üzerinde işletenlik sıfatının devam etmeyeceği anlaşılmakla, davalı şirketin pasif husumeti bulunmadığından, davalı ... Kiralama A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Netice itibariyle; davanın kısmen kabul ile kısmen reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Davalı ... yönünden açılan davanın KABULÜ ile, 6.749,48-TL kazanç kaybından oluşan maddi tazminatın kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Davalı ... Kiralama A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 427,60-TL peşin harç ve 428,00-TL ıslah harcından mahsubu ile 123,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.220,40-TL harcın davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 10.559-TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul miktarı dikkate alınarak AAÜT gereğince 6.749,48-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın red miktarı dikkate alınarak AAÜT gereğince 6.749,48-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ....'ya verilmesine,
5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere mazeretli davacı vekilinin yokluğunda davalı ... vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!