İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satış kaynaklı cari hesap alacağı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında mali müşavir raporuyla muhasebe kayıtları uyuşmazlıklarının değerlendirilmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari satışlardan kaynaklanan cari hesap alacağı 17.033,02 TL için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep ederken; davalı, borcun tamamının ödendiğini iddia ederek davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir; yapılan mali müşavir incelemesinde davacının defterlerinde alacak göründüğü, davalının defterlerinde ise borcun sıfır olduğu, tarafların ticari defter ve muavin hesap ekstrelerinin hiçbir dönem mutabık olmadığı, işlem adetleri, toplu kayıtlar ve kronolojik uyumsuzluklar nedeniyle mutabakatın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2021
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ... ... İnş. A.Ş.’nin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalıya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde davalı yanca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkil şirket, davalıya fatura karşılığı mal sattığını ve davalı tarafından yapılan ödemeler dahil tüm bu işlemlerin cari hesaba işlendiğini, davalı ile sürdürülen ticari ilişki sırasında davalıdan satın alınan malların bedellerinin tahsil edilemediğini, davalı ile cari hesap borcunun ödenmesi için yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını ve davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı yanca, icra takibine karşı haksız ve kötü niyetli itiraz yapıldığını, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına sunmuş olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamını, davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. sermayesindeki kamu payı oranının %49,12 olduğunu, milli havayolu şirketimiz ....’nun %100
hissedarı olduğu bir şirket olduğunu, müvekkili şirkete davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açılmış olduğunu taraflarınca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davacı yan arasında ticari bir ilişki olduğunu, davacı tarafından kesilen faturaların müvekkil şirket tarafından tamamının ödendiğini, müvekkil şirketin ülkenin en büyük ve ciddi şirketlerinden biri olduğunu, davacı şirkete yönelik ödemeyi geciktirme veya zor duruma düşürme gibi bir kasıtlı tutumu olmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddini, davacı tarafından icra takibi haksız ve kötü niyetle başlatıldığı için davacı aleyhine icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Testil İnşaat AŞ, borçlunun ... AŞ olduğu, takibin 17.033,02-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, █████/2020 tarihli ödeme emrinin █████/2020 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun █████/2020 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Mali müşavir ... █████/2022 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafların 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin Açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiği,
6.3 Davalı tarafların 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiği, Davacının kendi ticari defterlerinde davalı yandan cari hesap olarak takip tarihi olan 25.09.2020 tarihi itibariyle 17.033,02 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının kendi ticari defterlerinde davacı yana cari hesap olarak takip tarihi olan 25.09.2020 tarihi itibariyle borç alacak bakiyesinin 0 (sıfır) olduğu, Tarafların incelemeye sunmuş oldukları muavin hesap ekstrelerinin mukayese edilmesi sonucunda tarafların, ticari ilişkinin başından itibaren hiçbir dönemde mutabık olmadıklar, sunulan ekstrelerin tüm hesap hareketleri bazında tek tek irdelenmesi gerek işlem adedi gerek birtakım kayıtların karşılıklı olarak topluca işlenmiş olmaları, gerek işlem tarihlerinin karşılıklı olarak kronolojik uyumda olmamaları, ayrıca tarafların hiçbir dönem mutabakat gerçekleştirmemiş olmaları karşısında, tarafımızca mümkün olmadığı, Söz konusu farklıkların taraf şirketlerin muhasebe birimleri marifeti ile dava dosyasına ibraz edilen muavin hesap ekstreleri nezdinde tespit edilerek, yıllar itibarı ile farklılıklara ilişkin dayanak belgeler ile ispat edecek şekilde izah etmeleri gerektiği, bildirilmiştir.Mali müşavir ... █████/2022 tarihli ek raporunda özetle; 20.01.2022 tarihli kök raporumuzdaki incelmeler neticesinde, Davacı tarafların 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin suresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiği, 20.01.2022 tarihli kök raporumuzdaki incelmeler neticesinde, Davalı tarafların 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin suresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiği, 20.01.2022 tarihli kök raporumuzdaki incelmeler neticesinde, Davacının
