Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçi alacakları davasında, önceki bozma ilamının kapsamında olmayan fazla mesai süresi tespitinin usuli kazanılmış hak oluşturduğu ve bunun aleyhe değiştirilemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, bir işçi alacakları davasında, yerel mahkemenin önceki bozma kararına uyarken, Yargıtayın daha önce bozma sebebi yapmadığı haftalık 17,5 saatlik fazla mesai hesabını 14 saate düşürerek davacı lehine doğmuş usuli kazanılmış hakkı ihlal ettiğini belirterek kararı bozmuştur; zira usuli kazanılmış hak, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşmesiyle oluşur ve hukuki istikrar için vazgeçilmez bir ilkedir, bu nedenle yerel mahkemenin davacının haftalık fazla mesai süresini bozma kararı sonrası azaltması hatalı bulunmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı, kıdem tazminatı, izin alacağı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı vekili, davacının sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel, kıdem tazminatı ile yıllık izin alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı vekili davacının şirketi ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.D) Temyiz
:Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.E) Gerekçe
:1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2. Bilindiği üzere; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda(keza 6100 Sayılı HMK’da) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.19 60... /9, RG. 28.6.1960-10537) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir" hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay HGK. nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve ███████-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı).Somut olayda Dairemiz ██████████ E. ██████████ K sayılı bozma ilamında, haftalık 17,5 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesaplandığı, davacının ihtirazi kayıtsız imzaladığı, hüküm altına alınan dönem içinde kalan, fazla mesai ücretinin ödendiğine ilişkin aylık ibraname adı altındaki belgelerin ilişkin olduğu aylar dışlanarak hesaplama yapılması gerektiği yönünden karar bozulmuştur.Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, tahakkuk yapılan aylar dışlanarak haftalık 14 saat fazla çalışma süresi kabul edilerek alacaklar hesaplanmıştır.Dairemiz ██████████ E. ██████████ K sayılı bozma ilamında fazla çalışma hesabında davacının haftada 17,5 saat fazla mesai yaptığı yönündeki tespit bozma sebebi yapılmamıştır.Dairemizce verilen ve tahakkuk yapılan ayların dışlanması gerektiğine işaret eden Dairemiz bozma kararına yerel mahkemece uyulmuş olmakla bozma sebebi yapılmayan fazla çalışma süresi yönünden davacı yararına usuli kazanılmış hakkın gerçekleştiğinin kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle yeniden yapılan hesaplamada fazla çalışma süresinin 14 saat olarak kabul edilmesi hatalıdır.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.