Davalının yönlendirmesiyle istifa ederek fındık tedarikçisi olan davacının, taahhüdüne aykırı davranan davalıdan haksız fesih nedeniyle uğradığı zararların tahsili davası.
Özet: Davacı, davalı şirketin yönlendirmeleri ve fındık alım taahhüdüne güvenerek çalıştığı şirketten istifa edip kendi şirketlerini kurduğunu, bu şirketler aracılığıyla davalı ile hammadde tedariki konusunda anlaşmalar imzalayarak ticari ilişkiye başladığını, ancak davalının taahhütlerine aykırı davranarak ve haksız yere ticari ilişkiyi sona erdirerek şirketlerinin faaliyetlerini durdurmasına ve ciddi maddi zarara uğramasına neden olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuştur.

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13.05.2015 tarihinde davalı şirketin taşeron şirketi olan ... ... A.Ş. isimli şirket de ziraat mühendisi olarak çalışmaya başladığını, göstermiş olduğu çalışma gayreti ve başarısı sonrasında 01.06.2017 tarihinde davalı şirket bünyesinde ... Alım Sorumlusu sıfatıyla çalışmasına devam ettiğini, 2022 yılı içerisinde çalışmasına devam etmekte iken davalı şirket yetkilileri tarafından, istifa edip şirket kurarak, şirketin tedarikçisi olması konusunda yönlendirmelerde bulunulduğunu, bu yönlendirmelere sırasında; şirket kurması halinde fındık satın alma konusunda müvekkiline satın alma taahhütlerinde bulunulduğunu, davalı tarafından verilen bu taahhüt karşılığında, müvekkilden davalı şirketten herhangi bir hak ve alacak talep etmeden istifa etmesi istendiğini ve müvekkilinin bu hususlarda ikna edildiğini, ancak ne var ki gelişen süreçte davalı şirketin niyetinin bir işbirliğinden ziyade müvekkilini işten çıkartmak için bahane olduğu anlaşıldığını, müvekkilinin davalı şirketin kendisine vermiş olduğu taahhütlere güvenerek görevinden 2022 yılında istifa ederek, Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz merkezli iki şirket kurduğunu, Batı Karadeniz Bölgesirıde ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak kurmuş olduğu şirketin isminin ... .l.. Tic. Ltd. Şti iken Doğu Karadeniz bölgesinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak kurmuş olduğu şirketin ismi ... Tiç, Ltd. Şti olduğunu, müvekkililnin davalı şirket yetkililerinin talimat ve yönlendirmesi ile kurmuş olduğu şirketler ile davalı arasında Hammadde Tedariki ile İlgili Çerçeve Sözleşme ve İzlenebilirlik Konusunda İş Birliği Anlaşması imzalandığını ve bu sözleşme kapsamında davalı ile müvekkilinin tek ortağı olduğu iki şirket arasında ticari alım satım başladığını,müvekkilinin kurmuş olduğu şirketlerden 2023 yılı içerisinde fındık alımı gerçekleştirilmiş olup bu gerçekleştirilen alımların hiçbirinde sorun çıkmadığını, ancak müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen bir sezar fırıdık alımı sezonu sonrasında; hiçbir sebep yokken, şirket tarafından fiyat artışı olmasına rağmen müvekkil tarafından sözleşme fiyatına bağlı kalınmış, izlenebilirlik çalışması yapmuş, tedarikçi kurallarını imzalamış ve davalı şirkete kusurlu/ayıplı mal sokmadığı halde, 2024 yılı fındık sezonu gelindiğinde, müvekkilin cari hesabı kapatıldığını, 2024 yılı fırıdık sezonun bitmesi ile davacı müvekkil, davalırın gerçek iradesini görebildiğini, davacının davalı şirkette 8 yıla yakın bir süre çalıştığını, İş yerinde bunca süredir çalışmış bir kimsenin hiç bir gerekçe göstermeden basit bir istifa dilekçesi ile iş yerinden ayrılmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi iş hayatının gerçekleri ile de uyumlu olmadığını, müvekkilinin istifa iradesinin altında yatan tek neden davalının satın alma taahhüdü olduğunu müvekkilinin cari hesabının gerekçesiz olarak kapatılması açık bir şekilde müvekkilin iş akdi feşih aşamasında yapıları anlaşmaya aykırı olduğunu, davalı ile tedarik ilişkisi sona eren müvekkilinin, kurmuş olduğu şirketlerin faaliyetlerini sürdüremediğini ve gelinen aşamada bu şirketlerdeki ticari faaliyetini durdurduğunu, müvekkilinin zarar ettiğini, yapmış olduğu yatırımların ise boşa gittiğini belirterek, fazlaya dair talep, ıslah, artırım ve dava hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.Davanın; davacının davalı bünyesinde çalışmaktayken davalı şirket yetkililerinin yönlendirmeleri ile istifa ederek kurmuş olduğu ... Ltd Şti ve ... Ticaret Ltd Şti ile davalı arasında akdedilen Hammadde Tedariki ile ilgili Çerçeve Sözleşme ve İzlenebilirlik Konusunda İş Birliği Anlaşması kapsamında davacının tek ortağı olduğu ... ... Ltd Şti ve ... ... Ltd Şti ile davalı şirket arasında ticari ilişkiye başlandığı ancak davalının tedarik taahhüdüne aykırı davrandığı ve sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinden bahisle davacının uğradığını iddia ettiği zararların davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;Davacı taraf dava dilekçesinde açıkça, önce davalının taşeronu olan şirkette çalıştığını sonrasında davalı bünyesinde çalışmaya başladığını, davalı şirketin yetkililerinin yönlendirmeleri ile davalı ile yapılacak fındık alım taahhüdüne dair ticari ilişkiye istinaden istifa ettiğini ve ... Ltd Şti ve ... Ticaret Ltd Şti isimli şirketleri kurduğunu, sonrasında davacının kurduğu bu şirketler ile davalı arasında Hammadde Tedariki ile ilgili Çerçeve Sözleşme ve İzlenebilirlik Konusunda İş Birliği Anlaşması akdedildiğini ve bu sözleşme kapsamında davacının tek ortağı olduğu ... ... Ltd Şti ve ... ... Ltd Şti ile davalı şirket arasında ticari ilişkiye başlandığı ancak davalının tedarik taahhüdüne aykırı davrandığı ve sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davalının alım taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle davacının kurduğu şirketlerin faaliyetlerinin durduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararların davalıdan tahsilini talep etmiş, dava dilekçesi içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacının davalı ile iş ilişkisi sona ermiş ve davacının talepleri davalı bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin olmayıp, istifası sonrasında kurduğu şirketler ile davalı arasındaki sözleşme nedeniyle davalının sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmediğinden bahisle davacının kurduğu şirketlerin uğradığı zararlara ilişkin olup, celp edilen ticaret sicil kayıtlarından da dava dışı şirketlerin sermaye şirketleri olduğu ortadır, ayrıca dava dilekçesinde davacı ve davalının karşılıklı ihtarnameleri incelendiğinde davalı şirketin ihtara cevabında yer alan 2. Maddede bu şirketler adına veya vekaleten bir talepte bulunulmadığı belirtilmiş, davacının taleplerinin kurmuş olduğu sermaye şirketlerine ait olması ve şirketlerin tüzel kişiliklerinin bulunması nedeniyle, davacı kurucusu ve ortağı olsa dahi sözleşmenin ... Ltd Şti ve ... Ticaret Ltd Şti arasında akdedildiğinden ve davalının bu sözleşmeye aykırı taahhüdüne dayanılarak uğranılan zararlar talep edildiğinden davacının eldeki davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı değerlendirilmekle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesaplanan 100,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır