Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında objektif değer artışı, üretim giderleri, arazi vasfı ile faiz uygulamasına ilişkin uyuşmazlıkların Yargıtay tarafından değerlendirilmesi.
Özet: Davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin, taşınmazların sulu arazi olarak kabulüyle, tarım müdürlüklerinden alınan resmi veriler ışığında güncel verim ve giderler üzerinden bedel tespiti, %100 objektif değer artışı uygulanması ve Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesiyle bilirkişi ek raporuna göre yeni kamulaştırma bedellerinin belirlenerek davanın kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına yönelik kararıdır.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ve davalı ... tarafından kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalı ... tarafından kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., /... Mahallesi 1 58... (ifrazen 1 58... parsel) ve 1 58... (ifrazen 1 58... ) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten cevap dilekçesinde özetle; tespit edilecek kamulaştırma bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... tarafından kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin makul ve hakkaniyetli olmadığını, objektif değer artışı ve kapitilizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, 2017 yılına ilişkin örnek dosyanın dosyaya getirtilmediğini, münavebeye de itiraz ettiklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten istinaf dilekçelerinde özetle; taşınmazların arsa vasfında olduğunu, 2022 yılı verilerinin esas alınması gerektiğini, münavebeye itiraz ettiklerini, masrafların brüt gelirin 1/3'ünden fazla alındığını, arta kalan kısımlarda değer azalışı oluştuğunu, objektif değer artışı oranın düşük belirlendiğini, çok düşük bedele hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların sulu arazi olarak kabulüyle net gelirine göre değerlerinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dosya içerisine celp edilen ... İlçe ve ... İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinden gönderilen resmî veriler dikkate alındığında domatesin dekara veriminin 3.500 kg, biberin dekara veriminin 1000 kg ve fiyat ile üretim giderlerinin İlçe Tarım ve Orman verilerine göre almak suretiyle %100 oranında objektif değer artışı da uygulanarak metrekare birim bedelinin yeniden tespiti hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, alınan ek raporda Dairelerince belirtilen resmi veriler ışığında taşınmazların metrekare birim bedelinin 271,56 TL, %100 objektif değer artışıyla birlikte 543,12 TL/m² birim bedel olduğu, dava konusu ... Mahallesi 1 58... parselin ifrazı sonucunda oluşan kamulaştırmaya konu 1 58... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 427.207,33 TL, 1 58... parselin ifrazı ile oluşan 1 58... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 639.876,83 TL olduğunun bildirildiği görülmüş, alınan ek raporun hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle bu bedel üzerinden hüküm kurulduğu ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████-███████ sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü anakanuna aykırı görülerek iptaline karar verildiği, kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulaması kabul edilmesi gerektiğinden istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... tarafından kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 543,12 TL/m² birim bedelinin fahiş olduğunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi, Bölge Adliye Mahkemesince ek rapor alınarak objektif değer artış oranının ilavesi ile bulunan m² birim bedeli üzerinden kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Faiz hususu kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde, faize yönelik istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta düzeltme yapılması doğru olmadığı gibi, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekmekte ise de davacı idare vekilinin faize ilişkin temyiz itirazı bulunmadığı anlaşılmakla bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekili ve davalı ... tarafından kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılardan fazla alınan aşağıda yazılı temyiz ve temyize başvurma harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve ███████-44 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda kanaatimce;
Her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas - ███████ Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmesi ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi (aynen temyiz incelememize konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14 üncü Hukuk Dairesinin; “dava tarihinden ilk derece mahkemesinin ve Dairelerinin karar tarihlerine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesine ilişkin” kararında olduğu gibi)” gerekmekte ise de;
Davalı tarafın, “dava tarihinden itibaren” “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin” Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de söz konusu olmadığından, Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen, sonucu ve diğer yönleri itibarıyla katıldığım, “Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün 3 No’lu bendinde yazılı olan gerekçelere (hususen de bu bentte yazılı olan; “davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği” eleştirel gerekçesine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 14.10.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!