İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, bayilik ilişkisinde haksız yatırımlar, dayatma sözleşmeler ve feshin haksızlığına ilişkin iddiaları içeren dava dilekçesi özeti.
Özet: Davacı şirket, 2001den bu yana telekomünikasyon operatörlerine bayi olarak hizmet verirken, 2009dan itibaren davalının konsept mağaza dayatmasıyla büyük ofis ve dekorasyon yatırımları yapmak zorunda bırakıldığını, ardından gelen birleşme ve dayatma sözleşmeleriyle Türk Telekom ürün ve cihaz satışları için de ek yatırımlar yaptığını, ancak bu süreçte haksız ve sürekli yükseltilen satış hedefleri, yetersiz kira desteği, zorunlu personel istihdamı gibi adil olmayan koşullarla karşılaştığını, yasal değişiklikler ve artan rekabetin yarattığı zorluklara rağmen diğer bayilere tanınan kolaylıkların kendisine tanınmadığını, neticede maruz kaldığı yüksek yatırım maliyetlerinin (523.545,00 TL) davalıdan tahsili amacıyla hukuki süreç başlattığını iddia etmektedir.

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 2001 yılında ... A.Ş.'nin tahsilat ofisi olarak hizmet vermeye başladığını, 2007 yılında ise ... adına abonelik ve tahsilat işlemleri de yapmaya başladığını, 2015 yılında ise ...'nın da müvekkili şirketin çalıştığı şirketler arasına dahil edildiğini, 2009 yılında ise tüm ... bayilerinin yetkililerinin ... tarafından çağrıldığını ve artık konsept mağazaya geçileceğini, konsept mağazanın gereği olan yatırımları gerçekleştirmeyecek bayilerin sözleşmelerinin feshedileceğinin beyan edildiğini ve bu şartları kabul eden bayi yetkililerine yeni bir sözleşme imzalattırıldığını, bunun sonucu olarak müvekkili şirketin 300 m2 olan yeni bir ofis tuttuğunu ve bu ofisin 150 m2'sine mecburen dekorasyon yaptırdığını, işbu sözleşmeden sonra davalı tarafça işyerlerine dayatma sözleşmeler sunulmaya başlandığını ve bu sözleşmeleri imzalamaktan imtina edenlere bayiliğin sonlandırılarak bayiliği bırakmış kabul edeceklerini belirttiklerini, dayatma sözleşmelerin hiçbirinin müvekkiline teslim dahi edilmediğini, dayatma sözleşmeler gereği müvekkilinin dükkanının üzerine tabela yaptırmak zorunda kaldığını, bu sayede ...'un Karşıyaka ve çevresindeki tanınırlığını müvekkili şirketin sağladığını, 2015 yılında ..., ... ve ... birleşmesinin gerçekleştiğini, bu birleşme üzerine ... satış yöneticileri ve satış bölge müdürünün müvekkilinin mağazasına geldiğini ve yeni bir sözleşme imzalanacağını, müvekkilinin işbu sözleşmeyi imzalarsa ... ürünlerini ve cihazları satmaya başlayabileceğini, imzalamaz ise aralarındaki mevcut sözleşmenin feshedileceğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin kendisine yine teslim edilmeyen sözleşmeyi imzalayarak bahsedilen ürünlerin de satışını yapmaya başladığını, dolayısıyla ... ve cihaz satışları için de müvekkili şirketin yatırım yapmak zorunda kaldığını, davalının ''sözleşmenin ekidir'' diye e-mail aracılığıyla müvekkiline binlerce uyarı yaptığını, müvekkilinin sözleşmenin eki olarak belirtilen uyarılarda yapılması öngörülen şeylerin hepsini yaptığını, ancak yaklaşık 1,5 yıl içerisinde ... 500 m2 gibi bir alanda toplam 5 bayinin hizmet vermeye başladığını, bu bayiliklere rağmen müvekkili şirketin hedeflerinin 2016 yılına kadar artarak devam ettiğini, sözleşmenin haksız yere feshi gerçekleşene kadar müvekkilinin ... aboneliğine, ... aboneliğine, Tivibu aboneliğine ve cihaz satışlarına ilişkin tüm hedeflerini tutturduğunu, sadece mobil hatların satışına ilişkin kendisi için belirlenen hedefi tutturamasa da bu satışları da artırarak devam ettiğini, ücret alınmayan işlemleri diğer bayilerin yapmak istemeyerek müvekkili bayiye göndermesi nedeniyle müvekkilinin iş yükünün arttığını, buna ilişkin şikayet üzerine, bayilere ikaz içeren mail gönderildiğini, müvekkilinin ofisinde davalı taraf istediği için ikna edici personelin zorunlu olarak bulunduğunu, işbu personelin müvekkil ofisinin çevresine açılan diğer ofislerde olmayıp müvekkilinin ofisinde bulunduğunu, işbu personelin görev tanımı nedeniyle müvekkilinin işyerinde, sinirli olarak mağazaya gelen müşterinin kendisini ikna etmeye çalışan personele bağırması, mağazada sorun çıkartması gibi durumlarla defalarca karşılaşıldığını, bu durumun da müvekkilinin mağaza satışlarını doğrudan ve olumsuz yönde etkilediğini, müvekkilinin işyerinden çok daha iyi konumda olan işyerleriyle müvekkilinin işyerine aynı hedef kotası verildiğini, davalı tarafın müvekkilinin işyerine cadde üzerindeki ofise verdiği kira desteğinin 1/3 oranında kira desteği verdiğini, cadde üzerindeki bayilerin genel satış hedeflerinin müvekkilinden sadece yüzde 10-20 bandında daha yüksek olmasına karşın sabit hat satış hedeflerinin müvekkili firmadan daha düşük olduğunu, bu hususta şikayetlerin müdürlüğe defalarca iletildiğini, mobil satış hedeflerini düşürmeleri yönünde talepte bulunmuşsa da davalı şirket tarafından mobil cihaz hedeflerinin yükseltilmeye devam edildiğini, 2018 yılında yasa değişikliğiyle cihaz satışlarına yapılan taksitlendirmelerde 24 ay taksit imkanından 6 aya varan azalmaya gidildiğini, bu nedenle de cihaz hedeflerinin tutturulamamaya başlandığını, davalının sektörel krizden etkilenen birçok bayiyi mağdur etmediğini ve bayilik sözleşmelerini feshetmeyerek devrine olanak tanıdığını, çeşitli nedenlerle devredilemeyen bayileri de alt bayi olarak çalıştırmaya devam ettiğini, 2018 yılının Mayıs ayında saha yöneticisi ...'ın müvekkili şirketten ofisin devri ile ilgili yatırım maliyetinin bildirilmesinin istendiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın ofisin yatırım bedelinin 523.545,00-TL olarak belirtildiği, Excel tablosunu hazırlayarak iş ortağım mail sistemi üzerinden ...'a gönderdiğini, daha sonra saha yöneticisi ...'ın, müvekkili şirket yetkilisi ...'ı arayarak özellikle dışarıda yani ofis dışında bir yerde buluşmak istediğini söylediğini, işbu görüşmede ...'a ''gel senin ofisini 200.000,00-TL bedel ile devredelim'' dediğini, ..'ın ise ''ben bu işe 500-600.000-TL yatırdım ki 350.000,00-TL ile Yükseliş ... adlı yerinizi devrettiniz, benim ofisim için neden 200.000-TL devir bedeli diyorsunuz'' diye sorduğunu, ...'ın ise 200.000-TL devir bedelinin kabul edilmemesi halinde önce ihtar çekileceği, sonrasında sözleşmenin feshedilerek hukuki süreç başlatılacağını söyleyerek adeta müvekkili şirket sahibini tehdit ettiğini, daha sonra Haziran ayında satış müdürünün yeniden ...'ı görüşmek için çağırdığını, bu görüşmeye ... ve...'ın birlikte gittiğini, görüşmede perakende satış ... Müdürü ...ve saha yöneticisi...'ın bulunduğunu, ...'un 5 tane satış kaleminden 2'sinin tutturulamadığını beyan ettiğini, ...'ın ise haklı hususlardan bahsederek birlikte durumu iyileştirmeyi talep ettiğini,...'un ılımlı konuşurken ...'ın sinirlenerek ...'u uyardığını, bunun üzerine ...'un müvekkili şirket yetkililerine ''evet bu size bir ihtardır'' dediğini, bu karşılıklı diyalogun bile müvekkili şirketin işyerine ilişkin sürecin önceden kararlaştırıldığını kanıtlar nitelikte olduğunu, █████/2018 tarihinde müvekkili şirketin ofisine gelen bir müşterinin cihaz almak istediğini ancak müvekkilinin ofisinin kapanacağını duyduğunu ve bu nedenle aldığı cihazda bir sıkıntı çıkarsa ileride sorun yaşayıp yaşamayacağını sorduğunu, bunu duyan şirket çalışanları ...ve...'ın şok olduğunu ve müşteriye öyle bir durum olmadığını bu söylentiyi nereden duyduğunu sorduklarında kendisinin ... olan ... bayisindeki bıyıklı bir adamdan duyduğunu söylediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından Bölge Satış Müdürlüğüne mail yazılarak neden böyle bir söylenti olduğunun sorulduğunu, bu olaydan hemen bir hafta sonra ise müvekkilinin hedeflerin gerçekleşmediğine ilişkin ... 6.Noterliğinin ... yevmiye nolu ve ... tarihli ihtarı aldığını, akabinde ise davalı tarafa ... 1.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve... tarihli cevap ihtarnamesinin gönderildiğini, mezkur ihtarnamede davalı tarafın █████/2018 tarihli ihtarnamesinde belirtilen hususların kabul edilmediğinin ve müvekkilinin itirazlarının gerekçelerinin ayrıntılı şekilde açıklandığını, müvekkili şirkete ... 6.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve... tarihli ihtarnamesi ile yazılı olarak dava konusu fesih bildirimi yapıldığını, davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshettiği tarihte müvekkili şirketin feshin yapıldığı aya ilişkin işyeri kira bedelini ödediğini, işbu kira bedelinin 13.500-TL olup 05.10.2018 tarihinde kiraya veren ... adına gönderildiğini ancak 09.10.2018 tarihinde yapılan haksız fesih nedeniyle müvekkilinin tüm sistemlerinin kapatıldığını, davalılar tarafından 11.700,00-TL kira bedeli işleyecek avans faizleri ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin işyerine yaptırdığı tadilat ve dekorasyon giderlerinin davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, davalı tarafın bu giderlerin müvekkili şirketin hak ediş bedellerinden tadilatların yapıldığı 2015 yılından 2016 yılının sonuna kadar kesintiler yaptığını, yapılan kesintilere ilişkin tarafına kesilen ... tarihli ... belge numaralı bir adet fatura ve 24.12.2015 tarihli 7.747,08-TL ve 53.972,98-TL iki adet borç kaydı bulunduğunu, işbu dekorasyon işlemlerinin amortisman bedellerinin tarafınca bilinemeyeceğinden işbu bedeller için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalıların her biri için 100'er TL olmak üzere toplamda 300-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin elinde kalan cihazların bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin iş yerinde kullanmak üzere aldığı cihazlara ilişkin ... tarihli ... belge numaralı bir adet fatura ve 23.12.2015 tarihli 1.521,44 TL ve 13.435,84TL borç kaydı bulunduğunu, alınan cihazların ikinci el satış bedellerinin belirlenmesi mümkün olmayacağından davalıların her birinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100'er TL olmak üzere toplam 300-TL'nin işleyecek avans faizleri ile birlikte ödenmesini, müvekkili şirketin cihaz ve aksesuarları fesihten sonra işyerinin de kapanması nedeniyle satamadığını ve zarara uğradığını, bu nedenle davalıların her birinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100'er TL olmak üzere toplam 300-TL'nin işleyecek avans faizleri ile birlikte talep ettiğini, haksız fesih nedeniyle işyerinin kapandığını ve işyerinde çalışan personellerin işten çıkarılmak zorunda kalındığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin toplam bedelinin tespiti için ... Bankası ... Şubesi'ne müzekkere yazılmasını talep ettiğini, 48.430,27-TL işçi tazminatları bedelinin müvekkili şirkete avans faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, haksız kesintilerin davalı tarafa ait iş ortağım mail sistemi üzerinden tespit edilerek haksız kesinti tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere işleyecek avans faizleri ile birlikte her bir davalı için 100-TL olmak üzere toplam 300-TL talep ettiklerini, haksız fesih nedeniyle müvekkili şirketin kar kaybı ve buna bağlı olarak da müspet zararının oluştuğunu, işyerini kapatmak zorunda olan müvekkili şirketin ticari itibarı zedelendiğini, 5.000-TL manevi tazminat talep ettiklerini, davanın kabulü ile davalılar tarafından yapılan sözleşme feshinin haksız fesih olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve talep etmiştir.SAVUNMA /Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22.09.2015 tarihinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığını ve davacının ... bayi koduyla faaliyete başladığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirketler tarafından, davacıya bildirilen ve/veya izin verilen ürün ve hizmetlerin, Bayi tarafından müvekkili şirketlerin belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde “...”, “...”, “...” markaları altında müşteriler/abonelere sunulması, satış ve pazarlamasının yapılması hakkı verildiğini, taraflar arasında akdedilen █████/2015 tarihli bayilik sözleşmesinin; ... 6.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile Sözleşmenin 9.2 ve 9.4 maddeleri uyarınca, ayrıca davacı bayinin kendisine daha önce müvekkili şirketler tarafından gönderilen son uyarı niteliğindeki ihtarname ve uyarı yazılarına rağmen sözleşme kapsamındaki faaliyetlerini, yine sözleşme ve ekleri niteliğindeki belgelere uygun şekilde yürütememesi sebebiyle ... kodlu bayilik ilişkisinin haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının alacak kalemlerine yönelik taleplerin belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak davası ikame edilemeyeceğini, sözleşmelerin dayatma yoluyla imzalatıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca sözleşmenin son maddesinde düzenlendiği üzere davacı tarafın talep etmiş olması halinde sözleşmenin bir nüshasının da tarafına teslim edileceğinin açık olduğunu, sözleşmenin yürürlükte bulunduğu süre boyunca sözleşme ve eki niteliğindeki belge ve hükümlerine herhangi bir itirazda bulunmamış, prim ve hakkedişlerini elde ederek taraflar arasındaki ticari ilişkiden menfaat elde ettiğini, diğer bayilere de uygulandığı üzere davacıya bir takım hedefler belirlendiğini, hedeflerin bayi bazlı potansiyel ve performans üzerinden belirlenmekte olup, bu hedeflerin belirlenmesinde bayilerin lokasyonu, ziyaretçi sayısı gibi farklı kriterler bulunduğunu, ziyaretçi sayısı yüksek olan bayilere buna göre hedeflerin verildiğini, ayrıca işlerin daha rahat ve profesyonel şekilde görülmesinin sağlanması amacıyla müvekkili şirketlerce ... Personeli Uygulamasının(ikna edici personel) yürürlüğe sokulduğunu, ... personelinin davacı bayiye nasıl bir dezavantaj sağladığının anlaşılamadığını, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde bu personelin bir kavgaya sebebiyet verdiği yönünde ne davacı bayiden ne de bayi çalışanlarından müvekkili şirketlere herhangi bir bildirim veya şikayet yapılmadığını, tek kriter lokasyon bazlı olmadığından dolayı aynı lokasyondaki bayilerin farklı hedefler almasının doğal olduğunu, yeni açılan bayilerin devir sebebiyle iş ortağı değiştirilen bayiler olduğunu, bayinin kendisini ... ile karşılaştırdığı dönemin ise 2017 Temmuz dönemi olup, belirttiği hedeflerin ürünlerin puan hedefleri olduğunu, toplam puan hedefine bakıldığında ... bayisinin hedefinin daha fazla olduğunun görüldüğünü, bahsi geçen bayiler arasında konumları itibariyle ciddi farklar bulunmakta olup, bu sebeple aynı konumda açılan bayiler sebebiyle davacı bayinin hedeflerini tutturamadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin 5.maddesinde müvekkili şirketlerin davacı bayiden başka ticari işletmelere bayilik verebileceğinin hüküm altına alındığını, davacı bayinin 10 aylık periyot boyunca, cihaz, mobil, sabit internet, sabit telefon ve tivibu satışlarının neredeyse tamamı bakımından hedeflerin altında kaldığını, ayrıca 2017 Ocak ve 2018 Eylül dönemleri bakımından Türkiye sıralamasında da çoğunlukla alt sıralarda olduğunun tespit edilebildiğini, özellikle Mayıs ayından itibaren davacı bayinin performansında ciddi düşüşler yaşandığını ve davacının diğer bayilere oranla çok fazla sayıda ürün hakkında hedefini gerçekleştirememesi sebebiyle uyarı aldığını, “iş ortağım” uzantılı mail adresinden yapılan uyarılara rağmen davacı bayinin performansını yükseltememesi üzerine ... 6.Noterliğinin 17.08.2018 tarih 29809 yevmiye numaralı ihtarnameyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, somut olayda manevi tazminat istenebilmesi için gerekli olan şartların gerçekleşmediğini, müvekkili şirketler tarafından davacı şirketin ticari itibarına verilen herhangi bir zararın söz konusu olmadığını, davacı bayinin bayiliğini piyasa koşullarının çok üzerinde ve gerçekçi olmayan bir rakamla devretmek istediğini, alıcı bulmaya çalışılmış olsa da rakamın çok yüksek olması nedeniyle bu sürecin sonuçsuz kaldığını, elde kalan cihaz ve aksesuarlara ilişkin bedel ile ne kastedilmek istendiği anlaşılamamış olup bu talebe ilişkin cevap sunma hakkını saklı tuttuklarını ve dava dilekçesinin somutlaştırılması gerektiğini, sözleşmenin İşyeri ve Dekorasyon Standartları başlıklı 8.maddesinde sayılan tüm hususlardan davacı yanın sorumluluğu bulunduğunu, kiralanan işyerine ilişkin olarak yapılmış harcamalardan, dekorasyon maliyetlerinden veya kira bedellerinden müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, yine sözleşmenin eki mahiyetindeki Ortak Kanal Bayi Kurumsal Kimlik Dekorasyon Projesi Prosedürü ve Kurallarına İlişkin Taahhütnamenin 8.2 maddesi gereği davacı taleplerinin reddi gerektiğini, sözleşmenin 13.2 ve 13.6 maddesi gereği davacı bayi ile bünyesinde çalışan tüm işçilere ilişkin ödemelerin davacının sorumluluğunda olduğunu, davacı bayi ile müvekkili şirketler arasındaki cari hesap mutabakatının 18.09.2019 tarihinde tamamlandığını ve davacı bayi tarafından müvekkili şirketlere cari hesaptan kaynaklanan borç kapsamında 7.300,23-TL ödeme yapıldığını, cari hesaba bağlı olarak alacak iddiasında bulunulamayacağını, sözleşme süresi boyunca yapılan kesintilere ve uygulanan cezalara itiraz etmeyen davacının sözleşmenin sona ermesinden sonra itiraz etmesinin kötü niyetinin göstergesi olduğunu, sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden yoksun kalınan kar talep edilemeyeceğini beyanla huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.KANITLARTaraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin ticaret sicil kaydı celbedilmiş, davaya konu sözleşmeler ve tebliğ şerhi asılları Mahkememiz kasasına alınmış, tanıklar dinlenilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.Mahkememizin █████/2022 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; ''Davalılar vekilinin █████/2021 tarihli dilekçesi ile bildirdiği tanık dinletme talebinin dinletmek istediği hususların tanıkla ispatı mümkün olmadığı -teknik inceleme ile anlaşılabileceği- anlaşılmakla reddine'' karar verilmiştir.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından █████/2022 tarihli duruşmasında dinlenilen davacı tanığı ...; "Ben 2007-2019 yılları arası ... Hizmetlerine bağlı satış yöneticisi idim. 2013 de entegrasyon süreci başlatıldı. ... ile ... mağazaları birleşti. ...'da iki ... mağazı ve ara sokakta bir ... mağazası bulunmaktaydı. Entegrasyon sürecinde bahsi geçen bu üç mağazayı ... ve ... olarak tek bir tabela altında birleştirdik. Ancak üç dükkan da ayrı ayrı devam ediyordu. ...Şirketi biz entegrasyon sürecine dahil etmeden önce, bulunduğu ara sokağın başındaki bina ... ofisi yapılması gündemde idi. ... sahibi eğer burası ... ofisi olacaksa zaten ana cadde üzerinde iki tane ... mağazası ... yapıldı bir de benim ara sokağımın başında ... ofisi yapılırsa işlerim düşer dedi. Buna istinaden bizden sokağın başında bir ... ofis mağazası yapılmayacağına dair söz istedi. Maktes sözleşme imzalamadan önce o dönemin bölge müdürü ve Türkiye müdüründen yapılmayacağına dair sözlü olarak söz aldı. Bunun üzerine imzayı attı. Bundan sonraki süreçte sokağın başında ... ofisi açıldı ve karşıyaka çarşıda aynı anda 4 mağaza oldu. Buna ilaveten...iskele girişinde bir mağaza daha açıldı ve sayı 5 e yükseldi. Ara sokakta kalan ... Mağazamızın uzun yıllarca tek ... mağazası olmasından kaynaklı müşteri iptalleri, taahhüt uzatmak isteyen müşteriler, hattını iptal etmek için gelen müşteriler, mağazaya giren kişi sayısını arttırıyordu, aynı zamanda bu mağaza içerisinde müşteriyi elde tutma adına ... personeli bulundurmak zorundaydı. Bu ... avantaj kattığı kadar bayiye dez avantaj sağlıyordu. Nedeni iptal için gelen müşteri mağazada yüksek sesle konuşup faturasını itiraz ettiğinden dolayı diğer satın almaya gelen müşterileri olumsuz etkiliyordu, satışlar bu nedenle düşme eğilimine girdi. Aynı zamanda ... Mağazası sanki çarşı ana cadde üzerindeymiş gibi hedeflendirmede kendisinden yüksek performans beklendi. Bu süre zarfı içerisinde bayimiz ... yer değişikliği talebinde bulunmasına rağmen ve devir hakkı istemesine rağmen ... yöneticileri tarafından kabul görmedi ve bayimiz mağdur edildi. ... uzun dönemli ... bayisi olmasından kaynaklı ... mağazalarının ... geçiş sürecinde ve sonrasında ... personelinin olması, tüm ... mağazalarına gelen iptal müşterilerine ve tahsilat müşterilerini ... yönlendirilerek yeni müşteri elde etme şansını elde edemedi. Bununla ilgili ... biz yöneticilere bu şikayetlerini bildiriyordu, ancak değişen bir şey olmadı, bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından █████/2022 tarihli duruşmasında dinlenilen davacı tanığı ...; " Ben davacı şirkette müşteri hizmetleri personeli olarak 2007-2018 yılları arasında çalıştım. Biz ... Şubesiydik, daha önce ... ve ... bayisiydik. 