Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, istinat duvarı çökmesi sonucu restoranın hasar görmesiyle özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası.
Özet: Bu dava, inşaat çalışmaları sırasında istinat duvarının çökmesi sonucu restoranının kullanılamaz hale gelip tüm eşyalarının zarar gördüğünü iddia eden davacının, uğradığı maddi zararların sigorta poliçesi kapsamında olduğunu belirterek şimdilik 100.000 TL maddi tazminat talebiyle açtığı bir davadır; davalı sigorta şirketi ise hasarın, yangın sigortası genel şartlarındaki yer kayması ve binanın mutad oturmasından kaynaklanan hasarları teminat dışı bırakan özel maddeler uyarınca poliçe kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; ... İnşaat şirketinin ... Üniversitesi ... Yerleşkesinin yan parselinde yürüttüğü inşaat çalışmasında yapmış olduğu istinat duvarının çökmesi sonucu 23.10.2022 tarihinde üniversitenin 3 katlı binasının çökmüş ve binada hasar meydana gelmiş olduğunu, binada kiracı olarak faaliyet gösteren müvekkili şirketin ... Burger .... Şubesinin de ağır hasarlı olarak kullanılamaz hale geldiğini, olay sonrası ilgili belediye tarafından binanın yıkılmasına karar verilmiş olduğunu, müvekkiline ait restoranın da fiilen yıkıldığını, hiçbir eşyanın, demirbaşların, masa sandalyelerin, makine, alet, gıda ve sair malzemelerin de yüksek risk sebebi ile kurtarılamadığını, söz konusu eşyaların bir kısmının Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı tespit raporu ile kayıt altına alındığını, ancak bu tespitin yetersiz olduğunu, tespit raporunda değerlemenin yıpranmış ve kalitesiz ürünler üzerinden yapıldığını, oysa konu olan malzemelerin bir kısmının kullanılmamış sıfır ürünler olduğunu, davalı tarafça dosya kapsamında müvekkiline olayın teminat dışı olduğu bilgisi verilmiş olduğunu, ayrıca davalı şirket tarafından ileri sürülen zaman aşımı itirazının haklarını sürüncemede bırakmaya yönelik kötü niyetli bir beyan olduğunu, davalının olayın teminat dışı olduğu yönündeki itirazının da kötü niyetli olduğunu, yaşanan olayın teminat kapsamında olduğunun açık ve net olduğunu, müvekkilinin işyerinin bitişiğinde yer alan inşaat alanında yaşanan istinat duvarının çökmesi ve buna bağlı olarak gelişen toprakçökmesi, yer kayması olayının poliçe kapsamında olup bunu teminat dışı bırakacak hiçbirmaddenin poliçede yer almamakta olduğunu, yaşanan olayın sigorta kapsamına alınırken doğal veya beşeri sebepler şeklinde herhangi bir ayrımın da yapılmadığını, böyle bir teminat dışında kalma durumunun poliçede yer almamakta olduğunu, davalı tarafın poliçede hiçbir şekilde yer almayan hususları da poliçede yer alıyor gibi göstererek müvekkilinin iradesini sakatlamaya çalıştığını belirtmişler ve de sonuç ve talep olarak da açıklanan sebepler ile müvekkili şirketin uğradığı poliçe kapsamındaki tüm maddi zararları, yoksun kalınan kârı nedeniyle şimdilik 100.000 TL maddi tazminatın 23.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle;müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak tanzim edilen poliçe özel şartları, ilgili genel şartlar ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca mümkün olabileceğini, mahkeme nezdinde görülen işbu dava konusu hasarın müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe kapsamında yer almamakla birlikte müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesinin Yangın Sigortası Genel Şartları mucibince akdedilmiş olmakla birlikte Yer Kayması başlıklı madde ile birlikte “Yer kayması riskinden bağımsız olarak, binanın mutad olarak oturmasından ileri gelen hasarlar.” ın teminat kapsamı haricinde bırakılmış olduğunu, yapılan tespitlerde riziko adresi çevresinde başkaca herhangi bir yer kayması ibaresine de rastlanmadığını, belirtilen sebepler ile meydana gelen hasarın Yangın Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat kapsamına dahil olmadığından müvekkili şirketin anılan dava konusu hasar bakımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi ile birlikte yer kayması standart teminat dahil edilirken ilgili teminatların Yangın Sigortası Genel Şartları uyarınca sağlanacağının açıkça belirtilmiş olduğunu, bu kapsamda dava konusu hasarın teminat kapsamı haricinde olması sebebi ile iş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça hasara ilişkin başvurudan feragat edilmiş olup hasara ilişkin araştırma yapılmasına imkan tanınmadığını, davacı tarafça sunulan belgeler ile söz konusu hasarın ne şekilde meydana geldiğinin belli olmadığını, hasarın vakti, oluş şekli ve illiyet bağı belirlenmeksizin konu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasının imkansız olduğunu, dava konusu hasarın müvekkili şirket açısından teminat kapsamına girip girmediğinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Yangın Sigortası Genel Şartları ile Poliçe Özel Şart/Klozları doğrultusunda tespiti açısından sigorta hukuku bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini, yine söz konusu hasarın doğrudan müvekkili şirket nezdinde tanzim olunan poliçe teminat kapsamı içerisinde yer alıp almadığına ilişkin rapor tanzim edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirtmişler ve de netice ve talep olarak da açıklanan sebepler ile mahkemece işin esasına girilmesi halinde, konu hasarın teminat dışı kaldığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:6100 sayılı HMK'nın 166/1 inci maddesi" aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar."şeklindedir.Yine aynı maddenin dördüncü fıkrasında "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklinde olup buna göre huzurdaki dava ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki dava aynı sebeplerden doğduğu anlaşıldığından her iki dosyanın birleştirilerek görülmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememizdeki dava ile aynı ve birbirine benzer sebepten doğan, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın daha önce açılmış olması sebebiyle aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan mahkememiz dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının HMK'nun 166. md gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE,Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,Yargılamanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,Dair, asıl karar ile birlikte istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda karar verildi. █████/2025Katip ..e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır