Yargıtayın Zonguldaktaki taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, taksim ve bağışa dayalı kadastro tespitine itiraz davasında Hazine ve Orman İdaresi ile şahıslar arasındaki uyuşmazlığı değerlendiren temyiz kararı.
Özet: Zonguldaktaki birden fazla taşınmazın kadastro tespitine itiraz davası, ilk olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle belirlenen, ardından havza-i fahmiye gerekçesiyle tapulama dışı bırakılan ve sonraki kadastro komisyonu kararıyla taksim, bağış ve zamanaşımı zilyetliğiyle şahıslar adına tescil edilen parsellerin mülkiyeti hakkında Hazine ve Orman İdaresi ile özel kişiler arasındaki uyuşmazlığı konu almaktadır; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek Yargıtay önüne gelmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: KDZ.Ereğli Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2019/7 E., ███████ K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince birleşen davacı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi ile davacı-birleşen davalı ... ve asli müdahil-birleşen davalı ... mirasçılarının davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, birleşen davada davacı Hazine vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ile davacı-birleşen davada davalı ... ve asli müdahil birleşen-davada davalı ... mirasçıları vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, birleşen-davada davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1981 yılında yapılan kadastro sırasında, 605 parsel sayılı 1.896 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... ve arkadaşları adına tespit edildikten sonra, 01.05.1984 tarihli ek tutanakla Havza-i Fahmiye kapsamında olduğu belirtilerek tapulama harici bırakılmıştır. ... ve ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca 605 sayılı parselin taksim, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle toplam 1920 hisse itibarıyla 87'şerden 348 payı ... evlatları ..., ..., ..., ..., 30 payı ... kızı ... , 15 payı ... kızı ... , 1527 payı ... oğlu ... adlarına paylı mülkiyet üzere tespitine karar verilmiştir. 2004 yılında 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 1 26... parsel sayısını almıştır.
611 parsel sayılı 559 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına tespit edildikten sonra, 01.05.1984 tarihli ek tutanakla Havza-i Fahmiye kapsamında olduğu belirtilerek tapulama harici bırakılmıştır. ... ve ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca 611 sayılı parselin taksim, bağış, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tam pay ... oğlu ... adına tespitine karar verilmiştir. 2004 yılında 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 sayılı Kanun) uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 1 26... parsel sayısını almıştır.
612 parsel sayılı 360 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra, 01.05.1984 tarihli ek tutanakla Havza-i Fahmiye kapsamında olduğu belirtilerek tapulama harici bırakılmıştır. ... ve ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca 612 sayılı parselin taksim, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle toplam 1920 hisse itibarıyla 87'şerden 348 payı ... evlatları ..., ..., ..., ..., 30 payı ... kızı ... , 15 payı ... kızı ... , 1527 payı ... oğlu ... adlarına paylı mülkiyet üzere tespitine karar verilmiştir. 2004 yılında 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 1 26... parsel sayısını almıştır.
629 parsel sayılı 950 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra, 01.05.1984 tarihli ek tutanakla havza-i fahmiye kapsamında olduğu belirtilerek tapulama harici bırakılmıştır. ... ve ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca 629 sayılı parselin taksim, bağış, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle toplam 1920 hisse itibarıyla 87'şerden 348 payı ... evlatları ..., ..., ..., ..., 30 payı ... kızı ... , 15 payı ... kızı ... , 1527 payı ... oğlu ... adlarına paylı mülkiyet üzere tespitine karar verilmiştir. 2004 yılında 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 1 26... parsel sayısını almıştır.
631 parsel sayılı 1.174 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına tespit edilip, beyanlar hanesinde arazinin altındaki madenler Hazineye aittir. ... belirtmesi yapıldıktan sonra 01.05.1984 tarihli ek tutanakla Havza-i Fahmiye kapsamında olduğu belirtilerek tapulama harici bırakılmıştır. ... ve ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca 631 sayılı parselin taksim, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tam pay ... oğlu ... adına tespitine karar verilmiştir. 2004 yılında 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 1 26... parsel sayısını almıştır.
632 parsel sayılı 533 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... ve müşterekleri adına tespit edilip, beyanlar hanesine arazinin altındaki madenler Hazineye aittir. ... ve altı hissedarı şeklinde belirtme yapıldıktan sonra, 01.05.1984 tarihli ek tutanakla Havza-i Fahmiye kapsamında olduğu belirtilerek tapulama harici bırakılmıştır. ... ve ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca 632 sayılı parselin taksim, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle toplam 1920 hisse itibarıyla 87'şerden 348 payı ... evlatları ..., ..., ..., ..., 30 payı ... kızı ... , 15 payı ... kızı ... , 1527 payı ... oğlu ... adlarına paylı mülkiyet üzere tespitine karar verilmiştir. 2004 yılında 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 1 26... parsel sayısını almıştır.
620 parsel sayılı 1.870 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... ve müşterekleri adına tespit edilip, beyanlar hanesine arazinin altındaki madenler Hazineye aittir. ... ve altı hissedarı şeklinde belirtme yapıldıktan sonra 01.05.1984 tarihli ek tutanakla Havza-i Fahmiye kapsamında olduğu belirtilerek tapulama harici bırakılmıştır. ..., ... , ... ve ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca 620 sayılı parselin 23.07.1954 tarih sıra no; 114'teki, 03.03.1975 tarih sıra no; 8'teki, 15.08.1975 tarih sıra no: 38'teki tapu kayıtları kapsamında kalması nedeniyle toplam 320 hisse itibariyle 58'erden 232 payı ... evlatları ..., ..., ..., ..., 15 payı ... kızı ... , 15 payı ... kızı ... , 58 payı ... oğlu ... adlarına paylı mülkiyet üzere tespitine karar verilmiştir. 2004 yılında 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 1 26... parsel sayısını almıştır.
Davacı ... 04.10.1991 havale tarihli dava dilekçelerinde özetle; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 611, 612, 629, 605, 620, 631, 632 taşınmazda hissesinin daha fazla olduğunu öne sürerek, kadastro komisyon kararının iptali ile hatalı hissesinin düzeltilmesini talep etmiş; yargılama sırasında müdahil ... mirasçıları da, murislerinin de taşınmazda payının bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.
Davacı Hazine vekili 16.05.2002 havale tarihli dava dilekçelerinde özetle; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 605, 611, 612, 620, 629, 631, 632 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacaklarını belirterek, komisyon kararlarının kaldırılarak, taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, aşamalarda, davacılar tarafından açılan davaların ███████ Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildikten sonra, 605, 611, 612, 620, 629, 631, 632 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dosyanın tefriki ile eldeki esas sırasına kaydına karar verilmiştir.
Asli müdahil Orman İdaresi vekili; 605, 611, 612, 620, 629, 631, 632 parsel sayılı taşınmazların orman olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Davalılar ve birleşen davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Keşifte alınan beyanlardan, Mahkemenin ███████ Esas sayılı dosyasında birleştirilen taşınmazların davalıların kök murisi ... tarafından kullanıldığı, ...'ın ölmeden önce 1960'lı yıllarda taşınmazları çocukları arasında taksim ettiği, bu taksim neticesinde dava konusu eski 620 parselin ... tarafından, 611 parselin ..., 612 parselin ..., 631 parselin ..., 632 parselin ... tarafından kullanıldığı, 605 parselin ... ve ... tarafından ortak kullanıldığı, 629 parselin ise orman olduğu, 620 parsele uygulanan 23.07.19 54... sıra nolu tapu kaydı sorulduğunda tapu kaydının hudutlarının bilinmediği, taşınmazın evveliyatında yörede gezek-saban olarak adlandırılan kullanma biçiminde, dönüşümlü olarak ekildiği, sınırlarının sonradan sabitlendiği ve bugünkü haliyle kullanıldığının anlaşıldığı, fen bilirkişisi raporunda bu tapu kaydının dava konusu taşınmazla birlikte geniş bir alanı kapsamakla beraber sınırlarının mahalli bilirkişilerce gösterilemediği, tapu kaydının sınırları itibari ile dava konusu taşınmazı tam olarak kapsadığı tespit edilemediğinden tapu kaydına itibar edilmediği, bu nedenle taşınmazın zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağının araştırıldığı, orman yönünden alınan raporlarda 6 29... parsellerin orman vasfında olduğu diğer taşınmazların ise orman sayılmayan alanlardan olduğunun saptandığı, ziraat bilirkişisinden alınan raporda 605, 611, 6 12... parsellerin özel mülke konulu, zilyetlikle iktisap edilen yerlerden olduğu, keşif anından geriye doğru 20 yıldır üzerinde tarımsal faaliyetin olmadığı, 6 20... parselin üzerinde 15-20 yıllık fındık ocaklarının olduğu, bakım ve budamalarının yapıldığı, 629 parsel üzerinde 75-80 yıllık kayın, meşe, ... ve ladin türü orman ağaçlarının bulunduğu, toprak yapısının kumlu-killi ve tınlı olup orman humus muhtevasını içerdiği, parselin bu hali orman muhafaza karakteri taşıdığının açıklandığı, mahalli bilirkişilerin; 6 29... parsel haricindeki diğer taşınmazların öncesinde tarla olarak kullanıldığını, öncesinde mısır, buğday ve çilek ekildiğini fakat bölgenin sanayi bölgesi olması ile tarım yapılmadığını yaklaşık 30 yıldır ekilmediğini, 629 parseli orman olarak bildiklerini, 620 parselin ise fındık bahçesi olarak kullanıldığını beyan ettikleri, Mahkemenin ███████ Esas sayılı dosyasında birleştirmeden önce yapmış olduğu 11.10.2003 tarihli keşifte mahalli bilirkişinin, 620 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığını, hazinenin diye bilmediklerini, taşınmazın ...'tan miras olarak kaldığı ve sağlığında kızı ...'a bıraktığını, ... da buradaki yarı hissesini ...'e verdiğini beyan ettiği, hava fotoğraflarına bakıldığında 1955,19 60... yıllarında da 6 29... parsellerin orman sayılan alanlarda kaldığı, diğer parsellerin ise orman sayılmayan alanlarda kaldığının anlaşıldığı, 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) 6831 sayılı Orman Kanunlarına (6831 sayılı) göre değerlendirildiğinde 6 29... parsellerin orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, mahalli bilirkişilerin beyanlarının raporlardaki tespitlerle aynı doğrultuda olduğundan beyanlarına itibar edildiği, böylelikle 605, 611, 612, 6 20... parsel yönünden tespit tarihinde zilyetlikle kazanılma şartlarının yerine getirildiği ve taşınmazın kök muris ... tarafından 605 parselin ... ve ...'e ortak, 6 11... parselin ...'e, 612 parselin ...'a bırakıldığı, 620 parselin de ...'a bırakılmış olduğu ve mahkemenin 2003 tarihli keşfi de dikkate alındığında 620 parseldeki yarı hissesini ...'un ...'e bıraktığı" gerekçesiyle, davacı Hazinenin birleşen ███████, ███████, ███████, ███████, ███████ Esas sayılı dosyalardaki davasının reddine, 2003/ 34... /36 Esas sayılı dosyalar yönünden davasının kabulüne, asli müdahil Orman İdaresinin açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, davacı ... ile asli müdahil ... mirasçılarının (███████ Esas) davasının kısmen kabulüne, davacı ... ve asli müdahil ... mirasçılarının (Birleşen dosya ███████ Esasta 620 parsele ilişkin) davasının kabulüne, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyünde bulunan eski 605 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 26... parsel adı altında tamamı 128 pay kabul edilerek; 64 payın ..., 16 payın ..., 16 payın ..., 16 payın ..., 4 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, eski 611 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 26... parsel adı altında tamamı 64 pay kabul edilerek; 16 payın ..., 16 payın ..., 16 payın ..., 4 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, eski 612 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 26... parsel adı altında tamamı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, eski 620 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 26... parsel adı altında tamamı 32 pay kabul edilerek; 16 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 1 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, eski 629 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 26... parsel adı altında orman vasfıyla Hazine adına tesciline, eski 631 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 26... parsel adı altında tamamı 64 pay kabul edilerek; 16 payın ..., 16 payın ..., 16 payın ..., 4 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, eski 632 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 26... parsel adı altında orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; işbu karar, birleşen davada davacı Hazine vekili tarafından dava konusu taşınmazların tamamına yönelik, davacı-birleşen davada davalı ... ve asli müdahil-birleşen davada davalı ... mirasçıları vekili tarafından eski 629 parsel yeni 1 26... parsel ile eski 632 parsel yeni 1 26... parsele yönelik, davalı ... vekili tarafından taşınmazların tamamına yönelik, asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından eski 629 parsel yeni 1 26... parsel ile eski 632 parsel yeni 1 26... parsel haricindeki tüm taşınmazlara yönelik olarak istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; "Birleşen-davada davacı Hazine vekili yönünden yapılan değerlendirmede, Hazinenin dava konusu ettiği taşınmazların tapulama çalışmalarında ilk önce şahıslar adına tespit gördüğü, daha sonra 1984 yılında ek tutanak ile Havza-i Fahmiye sınırları içerisinde kalması nedeniyle Hazine adına tescil dışı bırakıldığı, ancak yapılan itirazlar neticesinde komisyon kararı ile yine şahıslar adına tespit gördüğü incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları özellikle ziraat bilirkişi raporlarına göre dava konusu eski 629 parsel yeni 1 26... parsel ile eski 632 parsel yeni 1 26... parsel haricindeki taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı belirlendiğine ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, asli müdahil Orman İdaresi vekili yönünden yapılan değerlendirmede; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, komşu taşınmazlara ait tapu kayıtlarına, mahkemece ve Dairece uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda dava konusu eski 629 parsel yeni 1 26... parsel ile eski 632 parsel yeni 1 26... parsel haricindeki çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmazların tarım arazisi vasfında olduğu göz önünde bulundurularak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu eski 629 parsel yeni 1 26... parsel ile eski 632 parsel yeni 1 26... parselle ilgili davacı/davalı ... ile asli müdahil/davalı ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekili yönünden yapılan değerlendirmede, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece ve Dairece uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma ile ziraat bilirkişi raporu sonucunda dava konusu eski 629 parsel yeni 1 26... parsel ile eski 632 parsel yeni 1 26... parsel sayılı taşınmazlara ait fotoğraflar bütün halde değerlendirildiğinde taşınmazların tarla tarımına uygun bulunmadığı, taşınmazların uzun süredir kullanılmayıp, kendi haline terk edildiği ve üzerilerinin tamamen çalı ve ağaççıklarla kaplı bulunduğu anlaşılmakta olup, davada zilyetlikle iktisap koşullarının taraflar lehine gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı gözönünde bulundurularak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... vekili yönünden yapılan değerlendirmede, taraflar arasında dava konusu taşınmazların ...'dan kaldığına ilişkin bir ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davacılar vekilinin 29.09.2000 tarihinde yapılan keşifteki beyanlarına göre; muris ...'ın sağlığında dava konusu yeri ve diğer taşınmazları mirasçılar arasında paylaştırıp paylaştırmadığı ve dava konusu taşınmazlarda zilyetliğini ikinci eşi ...'ya devredip devretmediği konusunda olduğu, buna göre çeşitli tarihlerde yapılan keşiflerde beyanda bulunan mahalli bilirkişiler ..., ..., ..., ..., ..., mahalli bilirkişi ..., ... ile davacı tanığı ...'in beyanları ile bu beyanları destekleyen davalılar ... ve ...'in kabul beyanları, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 6 67... parsele ilişkin mahkeme kararlarıyla sabit olduğu üzere muris ...'ın sağlığında dava konusu taşınmaz ile diğer taşınmazlarından bazılarını mirasçılar arasında paylaştırdığı, dava konusu taşınmazın zilyetliğini ikinci eşi ...'a devrettiği, ...'ında taşınmazı çoçukları ... ile ...'e verdiği, davacı ve asli müdahil ... ile ...'in 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15/1.maddesi uyarınca dava konusu yere zilyet oldukları belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, birleşen davada davacı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin tüm, birleşen davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda; şahıslar adına yapılan 1981 tarihli tespitin 26.04.1984 tarihinde Teskere-i Samiye ve Havza-i Fahmiye içinde kaldığından ve kamu emlakı niteliğinde olduğundan bahisle tapulama harici bırakılmasına karar verilmiş, yapılan itirazlar neticesinde ise itirazların kabulü ile dava konusu taşınmazların şahıslar adına tespitine karar verilmiş olup, davacı Hazine tarafından komisyon kararına karşı dava açılmasının sebebi, 17.01.1326 (1910) tarihli ve 289 sayılı Tezkere-i Samiye ve 05.02.1958 tarihli ve 4/9925 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle kömür havzası olarak belirtilen ve sınırları genişletilerek .... Taş Kömürü Havzasının ..., ..., ... ve ... illerinin ileri kısımlarını da kapsamı içine alan bu taşınmazları “Kamu malı” sayması, ayrıca 10.10.1983 tarihli ve 96 Sayılı ... Kömürü Kuruluşu Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname ile kömür sahasının kamu malı haline getirilmiş olmasıdır. Her ne kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 718. maddesinde "Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar." şeklinde düzenleme yapılmış ise de, 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun)
2 ve 3. maddeleriyle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 4. maddesi hükmü gereğince, taşınmaz maliklerinin iktisap ettikleri taşınmazların altına malik olmaları mümkün bulunamamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince 605, 611, 612, 6 20... parsel sayılı taşınmazların, altında bulunan madenlerin Devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmesi suretiyle gerçek kişiler adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yönde şerh verilmeksizin tescil kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin tüm, birleşen davada davacı Hazine vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Birleşen davacı Hazine vekilinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1-a, 1-b, 1-c, 1-d, 1-f numaralı bentlerine, "... tapuya kayıt ve tesciline," ifadelerinden sonra gelmek üzere, "3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un 2/4. maddesi uyarınca, taşınmazın altındaki madenlerin Devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmesine" cümlelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!