2016 yılında aveanın ... katılması ile ...olduk. Bayinin kapatılmasının gerekçesi olarak hedefler gösterilmişti ancak onunla ilgili her hangi bir sıkıntı yoktu. Zira 2016 yılından önce sabit ev telefonu ve internet kısmında biz hedeflerimizi gerçekleştiriyorduk, 2016 dan sonra yine sabit telefon ve internet hedeflerimizi yapıyorduk. ... içinde tek ... bayisi bizdik. Daha sonradan 4-5 bayinin açılması ile tabi ki hedeflerde doğal olarak bir düşüş oldu. Bizim ara sokakta olmamız diğer bayilerin çarşı içerisinde ana caddede olması müşteri potansiyelimizi olumsuz olarak etkiliyordu. Bu aşamada mey personeli olan tek bayi bizdik. Diğer çarşıda bulunan 4 bayinin bu iptalleri yapmayıp bize göndermesi müşteri sayısını arttırıyordu. Müşteri sayısı artınca hedeflerimizi de yükseltiyorlardı. Gelen iptal müşterilerini satış amaçlı görüyordu. Ancak bu gelenler ya iptal müşterisi ya nakil ya da devir müşterisi idi. Bu iptal için diğer bayilere giden müşteriler iptal işlemini yapmayıp bizim şubemizde mey personeli ve iptal personeli var deyip müşterileri bize yönlendiriyorlar. İptali yapılmayan müşteriler ve en son bize gelen müşteriler doğal olarak sinirli oluyor ve mağazada olay çıkarıyor ve mağazadaki diğer müşterileri de etkiliyordu. Yani ben satış yaparken gelen diğer müşteri sinirli bir şekilde internetten memnun olmadığını dile getiriyor, bu da satış yapacağım müşterinin mağazadan uzaklaşmasına neden oluyordu. Bu nedenlerle bir çok olaylar yaşandı. Bazı müşterilerimiz bayi içerisinde modem kırmaya varacak davranışlar sergiliyordu, dedi.Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: diğer tüm bayilerin iptal yetkileri vardı, ancak para kazanmayacakları işlemi yapmak istemedikleri için bize yönlendiriyorlardı. Bir gün mağazaya geldiğimizde şifrelerimizle sisteme giriş yapamadık, genel merkezi aradığımızda sistemsel bir sıkıntı olduğunu, müşteri satış yöneticimizi aramamız gerektiğini söylediler, ancak biz daha sonra bayiliğin kapatıldığını bu nedenle sisteme giremediğimizi öğrendik. Ben işten çıktıktan sonra yolda karşılaştığım diğer bayi çalışanları "ya sizin nasıl haberiniz yok, sizin bayi zaten kapatılacaktı" gibi laflar söylediler. İkna ve ... personeli aynı anlama gelir, internetini iptal etmek için gelen müşterileri bu isteğinden vazgeçirmeye çalışan bir personeldir, vazgeçiremezse mecburen müşterinin isteğini yapar, benim bilgim görgüm bundan ibarettir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizin █████/2022 tarihli duruşmasında isticvap edilen şirket yetkilisi ...; "biz 2001 yılından beri davalı ... Şirketi ile birlikte iş yapmaktayız. Süreç içerisinden önce 2005 yılında akabinde 2007,2009 ve 2015 yıllarında sözleşmeler imzaladık ve bu sözleşmeler çerçevesinde işimizi yerine getirdik. Biz ... ilinin ... ilçesinde ... sabit hatlara ilişkin işlem yapan tek bayiydik ve uzunca bir süre bu bölgede tek bayi olarak iş yaptık. Şuanda bile sabit hatlarda performansımız oldukça iyi vaziyettedir. Süreç içerisinde ilçede bizden başka ..., ..., ... ve ... isimli bayiler kuruldu ve faaliyete geçti. Özellikle ... kendi bayisi bizim işlerimizi oldukça etkiledi. Davalılar ile yapılan sözleşmelere bizim müdahale etme yetkimiz ve tasarrufumuz yoktu. Ayrıca süreç içerisinde muhtelif tarihlerde imzalanan sözleşmelerde bizden ek istekler talep edildiği için biz ciddi anlamda yatırım yaptık, özellikle 300 metrekare büyüklüğünde bir ofis açtık, bu 300 metrekarenin 150 metrekaresi konsept bayi niteliğindedir, bu değişiklik karşı tarafın talep etmesi üzerine yapılmıştır. Yine davalılar bizim bayiye ikna personeli başka bir deyişle ... personeli adı verilen bir personelin yerleştirilmesini kararlaştırmışlardır.Bu personelin yerleştirilmesiyle birlikte mağazada gerginlik ortamı çok fazla yaşanmaya başlamıştır çünkü bu personele gelen müşteriler problem yaşayan insanlardan oluşuyordu. Ayrıca bu personel sadece bizim bayiye verilmiştir diğer bayilerde davalı taraflar böyle bir personeli yerleştirmemişlerdir. Türk Telekomun kendi bayisinde ikna personelinin olup olmadığını ise bilmiyorum. Bu personelin bize gelmesiyle birlikte mağazaya giren çıkan sayısı da ciddi anlamda artış göstermiştir. Bunun bizim açımızdan dezavantajı davalılarca belirlenen ve her ay değiştirilen hedeflerle ilgili mağazaya giren kişi sayısı da hedeflerden birtanesidir, bu nedenle bizim talebimiz dışında mağazaya verilen ikna personeli nedeniyle bizim hedefimizde yükseltilmiştir. Biz son 2 yıla kadar her zaman davalılar tarafından tebrik edilen bir bayiydik. Son 2 yıla kadar hedeflerimizde de gayet iyi bir performans sergiledik, özellikle sabit hatlarda başarılıydık, ADSL internette de başarılıydık, sadece mobil hatlarda hedefi yakalayamadık. Ayrıca diğer bayilerle bizim bayiye verilen hedeflerinde hakkaniyetli olmadığı kanaatindeyiz. Tüm bu hususlara ilişkin davalı şirketin yetkilileri ile şifaen görüştüğümüz gibi İŞ ORTAĞIM isimli mail ortamında da bunları dile getirdik. Ayrıca bulunduğumuz sokağın başında yer alan tarihi iş hanının yıkılmasından dolayıda ciddi anlamda müşteri kaybımız olmuştur. Ayrıca biz davalı şirketin yönetimiyle görüştük ve arka caddede yer alan bayimizin kapanan ve ana caddede yer alan ...'in yerine geçmeyi talep ettik ancak bu talebimiz kabul görmemiştir. Konsept ofis yapmamız, hedeflerin hakkaniyetli olmaması ve haksız fesih nedeniyle ciddi anlamda zarara uğradık dedi." şeklinde, aynı tarihli duruşmada diğer davacı şirket yetkilisi ... ise; ''Biz ... caddesinin ara sokağında davalı şirketin bayiliğini yapmaktayız. Bayiyi kardeşim ... ile birlikte işletmekteyiz. Davalı şirketlerin haksız feshine ilişkin, hedeflerin kritelerine ve yüksekliğine, adım sayar hususuna ve bayi yeri değişikliğe ilişkin tüm taleplerimizi hem davalı şirketlere belirttik hem de dava dilekçesinde bu hususları detaylı olarak belirttik. 2017 yılına kadar davalı taraflarla herhangi bir sorun yaşamadık, ancak 2017 yılından itibaren hem çevremizdeki bayi sayısının ciddi anlamda artış göstermesi, hem sokağımızda yapılan inşaat faaliyeti hem de o yıllarda cep telefonu satışına ilişkin getirilen taksit sınırlaması bizim satışlarımızı ciddi anlamda düşürdü. Biz tüm bu hususları İŞ ORTAĞIM isimli mail ortamında yazışmalarla dile getirdik ayrıca davalı şirket yetkililerine şifai olarak da belirttik. Bizim mağazamız çevredeki diğer bayilere göre metrekare anlamında daha büyük olduğu için bizim talebimiz ve isteğimiz dışında bir ikna personeli davalılar tarafından yerleştirildi. Bu ikna personelinin görevi iptale gelen müşterileri tekrar ikna ederek iptal etmelerin önüne geçmekti, çevredeki tüm bayiler tüm iptal işlemlerini bizim bayiye yönlendirdiler bizim bu işlemlerden herhangi bir maddi olarak kazancımız olmadığı gibi, ciddi anlamda da zararımız olmuştur. Çünkü ikna personelinin olduğu ortamda bir taraf yani ikna personeli müşteriyi iptalden vazgeçirmeye çalışırken diğer tarafta biz ürün satmaya çalışıyorduk ayrıca ikna personelinini geliş gidiş saati de belli değildi çünkü bizim kontrolümüzde değildi, davalı şirketlerin kontrolündeydi biz de ikna personelinin ya tüm bayilere verilmesini ya da bizden de alınmasını talep ettik. İkna personelinin bizde olması nedeniyle mağazada da ciddi anlamda sirkülasyon olmaya başladı. Bu da bizim hedeflerimizi tutturamamamıza neden oldu. Yaptığımız yatırımlar ve haksız fesih nedeniyle ciddi anlamda zarara uğradık, fesih ve kapatma işlemi çok hızlı bir şekilde gerçekleştiği için ... bunların şirketlerini kapattı, bunlar battı gibi söylemler çıktı. Biz İzmir'de bu iş dışında ısıtma soğutma işi de yapıyoruz. Bu nedenle bu söylemler bize ciddi anlamda zarar vermiştir. ... personeli bizim bayide yaklaşık 4-5 yıl boyunca kaldı ancak bu 4-5 yıllık süre kesintisiz bir süre değildir. ... personeli 6 ay bayide 6 ay ofiste veya 3 ay bayide 3 ay ofiste görev yapacak şekilde davalı şirketlerce süre ve zaman belirlenerek aralıklarla bayide görev yapıyordu. Bizim ilçemizde sadece bizim bayimizde görev yaptılar, diğer ilçelerde ise başka bayilerde de görev yaptılar. Bu 4-5 yıllık sürenin son 2 yılı kesintisiz olarak ... personeli bizim bayide görev yapmıştır. ... personelinin hem kaldırılmasını hem de değiştirilmesine ilişkin taleplerimiz oldu. Ayrıca ... personelinin kendisinde kavga ettiği durumlar mağazada yaşandı. Buna ilişkin tüm şikayetler ... geliyordu ve buna ilişkin biz her ay savunma yapıyorduk. Bu ... personeline ilişkin tüm taleplerimizi İŞ ORTAĞIM isimli mail adresinden ilettik'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizin █████/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; -Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA TESPİT EDİLEN UYUŞMAZLIKLARIN HALLİ İÇİN DAVACININ 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile ''...'' adresinde KEŞFEN talimat mahkemesince re'sen seçilecek bir SMMM, bir ELEKTRİK-ELEKTRONİK ve bir İÇ MİMAR/MİMAR bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasının istenilmesine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında SMMM bilirkişi ..., İç Mimar bilirkişi ... ve Elektirk/Elektronik Mühendisi bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;-Davalıların yasal defterlerinin incelenmemiş olması sebebi ile yapılan incelemeler, dava dosyası ile davacı şirketin 2015-2016-2017-2018-2019 yılı yasal defterleri ve muhasebe kayıtları ile sınırlı kaldığı, yapılan incelemeler sonucunda işbu raporun mali inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile belirtildiği üzere;-Davacı ...Ltd. Şti.'nin 2015-2016-2017-2018-2019 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususunda somut bir tespit yapılamadığı (virman kayıtlarının mevcut olması sebebiyle)yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu,-Davacı ... Şti. ile davalılar ... A.Ş., ...A.Ş, ...A.Ş. arasında 22.09.2015 tarihinde 33 madde 35 sahifeden ibaret bayilik sözleşmesi akdedildiği,-“Davalı taraflar arasında akdedilen işbu sözleşmenin ... 6.Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih edildiği,-İşbu raporun “Mali İnceleme, Değerlendirme ve Tespitler” başlıklı bölümünde ayrıntısı ile belirtilen tüm hususlar ışığında;-Davacı şirket yasal defterlerine göre, taraflar arasında 2015 yılından önce başlayan ticari bir ilişkinin bulunduğu,-Davacı şirketin yasal defterlerine göre, davalı ... A.Ş.'nin 2014 yılından devreden 14.107,96-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu,-Davacı ...Ltd. Şti. tarafından 2015-2016-2017-2018-2019 yılında çeşitli tarihlerde kdv dahil 239.275,41-TL tutarında toplam 76 adet fatura düzenlendiği,-Davalı ... A.Ş. tarafından 2015-2016-2017-2018 yıllarında çeşitli tarihlerde banka aracılığı ile toplam 228.607,55-TL tutarında ödeme yapıldığı,-Davalı ... A.Ş. tarafından 2015-2016-2017-2018-2019 yılında çeşitli tarihlerde 83.754,13-TL tutarında toplam 60 adet fatura düzenlendiği,-Davacı yanca 2016-2017-2018 yılında banka aracılığı ile toplam 20.196,11-TL tutarında ödeme yapıldığı,-Davacı yanca 2015-2018-2019 yıllarında davalının cari hesabına 113.423,84-TL tutarında borç kaydı tahakkuk ettirildiği,-Davacı yanca 2015-2018-2019 yıllarında davalının cari hesabına 74.641,64-TL tutarında alacak kaydı tahakkuk ettirildiği,-Davacı yasal defterlerinde, davalı ... A.Ş.'nin 31.12.2019 tarihi itibari ile herhangi bir borç yada alacak bakiyesi bulunmadığı,-Davacı ... Şti. tarafından 2015-2016-2017-2018-2019 yılında çeşitli tarihlerde kdv dahil 907.019,12-TL tutarında toplam 122 adet fatura düzenlendiği,-Davalı ... A.Ş. tarafından 2015-2016-2017-2018 yıllarında çeşitli tarihlerde banka aracılığı ile toplam 859.468,49-TL tutarında ödeme yapıldığı,-Davalı ... A.Ş. tarafından 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarında çeşitli tarihlerde 152.867,05-TL tutarında toplam 60 adet fatura düzenlendiği,-Davacı yanca 2016-2017-2018 yıllarında banka aracılığı ile 12.363,76-TL ödeme yapıldığı davalının cari hesabına borç kaydı olarak işlendiği,-Davacı yanca 2015-2018-2019 yıllarında davalının cari hesabına 202.309,58-TL tutarında borç kaydı tahakkuk ettirildiği,-Davacı yanca 2015-2018-2019 yıllarında davalının cari hesabına 109.356,92-TL tutarında alacak kaydı tahakkuk ettirildiği,-Davacı yasal defterlerinde, davalı ... A.