kendi ticari defterlerinde davalı yandan cari hesap olarak takip tarihi olan 25.09.2020 tarihi itibariyle 17.033,02 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, 20.01.2022 tarihli kök raporumuzdaki incelmeler neticesinde, Davalının kendi ticari defterlerinde davacı yana cari hesap olarak takip tarihi olan 25.09.2020 tarihi itibariyle borç alacak bakiyesinin 0 olduğu, 20.01.2022 tarihli kök raporumuzdaki incelmeler neticesinde, Tarafların incelemeye sunmuş oldukları muavin hesap ekstrelerinin mukayese edilmesi sonucunda tarafların, ticari ilişkinin başından itibaren hiçbir dönemde mutabık olmadıklar, Sunulan ekstrelerin tüm hesap hareketleri bazında tek tek irdelenmesi gerek işlem adedi gerek birtakım kayıtların karşılıklı olarak topluca işlenmiş olmaları, gerek işlem tarihlerinin karşılıklı olarak kronolojik uyumda olmamaları, ayrıca tarafların hiçbir dönem mutabakat gerçekleştirmemiş olmaları karşısında, tarafımızca mümkün olmadığı, 20.01.2022 tarihli kök raporumuzdaki incelmeler neticesinde, Söz konusu farklıkların taraf şirketlerin muhasebe birimleri marifeti ile dava dosyasına ibraz edilen muavin hesap ekstreleri nezdinde tespit edilerek, yıllar itibarı ile farklılıklara ilişkin dayanak belgeler ile ispat edecek şekilde izah etmeleri gerektiği, Buna göre davacının incelenen 2018 yılı muavin hesap ekstresindeki Borç bakiyesinin 17.28,02 TL olduğu, aradaki çelişkinin açılış bakiyesi farkı ve Damga vergisi ödemeleri farklarından kaynaklandığı, Muavin hesap ekstrelerinin farklılıkların █████/2018, █████/2018, █████/2018, █████/2018, █████/2018 tarihli damga vergileri toplamı olan 17.283,05-TL olduğu bildirilmiştir.Mali müşavir ... █████/2023 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılında başladığı ve davacı şirketin USB içeriğinde 2015 ve devamı cari hesap muavin özetlerini sunduğundan, somut davamızda tarafların 2015 ve devamı 2018 yılları cari hesap muavin kayıtları üzerinde karşılaştırma yapıldığı, Yapılan karşılaştırma ile davacı kayıtlarında takip tarihi ile davalıdan 17.033,02 TL alacağının kayıtlı olduğu, Davalı kayıtlarında ise 2015-2018 dönemi davacıdan 15.440,58 TL damga vergisi kesintisinin yapılmış olduğu, 17.033,02-15.440,58 = 1.592,44 TL’nin 2013 ile 2014 yılı cari hesap bakiye farkından kaynaklandığı, davacının 2013 ve 2014 yılı cari hesap muavin özetini bilirkişiye sunmadığından, davalının 2013 ve 2014 yılı cari hesap muavin özeti üzerinde inceleme yapılmadığı, Davaya konu olan 17.033,02 TL bakiye borç/alacak bakiyesinin, davalı tarafından davacı adına yapılan ve davalı tarafından direk olarak vergi dairesine ödenen damga vergisi ödemelerinden kaynaklandığı, yukarıdaki tabloda ayrıntılı olarak yapılan açıklamalar ışığında, Davacının, davalıya yaptığı mal/hizmet satışlarının 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesi kapsamında değerlendirildiğinde, tarafların sözleşme düzenlenmiş olması ve/veya kurulacak ihale komisyonlarınca bir ihalede ile tedarik kararının alınması halinde, alınan ihale kararı veya yapılan sözleşme üzerinden Damga Vergisi hesaplanması gerekeceğinden, taraflar arasında ticari ilişki ihale sonucu gerçekleşmiş ise davacının, davasının reddi gerekeceği, Ancak, c bendi açıklamalar ışığında, söz konusu alımlar nedeniyle belli parayı ihtiva eden bir sözleşmenin düzenlenmemesi ve ihale komisyonları kurularak bir ihale kararının alınmaması halinde ise damga vergisinin aranılmayacağı 44 seri nolu damga vergisi genel tebliğinde belirtildiğinden; Bu kez davacının, davalıdan; 15.440,58 TL alacaklı olabileceği ve davacının bu alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %10 orandan başlayacak değişen oranda avans faiz uygulanması gerekeceği bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Testil İnşaat AŞ, borçlunun ... AŞ olduğu, takibin 17.033,02-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, █████/2020 tarihli ödeme emrinin █████/2020 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun █████/2020 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının █████/2021 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce mali bilirkişi ...'den alınan raporlarda taraflar arasındaki ilişkiye istinaden sadece 2018 yılı kayıtlarının incelendiği, tarafların defterlerindeki kayıtların birbiri ile uyumlu olmadığı, kayıtlar arasındaki çelişkinin açılış bakiyesi farkı ve Damga vergisi ödemeleri farklarından kaynaklandığının belirtildiği ancak bu farklılığa sebep olan özellikle damga vergisi ödemelerinden kimin sorumlu olduğu hususunun açıklanmaması nedeniyle kök ve ek raporlarının yetersiz olduğu değerlendirildiğinden yeni bir bilirkişiden rapor alınmış, mali müşavir bilirkişi Turgay Portakalcı'nın raporunda, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılında başlamasına karşın davacının 2015 ve devamındaki yıllara ilişkin kayıtlarını sunduğundan 2013 ve 2014 yılı kayıtlarının karşılıklı olarak incelenemediği, 2015 ve devamında tarafların kayıtlarının karşılıklı incelenmesinde davacı kayıtlarında olmayan ancak davalı kayıtlarında bulunan davalının davacı adına vergi dairesine ödenen damga vergilerinin belirlendiği, davalının kamu kuruluşu olduğu ve 4734 sayılı Kanun'un 22.maddesine göre istisnai hallerde ihalesiz doğrudan mal/hizmet alma yetkisinin bulunduğu ve ihale ile tedarik edilen mal/hizmet alımlarından damga vergisi kesintisi yapıldığı, ihalesiz mal/ hizmet alımlarında ise damga vergisi kesintisinin yapılmadığı, dosyada mevcut belgeler arasında davacı tarafından yapılan satışların doğrudan temin/ ihale usulü olduğuna dair hiçbir ilgi/ belge bulunmadığı belirlenmiştir. 4734 sayılı Kanun'un 22.maddesine göre istisnai hallerde ihalesiz doğrudan mal/hizmet alma yetkisinin bulunduğu düzenlendiğinden kural ihale ile mal/ hizmet alınması olup, dosyada taraflarca mal/hizmet alımının ne şekilde yapıldığına dair bilgi belge sunulmadığından ve doğrudan temin halinde damga vergisi kesintisi yapılmamasının davacının lehine olduğu değerlendirildiğinden ve 4734 sayılı Kanun'un 22.maddesine göre doğrudan mal/ hizmet alma yetkisi istisnai olarak düzenlendiğinden kuralın ihale usulü mal/ hizmet alımı olduğu dikkate alındığında mal/ hizmet alımının doğrudan temin şeklinde olduğu hususunda ispat yükü davacı tarafta olup, bu hususu ispatlar delil/ belge sunulmadığından davacı ile davalı arasındaki ihale usulü mal/hizmet alımının ihale usulü olduğu ve davalının da damga vergisi kesintisi yapmasının yerinde olduğu değerlendirildiğinden tarafların defter kayıtları arasındaki farklılığın da davalı defterlerinde yer alan ancak davacı kayıtlarında olmayan davalının davacı adına vergi dairesine ödediği damga vergilerinden kaynaklandığı belirlendiğinden davacının davalıdan talep edebileceği alacağı bulunmadığı değerlendirilmiş olup, Mahkememizin █████/2023 tarihli celse ara kararı ile bir tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı takdirde tarafların esasa dair son sözleri alınarak karar verileceği hususu ihtar edilmiş, davacı vekilince █████/2024 tarihli celse beyanında yemin deliline dayandıklarının bildirilmesi üzerine Davacı vekiline yemin metnini sunması için kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları ihtar edilmiş olup, davacı vekilince █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile yemin metni sunulduğu görülmüş, ayrıca İstanbul TSM'ye müzekkere yazılarak davalı şirketi 2013-2019 tarihleri arasında temsil ve imzaya yetkili kişilerin bildirilmesi istenmiş ve İstanbul TSM'nin █████/2024 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, davalı şirketi 2013-2019 tarihlerinde temsil ve ilzama yetkili kişiler incelendiğinde; ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu Temel Kotil, ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., .. TC nolu ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ..., ... TC nolu ... ... olduğu belirlenmiştir. Davalı vekilince █████/2024 tarihli talep dilekçesinde, davacı yan tarafından yemin deliline dayanıldığından, Mahkemece İstanbul TSM'den 2013-2019 yılları arasındaki şirket yetkilileri talep edilmiş ve Mahkemece buradaki tüm yetkililere yemin davetiyesi çıkarılmasına karar verilmiş ise de yetkililerin sayısı, şirket içerisindeki yetki ve görev dağılımları nedeniyle tamamına davetiye çıkarılması usul ekonomisi açısından da fayda sağlamayacağından, Mahkemece yemin davetiyesi çıkarılması amacıyla 2013-2019 yılları arasında şirketimizde yetkili isimlerden birini bildirmeleri için kesin süre verilmesini talep etmiş, bunun üzerine Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile Davalı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi doğrultusunda talebinin kabulüne, ara kararda isimleri anılan ve davalı şirketi 2013-2019 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili olan ve uyuşmazlık hakkında bilgi sahibi olan yetkili/ yetkililerin göreve başlama ve görev bitiş tarihleri de dikkate alınarak ve şirket içerisindeki görev ve yetki dağılımına ilişkin varsa bilgi ve belgeleri de sunulmak suretiyle bildirilmesi için davalı vekiline 2 haftalık süre verilmesine karar verilmiş, █████/2024 tarihli ara karar doğrultusunda davalı vekilince verilen süre içerisinde beyanda bulunulmadığı, akabinde █████/2024 tarihinde yemine dair beyan dilekçesi sunduğu ve 2018 yılında şirketin bütçe ve mali kontrol müdürü olarak görev yapan ...'in yemin daveti üzerine mahkemede hazır edileceğinin bildirildiği ve dilekçe ekinde ....Noterliğinin 22.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerinin sunulduğu görülmüş, Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde 1 nolu ara karar ile, Emsal niteliğindeki Yargıtay 19. HD. █████/2016 tarih █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekilde eldeki dosyada davalı şirketi temsilen ...'e de aralarında bulunduğu kişilere verilen yetkilere ilişkin imza sirküleri incelendiğinde şirketi temsilen yemin eda etme yetkisi verilmediği görüldüğünden davalı vekilinin ...'e yemin eda ettirilmesi talebinin yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiş, davalı vekilince █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davalı şirket yetkilileri adına ...'e yemin eda ettirilmemesi halinde yemini davacı tarafa iade ettiklerini bildirmiş olduğu görülmüş, davalı vekilinin yemini iadesi üzerine Mahkememizin █████/2025 tarihli celse ara kararı ile davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin bildirilmesi için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, İstanbul TSM'ye yazılan müzekkereye cevap geldiği ve yazı cevabı ile ekleri incelendiğinde davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişinin ... (TC NO: ...) olduğu belirlenmiş, ayrıca davacı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesi sunduğu ve ...'in tebliğe yarar güncel adresini bildirdiği görülmüş, ancak davacı şirket yetkilisine henüz yemin hususunda ihtarlı davetiye çıkarılmadan █████/2025 tarihli celse sırasında hazır edildiği görülmüş, davacı şirket yetkilisi ...'in █████/2025 tarihli celse sırasındaki beyanında davacı şirketin vekilinin yemin konusunda tarafına bilgi verdiğini, bu yüzden geldiğini ve gerekli görülürse yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirmesi üzerine █████/2025 tarihli celse yemin edası gerçekleştirilmiştir.
Yemin delili konusunda Yüksek Mahkemenin istikrar kazanmış içtihatları ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12.09.2018 tarihli ████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında da yer alan Yemin delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Dava dilekçesinde davacı tarafça açıkça yemin deliline dayanıldığından ve davacı vekilince yemin deliline dayandıkları bildirildiğinden yemin metnini sunması için süre verildiği, davacı vekilince yemin metninin sunulduğu, davalı vekilince yeminin yikarıda izah edildiği üzere iade edilmesi üzerine davacı şirket yetkilisinin de hazır olması üzerine yeminin eda edildiği ve davacı şirket yetkilisince "Davalı tarafa teklif edilen yemin metnini okudum, benim yetkilisi olduğum şirketin davalıdan bu davaya konu edilen cari hesaptan dolayı 17.033,02-TL alacağım vardır, bu alacağımız kesindir, bu konuda yemin ederim, damga vergisi davalı şirkete aittir, bu hususlarda yemin ederim ayrıca dava konusu alacakla ilgili davalı şirketle birçok kez iletişim kurmak istedik ancak olumlu veya olumsuz bir cevap vermediler.” şeklindeki yemin ettiğinden, bu durumda kesin delil niteliğinde yemin delili nedeniyle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına,
2-Alacağın %20'si oranında 3.406,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.163,53 -TL harçtan 290,89-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 872,64-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 173,25-TL posta gideri, 3.300,00-TL bilirkişi ücreti, 59,30-TL başvurma harcı, 290,89-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.831,94-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.033,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!