Güvenlik görevlisinin iş akdinin hırsızlık nedeniyle feshinde kusurun tespiti için yetersiz inceleme yapıldığı, olay yerinde keşif ve iş güvenliği uzmanı bilirkişi incelemesi gerektiği.
Özet: İşyerinde yaşanan hırsızlık olayı sonrası iş akdi feshedilen güvenlik görevlisinin kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları talebine ilişkin bu Yargıtay kararında, yerel mahkemenin feshi haksız bulması, olay yerinde iş güvenliği uzmanı dahil uzman bilirkişilerce keşif yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi nedeniyle hatalı bulunarak bozulmuş; dosyanın, işyerinin kapasitesi ve konumu gözetilerek, iş güvenliği uzmanı da dahil olmak üzere bilirkişilerle mahallinde keşif yapılarak davacının kusur ve ihmalinin tespit edilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, bayram çalışma ücreti ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı vekili, müvekkilinin 06.06.1996 tarihinde işe girdiğini, hiçbir haklı neden yokken asılsız iddialarla ve sorumlu olmadığı durumlardan mesul tutularak işverence iş akdinin 20.10.2006 tarihinde feshedildiğini, davacının, Özel Güvenlik Kanununa aykırı bir şekilde güvenlik kadrosunda görevlendirildiğini ve görev yaptığı sırada kendisine silah doğrultularak gerçekleştirilen soygundan sorumlu tutularak işten atıldığını, davacının hırsızlık olayını anında 155 Polis İmdat’ı arayarak resmi makamları ve işveren temsilcilerini haberdar ettiğini, olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaldı ki, davacının güvenlik işi ile görevlendirilmesinin Özel Güvenlik Kanunu’na aykırılık taşıdığını, davacının haftada 80-90 saate varan fazla mesai ile çalıştırılmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, cumartesi pazarları, dini ve milli bayramlarda da çalıştığını, en son maaşının net 650 TL olduğunu, ihtar çekildiğini, ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kıdem, ihbar, fazla mesai, bayram çalışması ve izin ücreti alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı vekili, davacının 01.09.1998 tarihinde şirket binasının bulunduğu ... adresinde şirketin iç ve dış güvenliğinden sorumlu görevli olarak işe başladığını, ████████ E. Sayılı dosyasında davacı olan ......ile işbu dosyanın davacısı ...’ın nöbetçi olduğu 08.10.2006 günü sabaha karşı saat 05:15’de işyeri mağazasının giriş kapısının zorlanarak açıldığını, 28 adet erkek mont, 30 adet şort, bilgisayar ve kasa monitörü çalındığını, polise haber verildiğini, güvenlik görevlilerinin olaya müdahale etmemesi ve olaydan bu kadar geç haberdar olmalarının anlaşılamadığını, bu durumun olsa olsa görevlinin görevi başında olmadığı veya görevini yerine getirmediği anlamına geldiğini, hırsızların davacıya silah doğrulttukları yönündeki beyanların tamamen asılsız olduğunu, böyle bir durumda işlenen suçun hırsızlık değil gasp olacağını, polis ekiplerine kendisine silah tutulduğu ya da zorla malların alınıp götürüldüğüne ilişkin ifade verilmediğini, silah tutulduğu iddiası gerçeğe dayansaydı, davacının polise bu yönde ifade vermesinin bekleneceğini, güvenlik görevlilerinin bulundurulmasının nedeninin, iş güvenliğinin, mağazada bulunan ürünlerin, kayıt ve belgelerin korunması, beklenmeyen bir durumda olaya müdahale etme veya en azından olası bir suç işleme durumunun acilen polise bildirilmesinisağlamak olduğunu, ancak güvenlik görevlilerinin, bırakın olaya müdahale etmeyi, hırsızların topladıkları malları alıp olay mahallini terk ettikten çok sonra olayı fark edip polisi aradıklarını, müvekkilinin davacıya olan itimadının sarsıldığını, 09.10.2006 tarihinde kendisinden bekleneni yerine getirmeyen ve getirmekte ihmali olan, görevi sırasında uyuyan ve hırsızlık olayına hiçbir müdahalesi bulunmayan davacının iş akdinin İş Kanunu 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, güvenlik görevlilerinin vardiyalı olarak çalıştığını, haftanın 1 gününde izin yapıldığını, davacının son aya ilişkin ücretinin ödendiğini, net maaşının 400 TL olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, davacı her ne kadar güvenlik görevlisi olsa da, işyerindeki hırsızlık olayının meydana gelişi sırasında görevini ne derece savsadığı tespitlenemediği, böylece akdin feshinin haklılığının işverence somutlaştırılamadığı gerekçesiyle feshin haksız olduğu sonucuna varmıştır.D) Temyiz
:Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2-Taraflar arasında akdin feshi konusu ihtilaflıdır. Olay mahallinde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan bu konuda teknik ya da özel bilgi sahibi (6100 sayılı HMK.nun 266. maddesi) olmayan avukat bilirkişinin raporuna göre sonuca varılmıştır.Mahkemece işyeri kapasitesi, konumu vs. gibi hususlar göz önüne alınarak bilirkişilerden birisi iş güvenliği uzmanı olmak kaydıyla mahallinde keşif yapılarak, hırsızlık olayının meydana gelmesinde davacının kusur ve ihmalinin bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç
:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.