Ş.'nin 31.12.2019 tarihi borç yada alacak bakiyesi bulunmadığı,-Davacı ... Şti. tarafından 2015-2016-2017-2018-2019 yılında çeşitli tarihlerde kdv dahil 503.012,32-TL tutarında toplam 98 adet fatura düzenlendiği,-Davalı ...A.Ş. tarafından 2015-2016-2017-2018 yıllarında çeşitli tarihlerde banka aracılığı ile toplam 363.956,71-TL tutarında ödeme yapıldığı,-Davalı ... A.Ş. tarafından 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarında çeşitli tarihlerde 43.398,06-TL tutarında toplam 85 adet fatura düzenlendiği,-Davacı yanca 2018-2019 yıllarında davalının cari hesabına 91.670,18-TL tutarında borç kaydı tahakkuk ettirildiği,-Davacı yanca 2015-2018-2019 yıllarında davalının cari hesabına 109.215,30-TL tutarında alacak kaydı tahakkuk ettirildiği,-Davacı yasal defterlerinde, davalı ...A.Ş.'nin 31.12.2019 tarihi itibari ile 78.112,43-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu,-Davalının cevap dilekçesi ekinde sunulan ve davacı yanca 16.9.2019 tarihinde banka aracılığı ile yapılan 7.300,23-TL tutarındaki Borç Ödeme makbuzunun davacı yasal defterlerinde kayıt altına alınmadığı,-Uzmanlık alanımız dışında olması sebebi ile heyetimizce somut olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından işbu ödemenin bir cari hesap mutabakatı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususundaki hukuki ve nihai yorumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,-Davacı yasal defterlerinde, 05.10.2018 tarihinde dava dışı ... adına banka aracılığı ile “İşyeri Kira Bedeli” açıklaması ile 13.500,00-TL tutarında ödeme yapıldığı,-Davacı yanca işbu davaya konu tadilat/yatırım ve dekorasyon masrafları ile ilgili olarak tarafına 121.213,59-TL tutarında toplam 8 adet fatura sunulduğu, işbu faturaların davacı şirket yasal defterlerinde kayıt altına alındığı,-İşbu faturalardan 23.12.2015 tarihinde düzenlenen 115.332,98-TL tutarındaki iki adedinin davalı ... A.Ş. tarafından düzenlendiği ve davacının cari hesabından mahsup edildiği, 5.880,61-TL tutarındaki altı adedinin dava dışı üçüncü firmalar tarafından düzenlendiği,Uzmanlık alanımız dışında olması sebebi ile davacı yanca sunulan işbu faturaların işbu davaya konu tadilat/yatırım ve dekorasyon masrafları ile ilgili olup olmadığı, davacı yanca işbu fatura bedellerinin davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda heyetimizce somut herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,-Davacı yasal defterlerine göre, 09.10.2018 sözleşme feshi tarihi itibari ile 1.065.715,19-TL tutarında stok kaydı bulunduğu, 31.12.2019 tarihi itibari ile herhangi bir stok kaydının bulunmadığı,-Gerek davacı yasal defterlerinden gerekse dava dosyası kapsamından gerekse uzmanlık alanı dışında olması sebebi ile davacının 09.10.2018 fesih tarihi itibari ile stoklarında fiziki olarak cihaz ve aksesuar bulunup bulunmadığı, var ise hangi cihaz ve aksesuarların bulunduğu, işbu stokların adet ve tutarlarının ne olduğu, stoklarının gerçek değerinin ne olduğu, dava tarihi itibari ile işbu cihaz ve aksesuarlarının akıbetlerinin ne olduğu, maddi bir değer ifade edip etmediği hususlarında heyetlerince somut herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,-Davacı yanca dava dilekçesinde davalılar tarafından hakedişlerinden haksız yere kesintiler yapıldığı, bununla ilgili olarak da davalıların iş ortağım mail sistemi üzerinden bu kesintilere itiraz edildiğinin beyan edildiği,Ancak gerek uzmanlık alanı dışında olması gerek işbu hakkedişlerin hangi faturalardan kaynaklandığı hususunda somut bir beyanda bulunulmamış olması sebebi ile işbu raporda tespiti yapılan ve davalılar tarafından düzenlenen faturalardan hangilerinin bahsi geçen hakkediş kesintilerini içerdiği ve bu tutarın ne olduğu hususunda heyetlerince somut herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,-Davacı yasal defterlerinde 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarında personele yapılan bir kıdem ve ihbar tazminatı ödemesini gösterir herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı,-Davacı şirketin 2015-2016-2017-2018-2019 yılı yasal defterlerine göre, işbu davaya konu bayilik faaliyeti dışında gelir elde ettiği başka faaliyet alanlarının da bulunduğunun görüldüğü,-Davacı yasal defterlerine göre, 2015 yılında toplam 1.417.525,84-TL tutarında brüt satış hasılatı beyan edildiği, işbu satış tutarının 384.430,70-TL tutarındaki kısmının bayilik faaliyetinden kaynaklandığının tespit edildiği,-Davacı yasal defterlerine göre, 2016 yılında toplam 4.569.401,85-TL tutarında brüt satış hasılatı beyan edildiği, işbu satış tutarının 2.792.230,12-TL tutarındaki kısmının bayilik faaliyetinden kaynaklandığının tespit edildiği,-Davacı yasal defterlerine göre, 2017 yılında toplam 5.318.433,36-TL tutarında brüt satış hasılatı beyan edildiği, işbu satış tutarının 3.250.165,53-TL tutarındaki kısmının bayilik faaliyetinden kaynaklandığının tespit edildiği,-Davacı yasal defterlerine göre, 2018 yılında toplam 2.970.482,84-TL tutarında brüt satış hasılatı beyan edildiği, işbu satış tutarının 1.435.994,04-TL tutarındaki kısmının bayilik faaliyetinden kaynaklandığının tespit edildiği,-Davacının yoksun kalınan kar kaybı ile ilgili yapılacak tespitin uzmanlık alanı dışında olması sebebi ile heyetlerince yapılması mümkün olmayıp takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere konusunda uzman bir sektör bilirkişisi vasıtası ile işbu tespitin yapılabileceğinin değerlendirildiği,-İşbu raporun Elektrik Elektronik Mühendisliği Yönünden Yapılan Teknik İnceleme, Değerlendirme ve Tespitler bölümünde ayrıntısı ile görüleceği üzere yapılan işler içerisinde listede ayrıntısı ile belirtilen Elektrik ve güvenlik sistemleri ile ilgili imalatların kdv dahil toplam tutarının 36.365,20-TL olduğunun tespit edildiği,-İşbu raporun Elektrik Elektronik Mühendisliği Yönünden Yapılan Teknik İnceleme, Değerlendirme ve Tespitler bölümünde ayrıntısı ile görüleceği üzere tespiti yapılan ve listede belirtilen cihazların kdv dahil toplam tutarının 22.039,67-TL olduğu,-Fesih nedeniyle davacının elinde bulunan cihazların ...adresinde muhafaza edilen cihazlarının fotoğraflarının işbu raporun Elektrik Elektronik Mühendisliği Yönünden Yapılan Teknik İnceleme, Değerlendirme ve Tespitler bölümünde ayrıntısı ile görüleceği,-İşbu raporun İç Mimar Yönünden Yapılan Teknik İnceleme, Değerlendirme ve Tespitler bölümünde ayrıntısı ile görüleceği üzere yapılan işler içerisinde listede ayrıntısı ile belirtilen inşaat işlerinin toplam tutarının kdv dahil toplam tutarının 56.928,12-TL olduğunun tespit edildiği,Tüm bu hususlar ışığında gerek uzmanlık alanı dışında olması gerekse salt davacı yasal defterlerinden heyetlerince tespiti mümkün olmadığından taraflar arasında akdedilen 22.09.2015 tarihli sözleşme kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı yanca yapılan feshin haklı olup olmadığı, haksız bir fesih söz konusu ise işbu haksız fesih ile ilgili olarak davacının işbu davada gerek kira bedeli gerek tadilat/'yatırım/dekorasyon/ işyerinde kullanılan cihaz bedeli gerek elinde kalan satamadığı cihaz ve aksesuar bedeli gerek işçilik tazminatı gerekse geçmiş yıl hakkediş kesintileri sebebi ile davacıdan bir alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunacak ise alacak tutarının ne olacağı hususlarının konusunda uzman sektör bilirkişisi, nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi, bilgisayar mühendisi bilirkişi ile gerekirse banka bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyeti vasıtası ile davalının bahsi geçen İş Ortağım mail sistemi kayıtları da dikkate alınarak yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde tespitinin mümkün olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalıların savunması, taraf vekillerinin ayrı ayrı bilirkişi heyet raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ile beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için DAVALILARIN 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişi ..., borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı ..., bilgisayar mühendisi bilirkişisi ... ve ...(GSM) konusunda uzman ... tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;-Davacı ile davalılar arasında 22.09.2015 tarihli ve 5 yıl süreli (22.10.2020 tarihine kadar süreli) Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, işbu bayilik sözleşmesinin davalılar (bayilik verenler) tarafından 09.10.2018 tarihli ihtarname ile feshedildiği,Sözleşmenin feshedilmesinden sonra davacı (bayi) işbu davayı açmış ve bu davada; sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia etmek suretiyle, haksız fesih sebebiyle uğradığı zararların tazminini ve sözleşmenin devamı sırasında davalılar tarafından haksız olarak yapılan yapılan hakediş kesintileriin iadesini talep ettiği,Dava konusu temel uyuşmazlık noktalarının, “taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalılar (bayilik verenler) tarafından haksız olarak mı haklı olarak mı feshedildiği, davacının davalılardan iddia ettiği gibi tazminat alacaklarına ve hakediş kesintilerinin iadesine ilişkin alacaklara hak kazanıp kazanamadığı” noktalarında olduğu kanaatine varılmakta olup, takdirinin tamamen Mahkemeye ait olduğu, her bir uyuşmazlık noktası aşağıda sırasıyla değerlendirileceği,-Davalılar (bayilik verenler) tarafından davacıya (bayiye) keşide edilmiş olan 09.10.2018 tarihli fesih ihtarnamesinde yer alan beyanlardan; davalıların (bayilik verenlerin) sözleşmeyi feshetme gerekçelerinden birinin, “davacının (bayinin) davalılar tarafından bildirilen genel performans hedeflerinin altında kalması" olduğunun anlaşıldığı,Bayilik sözleşmesinin 9.1 nolu maddesi hükmü ile davacının (bayinin), “davalılar tarafından kendisine bildirilen hedeflere belirlenen süre içinde ulaşmak için her türlü gayreti azami seviyede gösterme yükümlülüğü” altına girdiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 26.3 nolu maddesi hükmü ile davalılara, davacının (bayinin) sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir yükümlülüğünü ihlal etmesi ve davalılar (bayilik verenler) tarafından yapılan bildirimle tanınan 15 günlük süre içinde ihlali gidermemesi halinde, davalılara sözleşmeyi haklı sebeple feshetme hakkının verildiğinin anlaşıldığı,Davalılar (bayilik verenler) tarafından davacıya (bayiye) keşide edilen 17.08.2018 tarihli ihtarname ile, bayilik faaliyetlerini yerine getirirken davalılar tarafından sunulan ürün ve hizmetlere ilişkin satışı arttırma ve geliştirme, verilen hedeflerin tutturma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, hedef gerçekleştirme oranının düşük olduğunun ve bölge ortalamasının altında kaldığının, verilen hedef gerçekleşme oranları yakalanmadığı takdirde sözleşmenin feshedileceğinin beyan ve ihtar edildiğinin anlaşıldığı,Davalılar (bayilik verenler) tarafından davacıya (bayiye) keşide edilen 09.10.2018 tarihli ihtarname ile de, bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından feshedildiğinin bildirildiğinin anlaşıldığı,Raporun Teknik Kısmındaki tespitlerden; 2018 yılında davacının (bayinin), belirlenen hedeflerin altında kaldığı, hedeflerin altında performans sergilediğinin anlaşıldığı, bu sebeple de, davalıların (bayilik verenlerin) sözleşmenin 26.3 nolu maddesi hükmü uyarınca sözleşmeyi haklı olarak feshettikleri kanaatine varıldığı,-Davalılar sözleşmeyi, davacının yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle haklı olarak feshettikleri için, davacının, uğradığını iddia etti zararların tazminini davalılardan talebe hak kazanamadığı kanaatine varıldığı,Davacı ayrıca, davalılar tarafından hakedişlerinden haksız olarak yapıldığını iddia ettiği kesintilerin iadesini talep etmiştir. Ancak, raporun Teknik Kısmındaki tespitlere göre, davalıların davacının hakedişlerinden haksız olarak kesintiler yapıldığı hususunun dava dosyası içeriğinden anlaşılmadığı, kaldı ki, sözünü ettiği kesintilerin yapılmasına sözleşmenin 3 yıl devam ettiği süre boyunca itiraz etmeyen ve kesintiler yapılmış şekilde düzenlenen hak edişleri “ihtirazi kayıt” koymadan kabul eden ve bedellerini tahsil eden davacının, sözleşmenin feshedilmesinden sonra “bu kesintilerin haksız olarak yapıldığını” iddia etmesinin “çelişkili davranış (davalılar nezdinde uyandırılan güven ile bağdaşmayan davranış)” oluşturduğu ve dolayısıyla da “MK md.2 uyarınca “hakkın kötüye kullanılması” oluşturduğu kanaatine varıldığı,Bu sebeplerle davacının, davalılar tarafından haksız olarak yapıldığını iddia eddiği hakediş kesintilerinin iadesini de talebe hak kazanamadığı,SONUÇ İTİBARİYLE, yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacının davalılardan, iddia ve talep ettiği gibi alacaklarının bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; "...taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına -Talimat mahkemesince aldırılan rapor ve Mahkememizce aldırılan rapor- yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette -BK raporunun özellikle 21.sayfası da gözetilerek- ek rapor tanzimi için dosyanın öncelikle talimat mahkemesince rapor alınan bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Talimat sayılı dosyasından alınan SMMM bilirkişi ..., İç Mimar bilirkişi ... ve Elektrik /Elektronik Mühendisi bilirkişi ... tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;-Heyetlerince Sayın Mahkemeye sunulan 31.01.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporlarında uzmanlık alanları çerçevesinde tespit edilen hususlar ile ilgili olarak değişikliği gerektirecek herhangi bir hususa rastlanmadığı,-Kök raporlarının yanında işbu ek raporlarında da ayrıntısı ile belirtildiği üzere gerek uzmanlık alanı dışında olması gerekse salt davacı yasal defterlerinden heyetlerince tespiti mümkün olmadığından taraflar arasında akdedilen 22.09.2015 tarihli sözleşme kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı yanca yapılan feshin haklı olup olmadığı, haksız bir fesih söz konusu ise işbu haksız fesih ile ilgili olarak davacının işbu davada gerek kira bedeli gerek tadilat/yatırım/dekorasyon/işyerinde kullanılan cihaz bedeli gerek elinde kalan satamadığı cihaz ve aksesuar bedeli gerek işçilik tazminatı gerekse geçmiş yıl hak ediş kesintileri sebebi ile davacıdan bir alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunacak ise alacak tutarının ne olacağı hususlarının konusunda uzman sektör bilirkişisi, nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisi, bilgisayar mühendisi bilirkişi ile gerekirse banka bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyet vasıtası ile davalının bahsi geçen İş Ortağım mail sistemi kayıtları da dikkate alınarak yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde tespitinin mümkün olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Bilirkişi raporları Mahkememizce dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /Dava, alacak ve manevi tazminat istemine ilişkindir.HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, taraflar arasındaki sözleşme davalılar tarafından haklı nedenle feshedilmedi ise başka bir deyişle feshin haksız olması durumunda davacının davalılardan maddi tazminat - kira bedeli, tadilat yatırım bedeli-Dekorasyon gideri/işyerinde kullanılan cihazlar, Cihaz ve Aksesuar bedelleri, işçilik tazminatları, hak ediş kesintileri ve kar kaybı- alacağının varlığı ve miktarı ile manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi: ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' şeklindedir.Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasında 22.09.2015 tarihli ve 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi akdedildiği, davacının işbu sözleşmeye istinaden davalı şirketlerin hizmetlerini ve ürünlerini satmak/sunmak/tanıtmak üzere İzmir Karşıyaka'da bayii olarak hizmet verdiği, bununla birlikte işbu bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından ... 6.Noterliğinin .... yevmiye nolu ve ... tarihli ihtarı ile feshedildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ise, az yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Taraflar arasındaki çözümlenmesi gereken ilk husus, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği hususudur. Davalılar tarafından keşide edilerek davacıya gönderilen fesih ihtarnamesi içeriği ve cevap dilekçesi de incelendiğinde, davalıların sözleşmeyi feshetme gerekçelerinden birinin, “davacının davalılar tarafından bildirilen genel performans hedeflerinin altında kalması" olduğu anlaşılmıştır. Bu noktada, taraflar arasında akdedilen 22.09.2015 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 9.1 ve 26.3 maddelerine değinmek gerekmektedir. İşbu sözleşmenin 9.1 maddesi ile davacının, “davalılar tarafından kendisine bildirilen hedeflere belirlenen süre içinde ulaşmak için her türlü gayreti azami seviyede gösterme yükümlülüğü” altına girdiği, 26.3 maddesi ile de, davalılara, davacının sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir yükümlülüğünü ihlal etmesi ve davalılar tarafından yapılan bildirimle tanınan 15 günlük süre içinde ihlali gidermemesi halinde, davalılara sözleşmeyi haklı sebeple feshetme hakkının verildiğinin anlaşılmıştır. Davalılar tarafından davacıya keşide edilen 17.08.2018 tarihli ihtarname ile, bayilik faaliyetlerini yerine getirirken davalılar tarafından sunulan ürün ve hizmetlere ilişkin satışı arttırma ve geliştirme, verilen hedeflerin tutturma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, hedef gerçekleştirme oranının düşük olduğunun ve bölge ortalamasının altında kaldığının, verilen hedef gerçekleşme oranları yakalanmadığı takdirde sözleşmenin feshedileceğinin beyan ve ihtar edileceğinin anlaşıldığı, davalılar tarafından davacıya keşide edilen 09.10.2018 tarihli ihtarname ile de bayilik sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyet raporundaki tespitlere itibar edilerek 2018 yılında davacının, belirlenen hedeflerin altında kaldığı, hedeflerin altında performans sergilediğinin anlaşıldığı, bu sebeple de, davalıların sözleşmenin 26.3 nolu maddesi hükmü uyarınca sözleşmeyi haklı olarak feshettiği kanaatine Mahkememizce de varılmıştır. Davacı ayrıca, davalılar tarafından hakedişlerinden haksız olarak yapıldığını iddia ettiği kesintilerin iadesini talep etmişse de, işbu talebi yönünden ispat külfetinin kendisi üzerinde olduğu ve fakat davalıların davacının hakedişlerinden haksız olarak kesintiler yapıldığı hususunun dosya içeriğinden tespit edilemediği, bununla birlikte davacının bahsettiği kesintilerin yapılmasına sözleşmenin 3 yıl devam ettiği süre boyunca itiraz etmeyen ve kesintiler yapılmış şekilde düzenlenen hak edişleri “ihtirazi kayıt” koymadan kabul eden ve bedellerini tahsil eden davacının, sözleşmenin feshedilmesinden sonra “bu kesintilerin haksız olarak yapıldığını” iddia etmesinin “çelişkili davranış” oluşturduğu ve dolayısıyla da “MK md.2 uyarınca “hakkın kötüye kullanılması” oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Davalılar sözleşmeyi, davacının yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle haklı olarak feshettikleri için, davacının, uğradığını iddia ettiği zararların tazminini davalılardan talebe hak kazanamadığı anlaşıldığından Mahkememizce maddi ve manevi tazminat davalarının ispat olunamaması nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.Yukarıda açıklanan nedenlerle;H Ü K Ü M /1-Maddi tazminat davasının reddine,2-Manevi tazminat davasının reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından 1.137,88-TL peşin alınan harçtan mahsubu ile kalan 522,48-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Maddi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Manevi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,8-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, davalılar vekilinin huzurunda, davacının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip¸Hakim¸